olduğunu, bu nedenlerle alıcı, davacı tarafından TBK M. 227'de yer alan seçimlik haklardan malın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi eğer mümkün değilse sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığı bildirildiğini, somut olayda davacı ----- davalı tarafların tacir olduğunu, dava konusu işin de bir ticari iş olduğunu, bu nedenlerle TTK ve TBK'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağını, TKHK uygulanmayacağını, davacı tarafın dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu iddia ettiğini ancak aracın gizli ayıplı olduğu iddialarını destekleyecek herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, bu iddiaların tamamen varsayım olduğunu, dava konusu aracın ayıplı olduğu kabul edilse dahi, davacının-------- alan muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle, satılanı ayıplı olarak kabul ettiğine ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından T.B.K....
Her ne kadar aşağıda Sayın Mahkeme'ye arz edildiği üzere araçta gizli veya açık ayıp bulunmamakla birlikte, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Sayın Mahkeme'nin dava konusu aracın ayıplı olduğuna kanaat getirmesi halinde ise; davacı tacir olup, Türk Ticaret Kanunu (‘’TTK’’) hükümlerine tabidir. TTK’nın ‘’Ticari satış ve mal değişimi’’ başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde:‘’Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.’’ hükmü yer almaktadır. Hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, Kanun Koyucu ticari hayatın pratikliğini gözeterek tacirlere ayıp ihbarı için kısa süreler tanımıştır....
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava, eser sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak açılan, ayıbın giderilmesi bedelinin tahsili talepli maddi tazminat davasıdır....
Buna göre alıcı sözleşmeden dönebileceği gibi semenin indirilmesini ya da malın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini de isteyebilir. Tüketicinin korunmasına ilişkin düzenlemelerde alıcının malın onarılmasını isteme hakkına sahip olduğu da benimsenmiştir. Alıcının seçimlik haklarının düzenlendiği 227. maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir....
, alıcının tarafından da muayene ve ihbar yükümlülüklerine riayet edilmesi gerektiği, Ticaret Kanununa göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde, açıkça belli değilse sekiz gün içinde incelenmesi ve satıcıya ihbar etmesi gerektiği, Ticaret Kanunumuzun getirdiği bu hüküm aslında açık ayıplar için olduğu, sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar için ise yine Borçlar Kanunumuzun 223....
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olup olmadığı ve buradan varılacak sonuca göre ayıplı olduğunun belirlenmesi halinde misli ile değişimine karar verilip verilemeyeceği hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ayıplı mal iddiasıyla malın misliyle değiştirilmesi olmadığı takdirde karar tarihindeki serbest piyasa rayiç değerinin tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır....
Mah .2021/ 126 D.İş dosyasında tespitinin yapıldığını, davacı 2018 yılında sıfır (0) kilometre olarak yetkili satıcıdan alınan bakımları yetkili servisçe yapılan dava konusu aracın yapılan bilirkişi incelenmesinde de açıkça “Fabrikasyon Hatalı” olduğu ibreleriyle belirtmek suretiyle aracın gizli ayıplı olduğu tespit edilmiş olup, Dava konusu ayıplı otomobilin ayıpsız olanı ile değiştirilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI ......
Hukuk Dairesince 30.03.2016 tarihli ve 2014/24375 E., 2016/5750 K. sayılı kararı ile; “…Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; müvekkili aleyhine başlatılan ilama dayalı takibe konu ayıpsız misliyle değişimi istenen Cıtroen marka Nemo Combi SX 1.4 HDI 4P tip 2007 model aracın değerinin İcra Müdürlüğü'nce Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'ndan sorulduğunu, verilen yazı cevabının subjektif ifadelere dayalı olup değerin hangi tarih esas alınarak belirlendiğinin açık olmadığını, yapılan değer tespitinin rayicin çok üzerinde olduğunu ileri sürerek takip konusu aracın değerinin Mahkemece belirlenmesini talep etmiştir. Mahkemece, şikâyetin kabulü ile 22.07.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre davaya konu aracın 12.12.2011 tarihi itibariyle değerinin 30.811,00TL olarak tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekilince temyiz edilmiştir....
Açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını koruma için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında mal tesliminden dolayı malın ayıplı olduğu iddia edilerek nakte çevrilen teminat mektup bedellerinin iadesi, karşı davada sözleşmeden dönülerek bedel iadesi olmadığı takdirde misliyle değişimi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Taraflar arasında imzalanan 21.05.2008 tarihli sözleşme hükümleri. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 26 ncı maddesi (818 sayılı Borçlar Kanununun 19 uncu maddesi.) "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." şeklindedir. 3. TBK'nın 112 nci maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanununun 96 ncı maddesi.) "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür." şeklindedir. 3....


