Diğer taraftan, 382. maddenin 2-ç/1 fıkrasında "Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması" çekişmesiz yargı işi olarak sayılmış olup, niteliği itibariyle tapu kayıt maliki ile davacının ya da murisinin aynı kişi olduğunun tespiti işleri de bu tanıma uymaktadır. Hal böyle olunca, davada ileri sürülen isteğin HMK'nın 382. maddesi kapsamında çekişmesiz yargı işlerinden bulunduğu ve aynı Kanunun 383. maddesi uyarınca uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi yerine, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
nın aynı kişi olduklarının tespitini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili dava takipcisi ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davada, Mardin İli Ömerli İlçesi ...', 27 Hanede kayıtlı Halil ve Hadice oğlu 01.01.1961 doğumlu ... ile Lübnan-Beyrut'ta nüfusa kayıtlı Halil ve Hadice oğlu 01.01.1960 doğumlu ...'nın aynı kişi olduğunun tespiti istenilmiştir. Dosyada toplanan bilgi ve belgeler, özellikle aile nüfus kayıt tabloları, Lübnan Cumhuriyeti Nüfus İşleri Genel Müdürlüğünden gelen belgeler ve bu belgelerdeki fotoğraf ile davacının Beyrut Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesinden verdiği özel vekaletnamedeki fotoğraf, tanıkların yeminli anlatımları, kolluk araştırması birlikte incelenip değerlendirildiğinde ... ile ...'...
ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydında yazılı malik ile davacının aynı kişi olduğunun tespiti ve tapu kaydının düzeltilmesi isteğine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Ne var ki, davacı ... 426 parsel sayılı taşınmazın adına kayıtlı olduğunu, fakat doğum tarihinin yanlış yazılmasının mağduriyetine yol açtığını ileri sürerek eldeki davayı kendi mülkiyet hakkına dayanarak açtığı halde hüküm fıkrasında, tapu kaydındaki ... ile davacının miras bırakanı ...'nın aynı kişi olduğunun tespitine denmiş ise de, anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından, hükmün, 1. fıkrasındaki, “... taşınmazın tapu kaydında “... oğlu ( 1968 d.lu ) ...” ile davacının murisi olan “7.8.1946 D.lu ... oğlu ...”'...
Taraflar arasında görülen tapu kayıt malikinin tespiti davası sonunda, yerel mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karar davalı .... Genel Müdürlüğü Vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kayıt maliki ile davacının aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı,....a 11 parsel sayılı taşınmazın malik ....ile murisleri ..... oğlu ... aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı Vekili, tapu kayıt maliki ....’un nüfus bilgilerine ulaşılamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; dava konusunun çekişmesiz yargı işi, görevli mahkemenin de Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ACIPAYAM ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2013 NUMARASI : 2013/34-2013/476 Taraflar arasında görülen tespit davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, taşınmazda malik görünen kişi ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkin olup; 6100 sayılı HMK(Hukuk Muhakemeleri Kanunun)'nun yürürlüğü zamanında açılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden; davada, çekişme konusu 2171, 2178 ve 4844 parsel sayılı taşınmazlarda malik görünen Mehmet kızı F.. M.. ile davacıların mirasbırakanı Mehmet kızı F.. M..'in aynı kişi olduğunun tespitinin istendiği anlaşılmaktadır....
-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; davacının murisi Mehmet oğlu Hasan Sönmez’in tapu kayıt maliki Mehmet oğlu Hasan Dinç ile aynı kişi olduğunun tespiti doğru olduğuna göre, davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 20.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
DAVA TÜRÜ : Aynı Kişi Olduğunun Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R AR Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin babaannesi ...'ın, eşi ...'ın vefatı üzerine ...ile evlendiğini, ...'ın kayıtlarda karışıklık sonucu ayrı kişilermiş gibi nüfusa kayıtlarının yapıldığını, müvekkilinin bu nedenle mağdur olduğunu ileri sürerek, "..." ile "..."in aynı kişi olduğunun tespitini istemiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava; nüfusta iki farklı kayıttaki kişilerin aynı kişi olduğunun tespitine ilişkin olup, sonuç itibari ile nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır....
-KARAR- Dava, tapu maliki ile davacının aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalı idare tarafından tespit işleminin yapıldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmuş,hükmü davalı vekili bu tür davalarda yasal hasım olmaları nedeniyle aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle temyize getirmiştir....
ın aynı kişi olduğunun tespiti, ...'ın ölüm kaydının düşülüp, veraset ilamı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aynı kişi olduklarının ve ...'ın ölüm tarihinin 24.03.2008 olduğunun tespitine, verasetle ilgili davada mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesinde, nüfus kaydında davacının babası olarak görünen ... ile davalılar ..., ... ve ... murisi olarak görünen ...'ın aynı kişi olduklarını, gerçek kaydın ... kaydı olduğunu bildirerek ... kaydının iptalini, ... olarak tashihini ve ölüm kaydının işlenmesini, ...'ın mirasçısı olarak davacı ile nüfus müdürlüğü dışındaki davalıları bıraktığından buna göre veraset ilamı verilmesini istemiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan 2013/421 Esas sayılı veraset ilamındaki ...ın aynı kişi olduğunun tespitini istemiştir.Davalı, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, görevsizliğe ilişkin verilen 09.01.2015 tarihli karar Yargıtay 20. Hukuk Daresince; "... 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra 28.03.2013 tarihinde açılan dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olmayıp, tapuda kayıt maliki olarak görünen " ... kızı ..." ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/ 421 Esas ve 422 Karar sayılı veraset ilamındaki mirasbırakan " ... kızı ...'ın" aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir....


