WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, "...vatandaşlık kimlik numarası, doğum tarihi ve anne adı tapu sicilinde bulunması zorunlu unsurlardan olmadığından bu hususların düzeltilmesi dava yoluyla istenemese de çoğun içerisinde az da vardır kuralı gereğince davanın tespit davası yani tapu maliki ile davacıların mirasbırakanının aynı kişi olduğunun tespiti davası olarak değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddianın ispatlandığı gerekçesiyle tapu kayıt maliki ile davacıların mirasbırakanının aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir....

ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava,tapu kaydında malik gözüken kişi ile murisin aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkindir. Davacılar, 20 parsel sayılı taşınmazın maliki "... oğlu..."; 37 (ifraz ile 3854 ve 3855) ve 159 parsel sayılı taşınmazların maliki "... Faris oğlu..." ile mirasbırakanları " ... oğlu ..."' in aynı kişi olduğunun tespitini istemişlerdir. Davalı,davanın reddini savunmuştur....

'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydında malik gözüken kişi ile aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkindir. Davacı, 11 ada 36 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, ancak mahallede aynı isim ve soyismi taşıyan kişiler bulunması nedeniyle taşınmazın satışında engel çıktığını ileri sürerek taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece, hükme yeterli araştırma ve inceleme yapılarak, dava konusu 11ada 36 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin davacı H... ve H.. oğlu, 1948 doğumlu M.. A..'ya ait olduğunun tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine....

'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kayıt maliki ile davacı murisinin aynı kişi olduğunun tespiti ile soyadının eklenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davacının dava açmadan önce kayıt düzeltmeleri için öncelikle ilgili Tapu Mürürlüğüne başvurması Tapu Sicil Tüzüğünün 75.maddesinin son fıkrasına göre zorunlu olduğu davacının da bu başvuruyu yapmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, dava konusu 4 pafta 61 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında malik gözüken “....... ''nin ...........'ın eşi olan kök muris ....... ile aynı kişi olduğunun tespitine ve ......... soyadının eklenmesine karar verilmesini istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen tespit davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydında malik olarak görünen kişi ile davacının aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkindir. Davacı, kayden maliki olduğu 247 ada 37 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak, tapuya bir işlem için başvuru yapması üzerine kimlik bilgilerinin yetersiz olduğu gerekçesi ile işleminin yapılamadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur....

nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kayıt maliki ile davacının aynı kişi olduğunun tespitine ilişkindir. Davacı, ... İli ... İlçesi ... Köyü 371 parsel sayılı taşınmazın ... Sulh Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 28/09/1996 tarih 1996/114E-106K sayılı ilamı ile adına tescil edildiğini, ancak söz konusu mahkeme kararında kimlik bilgisinin yetersiz olmasından dolayı tapuda işlem yapılmadığını ileri sürerek, mahkeme kararında adı geçen kişi ile tapu kayıt malikinin aynı kişiler olduğunun tespitini istemiştir. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kayyımlık (Kayyım atanan kişi ile davacı murisinin aynı kişi olduğunun tespiti) Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne dair (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına karşı direnilmesine Mahkemece karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/79 Esas, 2010/784 Karar sayılı ilamı ile muris... malik olduğu taşınmazlardaki payına kayyım atandığını, iş bu kayyımlık kararının kaldırılması ile kendisine kayyım atanan ... oğlu ...ile İsmail ve ... oğlu... doğumlu Osman'ın aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur....

Bu itibarla, çekişmesiz yargı işi olan tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ve tapu kayıt maliki ile aynı kişi olduğunun tespiti taleplerine Sulh Hukuk Mahkemelerince bakılması gerekir. Hâl böyle olunca, davada ileri sürülen isteğin HMK'nın 382. maddesi kapsamında çekişmesiz yargı işlerinden bulunduğu ve aynı Kanunun 383. maddesi uyarınca uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği dikkate alınarak işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Davacılar vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenle yerindedir. Kabulü ile, hükmün (HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen, tarafları, tarih ve numarası yukarıda yazılı hükmün incelenmesi sırasında Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 26.6.2007 gün, 8552-8290 sayılı, 8.Hukuk Dairesinin 4.6.2007 gün 3418-3474 sayılı 4.Hukuk Dairesinin 11.7.2007 gün 8581-9406 sayılı 3.Hukuk Dairesinin 5.11.2007 gün 13898-16131 sayılı kararlarıyla meydana gelen görev uyuşmazlığının giderilmesi istenilmekle, 2797 sayılı Yasa uyarınca toplanan Başkanlar Kurulu’nca dairelerin görevsizlik kararlarıyla dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: Dava, Türk Kanunu Medinisinin yürürlüğe girmesinden önce ölmüş olan davacıların murusi ile tapu sicil kayıtlarında ismi geçen kişinin aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, hüküm sulh hukuk mahkemesince verilmiştir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle hükmün temyiz inceleme görevi 3.Hukuk Dairesine aittir....

ın paydaşı olduğu 237, 247 ve 193 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında "..." olan soyadının yer almadığını, ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazlara kayyım tayin edildiğini ileri sürerek, tapu kayıt maliki ile miras bırakanın aynı kişi olduğunun tespiti ile kaydın düzeltilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j....

UYAP Entegrasyonu