M..nce yayımlanan ve tutanak tarihinde yürürlükte bulunan “Tarifeler Yönetmeliği”nin 34.maddesinde, her su abonesinin tükettiği kadar suyu kirleteceğinden bunların uzaklaştırılması için atıksu bedeli ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda; toplanan delillerden, davalının, işyerinde kartlı sayaç sökülerek ayrı hat çekilmek suretiyle kaçak su kullandığı tespit edilmiş; mahkemece, işyerinin bulunduğu yerde keşif yapılarak işyeri incelenmiş, kullanılan su ve atık su bedelinin hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, işyerinde ASKİ kanalizasyon sisteminin mevcut olduğu belirtilmiş olmasına rağmen; kaçak su tüketim hesabı yapılırken, atık su tutarının hesaplamaya dahil edilmediği, mahkemece de alınan bu bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya içindeki bilgi ve belgelere ve yayınlanan yönetmeliğe aykırı olarak düzenlenmiş bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez....
Hukuk Dairesi'nin 30.05.2012 tarih, 2011/18241 E-2012/13942 sayılı kararı ile; “...Davacı, davalının kuyu suyu atık su abonesi olarak atık su bedelini ödemediğini ileri sürerek, icra takibine yapılan vaki itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı ise, site içerisinde bulunan artezyen kuyusundaki suyu içme suyu olarak kullanmadıklarını, bahçe sulamasında kullandıklarını ve bu suyunda kanalizasyona verilmediğini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Uyuşmazlık, atık su bedelinin tahsiline ilişkindir.Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 7.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 7.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davalı şirketin işletme amaçlı olarak kurulan davacı kooperatifin ortağı olduğu, davalı şirketin 2008 yılı Haziran ayına kadar işletmekte olduğu fabrikasının atık sularını 2006 yılında kurularak faaliyete geçen davacı kooperatifin tesislerine bırakarak kooperatif işletmesinden faydalandığı, davalının, davacı kooperatifin atık su arıtma tesisini kullanması nedeniyle kooperatif genel kurulunca belirlenen günlük ... cent üzerinden taahhüt ettiği günlük debi miktarınca sorumluluğu bulunduğu, davalı firmanın taahhüt ettiği günlük debi miktarı ....808,90 m³/gün olduğu halde davacı kooperatif tarafından davalı firma lehine olacak şekilde günlük ....261,48 m³/gün üzerinden hesaplama yapıldığı ve buna göre de dava konusu edilen ... adet fatura nedeniyle davalının toplam ....398,75 TL miktarındaki atık su arıtma bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen Karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin ....09.2012 tarih 2012/3864 Esas ve 2012/5059 karar...
Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre; kendi taşınmazındaki kuyudan su çıkararak su kullanan kişi ve kuruluşlardan su bedeli alınamaz, ancak kendi taşınmazından çıkarılan su; lavabo, wc, mutfak, araç yıkama vs. yerlerde kullanılarak atık su (kirli su) üretilmesi ve üretilen bu atık suyunda Belediyelerin bakım ve gözetiminde olan kanalizasyon tesislerine verilmesi hâlinde atıksu bedeli alınabileceği, bundan başka; şebeke suyunun; bağ, bahçe, çim ve ağaç sulanmasında kullanılması hâlinde atık su bedeli alınamayacağı, keza; kuyu suyununda; bağ, bahçe, çim ve ağaç sulamasında kullanılmasında su ve atık su bedeli alınamayacağı yönündedir....
Aldırılan bilirkişi raporu ve ... cevabi yazısı nazara alındığında davacı yanca tevdii mahaline yapılan ödemelerin atık su bedelini içermediği, ödeme iddiasının davalı yanca ispatlanamadığı, bilirkişi raporu uyarınca faturalardaki atık su bedelinin tarife ile uyumlu olarak hesap edildiği, amme alacakları yasası 51. Madde kapsamında hesaplanan temerrüt faizinin ise takip talebinde istenilen tutarın üzerinde olduğu görülmekle, davanın tümden kabulüne ve alacak likit olup, İİK 67 koşullarını taşıdığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüyle, davalının Antalya ... İcra Müdürlüğüne ......
Davalı, farklı adreslerde bulunan akaryakıt istasyonlarında akaryakıt bayiliği ve oto yıkama hizmeti verdiklerini,bu istasyonlarda oto yıkama servisinde kullanılan suyun şebeke suyu olmayıp bu hizmet için kuyu suyu kullandıklarını,davaya konu edilen adresteki akaryakıt istasyonunda atık su aboneliği ve kuyu olmasına rağmen kuyunun körelip yosun tutması nedeniyle bu kuyudan su sağlayamadıklarını,diğer iki farklı adresteki akaryakıt istasyonlarının da yüksek rakımlı mahallerde bulunmaları nedeniyle bu istasyonlarda da kuyu bulunmadığını,dava konusu adresteki akaryakıt istasyonu ile diğer iki farklı adresteki akaryakıt istasyonlarının kuyu suyu vb. su tedariki mümkün olmadığından buradaki su ihtiyaçlarının Keçiören'de bulunan yine şirketlerine ait diğer bir akaryakıt istasyonunun kuyusundan çıkan su ile sağlandığını, bu adresten davaya konu adresteki akaryakıt istasyonuna ve diğer adreslere taşınan suyun bedelinin ... bulunan istasyonun atık su aboneliğinden ödendiğini savunarak, davanın reddi...
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; evsel katı atık bedelinin tahakkuk ve tahsil yetkisinin büyükşehir belediyesinde olduğu, büyükşehir belediyesinin mevzuat uyarınca hakkaniyet ölçüsünde bir tarife belirlendikten sonra ücretin su faturalarına yansıtılması gerektiği, ancak henüz tarife belirlenmediği ve henüz su faturalarına yansıtılma aşamasına dahi geçilemediğinden davacı idarenin talebinin yerine getirilmesinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabul edilerek davanın reddine karar verildiği gözetildiğinde, ortada 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca uygulanması gereken Mahkeme kararı bulunmadığından, davacı idarenin katı atık bedellerinin tahakkuk ve tahsilinin yapılarak bedelin kendilerine gönderilmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna...
Tarifede görüleceği gibi ...- lira su ücreti o bölgedeki sanayi ve meskenler için uygulanan tutardan yüksek olmadığı, ayrıca 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 44. maddesinde açıklanan hüküm karşısında, su bedelinin aşılmaması halinde atıksu (çevre temizlik vergisi) bedeli istenilmesine ilişkin tarife kararında yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gibi, Turizmi Teşvik Kanununun 16. maddesinin atık su ile ilgisi bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesinin adı geçen tarifeyi onaması gerekirken atıksu ücret tarifesini iptal etmesinde isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir....
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili idare ekiplerince 01.08.2008 tarihli tutulan kaçak su tutanağı ile, davalı-borçlunun.../... adresinde kaçak su kullandığının tespit edildiğini; davalı- borçlunun hesaplanan kaçak su borcunu süresinde ödememesi nedeniyle, aleyhine ilamsız takip başlattıklarını, davalının borca haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu iş yerinde atıksu kullanılmadığını, yönetmelik hükümleri gereğince davalı işyerinin ayrı bir atık su aboneliği yaptırma zorunluluğunun olmadığını; kullanıldığı kabul edilse bile, atık su bedelinin de ... Tarifeler Yönetmeliğinin 34.maddesi uyarınca hesaplanması gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir....


