WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Raporun yapılan incelemesinde; Dava konusu aboneliğe konu iş yerinde 09/01/2013 dönemi ile 09/10/2013 dönemleri arasında 3.291,50 TL atık su bedelinin olduğu, bu bedele takip tarihine kadar 1.140,93 TL gecikme bedeli ve %18 oranında gecikme bedeli KDV'si olan 205,36 TL olmak üzere toplam 4.637,79 TL atık su borcu bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Davalı şirketin ... no:... ... ... adresinde ... nolu kuyu atık su aboneliğinin bulunduğu, bu abonelik uyarınca 2013 yılı 1 ila 10. Aylarına ait kuyu atık su bedelinin davacı tarafça tahakkuk ettirildiği, tahakkuk eden bu bedelin davalı tarafça ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça her ne kadar söz konusu adreste bulunulmadığı, ......

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, şebeke suyu aboneliği bulunduğunu ancak atık su aboneliği olmadan kuyu suyunu kaçak olarak kullandığının tespit edildiğini, aleyhine 29.06.2012 tarihli, 2012/3173 numaralı kaçak atık su uzaklaştırma tutanağı tanzim edildiğini, atık su bedelinin mevzuata uygun olarak tahakkuk ettirildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Birleşen itirazın iptali davasında davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalının abone olmaksızın kuyu suyu kullandığının tespit edildiğini, davalı aleyhine toplam 23.989,35 TL borç tahakkuk ettirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, itirazla takibin durduğunu belirterek; itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir....

Uyuşmazlık, kaçak atık su bedeline vaki takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında 17.02.2006 tarihli su aboneliği sözleşmesinin bulunduğu,davacı kurum görevlileri tarafından tanzim edilen 18.09.2013 tarihli kaçak atık su tutanağına göre ise davalının sayaç yerine boru takarak atık su kullandığının tespit edildiği belirtilerek bu tutanağa istinaden toplam 4.832,23 TL'lik tahakkuk yapıldığı,borcun ödenmemesi nedeniyle de davalı hakkında ... 32.İcra Müdürlüğü'nün 2013/17593 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı sabittir....

Somut olaya gelince; mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davalı tarafın, atık suların uzaklaştırılması konusunda davacı tarafından verilen hizmetlerden yararlanması nedeniyle belirlenen atık su bedelinden sorumlu olduğu bildirilmiş, dava konusu atık su tahakkuklarına ilişkin olarak takibe konu her bir dönem için ayrı ayrı atık su bedeli hesabı yapmamış; davacı kurum tarafından tahakkuk ettirilen abone bilgileri borç listesini aynen tekrarlamış; ek raporda ise, tahakkuklara ilişkin olarak sondajlama usulü inceleme yaptığını açıklamış, mahkemece bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Mahkemece mahallinde keşif yapılarak davalı tarafın defter ve belgeleri de incelenerek işyerinin büyüklüğü, çalışan personel sayısı, işyerinin müşteri kapasitesi belirlenip, davalının tüketilebileceği su ve atık su miktarının tespit edilerek, dava konusu atık su bedellerinin bilirkişi tarafından ayrıca denetime elverişli bir şekilde hesaplaması gerektiği kuşkusuzdur....

Mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne, itirazın iptali ile asıl alacak üzerinden inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı davalının artezyen suyu kullandığını 1.4.2000 ile 2.8.2007 tarihleri arasındaki atık su bedellerini ödemediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Dosya 2009/6236-2010/440 içerisinde davalı apartman yönetiminin 24 hane için 19.4.1996 tarihli götürü usuldeabonelik sözleşmesinin bulunduğu görülmektedir. Davalının 23.483, 68 YTL atık su borcu olduğu bildirilmekte ise de, davalı tarafça itiraz edilmesine rağmen bunun ne şekilde hesaplandığı konusunda bilirkişi tarafından raporda bir açıklamada bulunulmamıştır. Kuyu suyu kullanıldığına ilişkin dosya içerisinde herhangibir belge bulunmamaktadır. Diğer yandan, apartmanda ferdi aboneliğin olduğu, atık su bedelinin mükerrer tahsil edilmeye çalışıldığı ileri sürülmüş ise de bu konuda da bir araştırma yapılmamıştır....

