Belediye Başkanlığına ... kayıt numarasıyla başvuru yapıldığını, anılan fatura bedelinin ihtirazi kayıt ile ödendiğini, davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından gönderilmiş olan cevapta davalı idare Atık Su Alt Yapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tariflerinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik çevresinde söz konusu katı atık bedeli hesabının ... Belediyesi tarafından hesaplanarak kendilerine bildirildiğini, söz konusu bildirilen bedellerin su faturalarına yansıtıldığını, bu nedenle itirazların hesabı yapan ... Belediyesine yöneltilmesi gerektiğini ileri sürüp itiraz ettiğini, söz konusu başvuru üzerine davalı ......
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, abone olmadan usulsüz atık su deşarj edildiğine ilişkin herhangi bir cevap veya savunma dilekçesinin bulunmadığı, şirketin tasfiye durumunda bulunduğu ve Tasfiye Memuru ... tarafından dosyaya ibraz edilmiş dilekçesinde de abone olmadan usulsüz atık su deşarj edildiğine dair bir itirazın bulunmadığı anlaşılmış, davanın zaman aşımı yönünden reddi gerektiği belirtilmiştir. Dava, atık su kullanımı kapsamında tahakkuk ettirilen ceza ve kullanım bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, Alacaklısının ... (Davacı) , Borçlusunun ... Motorlu Araç servis.....
Şti. adı altında faaliyet gösteren işyeri olduğunu, ilk tutanak tarihi 17/03/2010 ile dava konusu tutanak tarihi 03/08/2012 tarihi arasında geçen 866 günlük sürede, 04/05/2010 tarihinde tesis edilen atık su aboneliğinin hattına bağlı su şebeke hattına kuyu suyu kullanımı sonucunda üretilen atık suyun kaçak olarak deşarj edildiğinin belirlendiğini,aylık kaçak deşarj edilen atık suyun 250 m3 olduğu belirtilmekle toplam kaçak atık su miktarının 5.978 m3 olup,bu miktarın saptama tarihindeki kendi tarifesinden 3 katı olarak hesaplanan bedelin de 46.030,60 TL olacağını açıklamışlardır....
Davalı, binalarının su tüketimi aboneliğinin olduğunu, binanın bahçe sulamak için kullandığı kuyunun resen davacı tarafından aboneliğinin yapıldığını, yapılan aboneliğin mükerrer olup, tahakkuk ettirilen atık su bedelinin yasal olmadığını savunarak; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen .../09/2011 tarih ve 2011/154 E.-2011/981 K. sayılı hükmün davalı tarafça temyizi üzerine, ... .... ... Dairesi'nin ....02.2012 tarih ve 2011/18206 E.-2012/3636 K. Sayılı ilamı ile “Mahkemece, mahallinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak kuyu suyunun hangi amaçla kullanıldığı belirlenmelidir. Bu belirleme sonucunda kuyu suyunun davalı savunmasında olduğu gibi sadece bahçe sulamasında kullanıldığı tespit edilirse, bu kullanım dolayısıyla atık su bedeli istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmelidir....
Dosya kapsamından ve 18/09/2014 tarihli usulsüz atık su deşarj tutanağının incelenmesinden davalının atık su abone sözleşmesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin hukukî bir işlem bulunmaması, abone olmadan atık su deşarj edilmesi karşısında, dava konusu olayda 6502 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 02/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....
hesaplamanın ne şekilde yapıldığına ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmediğini, hesaplamadaki varsayımlı kabullerden hiç bahsedilmediğini, işletmede, çalışan insan sayısı, aboneliğin özellikleri, emsal abonelerin tüketimleri gibi ölçüler dikkate alınarak atık su tahakkukuna esas alınacak tüketim miktarı bulunmasının hakkaniyete uygun olan olduğunu, davacı tarafından belirlenen fatura bedelinde ise bu kriterler değerlendirilmeksizin hesaplanabilecek en yüksek bedel hesaplanarak müvekkili şirketin mağdur edildiğini, atıksu kullanım bedelinin kabul edilmeyecek kadar yüksek olduğunu, davacının faturaya esas atık su kullanım bedeli olarak 2,69 TL/m3 belirlenmiş olup fahiş su tüketim miktarının yanı sıra kullanım bedelinin de fahiş bir şekilde tespit edildiğini, 22.05.2018 tarihli Resmi Gazetede, Atık Su Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 17/4. fıkrası değiştirilmiş ve buna göre maliyet ne olursa olsun...
Denilerek miktara yönelik bir belirleme yapılmadığından diğer bir ifade ile karar eksik araştırma nedeniyle bozulduğundan ortada atık su isteme yönünde ortada atık su isteme yönünde usulü kazanılmış hak vardır, ancak bu usulü kazanılmış hak miktara yönelik değildir. Kuyudan temin edilen kuyu suyunun yeşil alanlarda sulama suyu olarak kullanılması durumunda su ve atık su bedelinin ödenmeyeceği, ancak bu kuyu suyunun yeşil alan dışında kullanılıp (evde, işyerinde, wc, lavabo vs.) çıkan atık (kirli) suyun kanalizasyon tesisine deşarj edilmesi halinde tarife hükümlerine göre atık su bedelinin ödeneceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.01.2014,2013/13-508 E. 2014/39 K. sayılı kararında da belirtilmiştir....
Davalılar tarafından iş bedelinin davacının iddiasında ileri sürdüğü gibi toplam 11.230,00 TL olduğu, bunun 7.200,00 TL'sinin 3 nolu dairenin teras yalıtım işine, 4.030,00 TL'sinin 2 ve 3 nolu dairelerin yan duvar ısı yalıtımlarına ilişkin olup, ısı yalıtımlarının dava konusu yapılmadığı savunulmuştur. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Davacı tarafça da sadece 3 nolu dairenin su yalıtım (teras) işi karşılığı ödenen bedelin istirdadı ve uğranılan zararın giderilmesi istenmiştir. Yanlar arasında 3 nolu dairenin teras yalıtım bedelinin miktarı konusunda mutakabat bulunmamaktadır. .......
Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacaklarından," kesinleşmiş olup bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar (bu maddede vadeye ilişkin belirtilen hükümler saklı kalmak kaydıyla) hakkında uygulanır." hükmü, "Kesinleşmiş alacakların yapılandırılması" başlıklı 2 nci maddesinin altıncı fıkrasında;"2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili gereken ücretler ile su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından vadesi 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar...
ye ait işyerinin müvekkili tarafından Endüstriyel Paket poliçesi ile yangın, su baskını vb. olaylara karşı sigortalandığını, sigortalı işyerinde 21/02/2003 tarihinde atık su PVC borularının kopması sonucu meydana gelen su basması olayından dolayı çok sayıda ilaç ve malzemelerin hasarlandığını, sigortalısına 35.527,00 TL hasar bedelinin 09/04/2003 tarihinde tam olarak ödendiğini, hasra sebep olan PVC borusunun ortak mülkiyete konu olup, binanın pis su gideri olduğunu ileri sürerek apartman sakinleri olan davalılardan hasar bedelinin faizi ile birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bir kısım davalılar vekili, davaya konu edilen ve bu nedenle ödeme yapıldığı iddia edilen hasarın davalıların oturduğu ......


