İlçesi ... mahallesindeki. taşınmazla ilgili talebinin kısmen kabulü ile 72.377 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, karşı davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği mevduata ilişkin talebinin, asıl davada bu konuda dava açılmamış olması nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-karşı davada davalı vekili ile davalı-karşı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-karşı davada davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2....
O halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4) dikkate alınarak kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde davacı-karşı davalı erkek yararına maddi ve manevi tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m. 175) Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir....
Bunlardan bir TMK.2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkesidir. Buna göre “Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. TMK. 2.maddesi çerçevesinde 15.maddenin değerlendirilmesine geçmeden önce aynı yasanın 1/1.maddesi uyarınca anılan hükmün getirilmesindeki asıl gayenin ne olduğunun açıklanmasında fayda görülmektedir. Kanun tam ehliyetsizlerin yaptıkları hukuki işlemleri batıl sayarken bu gibi kimseleri korumak, kendi menfaatlerine aykırı işlemleri yapmak, üçüncü kişilerce sömürülmelerine engel olmak amacını gütmüştür....
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. Bilindiği üzere; bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad.718 ). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 maddeleri), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez....
Dava konusu ... köyü, ... mevkiindeki 13000 metrekare miktarlı 1373 parsel sayılı taşınmazın 24.07.1970 tarihinde ... adına tescil olunduğu, veraset belgesine göre adı geçen murisin 16.12.1973 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Temyiz incelemesine konu dava TMK.'nun 713/2. maddesinde belirtilen ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, tapulu yerin 09.04.1972 tarihinde haricen satın alındığı, bu satımın geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, bu tarihin sadece zilyetliğin başlangıcını gösterdiği, davacı vekilinin TMK.nun 713/2. maddesinde düzenlenen ölüm nedenine dayandığı anlaşılmıştır....
Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.06.2013 gün ve 2010/541 esas 2013/399 karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 14.04.2014 gün ve 18918-7648 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı-karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil; karşı dava elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir....
HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddi Taraflar arasındaki asıl davada intifa hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil, karşı davada intifa hakkının terkini ve tazminat isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin eski eşi, diğer davalı ...'in ise müşterek çocukları olduğunu, davalı ... ile Konya 1....
- K A R A R - Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili asıl davada, müvekkili yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında 15.07.2008 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini sözleşmede 1. bodrum katta biri müvekkiline diğeri davalı arsa sahibine ait olacak şekilde iki adet dükkanın yapılmasının kararlaştırıldığını ancak plan ve proje gereği zorunlu olarak 1. bodrum katta bir dükkanın yapıldığını, anılan bağımsız bölümün yarısının müvekkile ait olduğunu ancak arsa sahibinin bu yerin yarı hissesini müvekkile devretmediğini, yeri tümü ile ...’a sattığını ileri sürerek 1 no.lu depolu dükkanın dava tarihindeki değerinin yarısının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili birleşen davada, müvekkili yüklenici ile davalılardan arsa sahibi ... Taah. Teks. Gi. İnş. Tic. Ltd....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından asıl davanın reddi ve karşı davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir 2- Taraftarın tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat çoktur....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.03.2014 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, birleştirilen davada 20.03.2015 gününde verilen dilekçe ile temliken tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 22.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı- birleştirilen dava davacısı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, elatmanın önlenmesi ve kal; birleştirilen dava TMK 724'e dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....