Somut uyuşmazlık, davacı iş hanının abone olmadan önce kullandığı atık su bedelinin hangi yöntemle hesaplanacağı noktasında toplanmaktadır. Dosyadaki hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde,en sağlıklı ücret belirleme yönteminin kaydı yapılan dönemlerdeki tüketimin baz alınarak önceki dönemlerin hesabının yapılması olduğu, iş hanı olduğu gözetilerek dini ve resmi bayramların kullanım dışında tutulması gerektiği belirtilerek yapılan hesaplama sonucu tüketim bedelinin 45.842,96 TL olduğu görülmüştür. ... Tarifeler Yönetmeliği'nin atık su tarifelerine yönelik hükümlere bakıldığında, Yönetmeliğin 12.maddesinin d bendinde “Şebeke dışı kaynaklardan su kullandığı tespit edilen gerçek ve tüzel kişilerin şebeke dışı kaynaklardan su kullanımının tespit edildiği tarihten itibaren resen atık su aboneliği tesis edilir....

Davalı idareleri tarafından davalı adına 02/11/2011 düzenleme tarihli 196.181,28 TL'lik atık su bedeli tahakkuk ettirildiğini, 10/10/2010 tarihine kadar geçerli döneme ait faturanın 21/11/2011 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini ancak davalı kurum tarafından atık su sarfiyat bedelinin ödenmediğini savunarak; asıl davanın reddini istemiş, birleşen dava da ise; şimdilik 30.000 TL atık su bedeli alacağının borcun tebliğ tarihi olan 21/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı Kanun ile belirlenecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir....

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; davalıya ait şebekeden su kullanmayan, kuyu suyu kullanıp çıkan atık suyu davalının bakım ve gözetiminde olan kanalizasyon tesislerine deşarj eden davacının, ürettiği atık su bedelinden cezalı olarak sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar tahakkuka esas miktar belirlenirken "kaçak su kullanımını" düzenleyen Yönetmeliğin 38 inci maddesine göre daha önceki şebeke suyu sarfiyatı esas alınmış ise de, atık su bedelinin belirlenmesine yönelik 11 inci maddede de daha önceki şebeke suyu sarfiyatı esas alınabileceği anlaşılmakla, davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. ... Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği'nin 38 inci maddesinin on üçüncü fıkrasında; abone olmaksızın atık suyunu kanalizasyon şebekesine verenlerden atık su miktarı tarifesi üzerinden 3 katı olarak tahakkuk ve tahsil edileceği belirtilmiştir. 3....

-lira yazılan) atık su bedeli istenilmesine ilişkin işlemin dayanağı atık su tarifesinin iptali istemiyle açılan davada; su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan büyükşehir belediyeleri bakımından atık su bedelinin tahsiline ilişkin davaların görüm ve çözümünde adli yargı yeri, ilgili su ve atık su satış tarifelerinin yargısal denetimin ise idare mahkemeleri tarafından yapılacağından davanın atık su bedeline ilişkin bölümünün görev yönünden reddine, tarifeye ilişkin bölümü açısından otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açmakta serbest olmak üzere dilekçenin reddine karar veren ...İdare Mahkemesinin … gün ve E: …, K:… sayılı kararının, hukuka aykırı olduğu öne sürülerek ; 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : Kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü gerekeceği düşünülmektedir....

Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye ../... -3- meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atık su toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atık su ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz.” denilmektedir. Yukarıdaki mevzuat hükümleri karşısında kendine ait kuyudan su kullanan ve atık suyunu kendi imkanları ile dereye boşaltan davacının atık su bedelinden sorumlu olacağı kuşkusuzdur. O halde mahkemece, konusunda uzman bilirkişilerden atık su bedelinin hesaplanması için taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu