WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Mahkemece, asıl davadaki iştirak nafakasının kaldırılma şartları oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, Karşı davanın kısmen kabulü ile TMK 328.maddesi gereği Kayseri 1.Aile Mahkemesinin 2004/893 E-2004/114 K. sayılı ilamı ve aylık 350 TL olarak belirlenen her sene TÜFE oranında artırılmasına karar verileren iştirak nafakasının karşı davacı ... için dava tarihinden itibaren davacının eğitiminin sona erinceye kadar eğitim (yardım) nafakası olarak devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine; Birleşen davanın ise; kısmen kabulü ile 4721 sayılı TMK 328.maddesi gereği Kayseri 1.Aile Mahkemesinin 2004/893 E-2004/114 K....

Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad.225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1). Tasfiyeye konu 35012 ada 39 parselde bulunan 10 numaralı bağımsız bölüm 22.03.2007 tarihinde 1/2 oranında taraflar adına paylı mülkiyet şeklinde, 48 F 3999 plakalı araç ise 12.10.2010 tarihinde davalı-birleşen dava davacısı eş adına eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde tescil edilmiştir....

Bu durumda bağımsız nafaka davasının kabulü ile davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi doğru olmamıştır. b-Davacı-karşı davalı annenin dava dilekçesindeki müşterek çocuk için nafaka isteği velayet isteğini de içerdiği gibi,davacı karşı davalı vekili de,09.05.2013 tarihli celse de müşterek çocuğun velayetinin tedbiren anneye verilmesini istemiştir. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hakim velayeti eşlerden birine verebilir. (TMK 336/2 md.). Toplanan delillerden; tarafların ayrı yaşamaya başladığı, 16.04.2012 doğumlu .....'in yaşı itibariyle anne bakım, sevgi ve şefkatine muhtaç olup, anne yanında kaldığı anlaşılmaktadır....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi ve tazminatların reddi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm temyiz itirazları yersizdir. 2- Davacı-karşı davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a-Evlilik birliğini temelinden sarsılmasına sebep olan son olayda, davalı-karşı davacı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, şiddet sonrası ayrı ev tutulacağı vaadiyle tarafların bir araya geldiği ancak bu vaadin yerine getirilmemesi üzerine...

Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.11.2014 gününde verilen dilekçe ile asıl dava intifa hakkına dayanan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı dava intifa hakkının terkini talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 09.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmekle duruşma isteminin değerden reddi ile süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil; birleştirilen dava, tapu kaydındaki intifa hakkı şerhinin terkini istemine ilişkindir....

ve toplanan delillerden; davacı-davalı erkeğin sadakatsizliğine karşılık, davalı-davacı kadının erkeğe karşı aşırı kıskançlık gösterdiği kabul edilmiştir....

Mahkemece, davalılar-karşı davacıların murisi...'nın dava konusu 766 nolu parseli öldüğü tarih olan 02/04/1980 tarihine kadar kullandığı, davacının 766 nolu parseli satın aldığı tarihten sonra sınırlarını sabit tutarak kullandığı, daha önceki malikler de aynı sınırlara uyarak nizasız ve fasılasız en az 50-60 yıldır taşınmazı sınırları sabit bir şekilde kullandıkları, gerekçesi ile davacı karşı davalının davasının kabulüne, davalı karşı davacıların davasının reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Asıl dava, TMK 713/2 maddesinde yazılı ölüm nedenine dayalı tapu iptal tescil karşı dava ise, tapu kaydına dayalı men’i müdahale ve kal istemine ilişkindir....

Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde bırakılması nedeniyle 4721 sayılı TMK.'nun 1007. maddesine dayalı tazminat davası ile taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemli karşı davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: İlk derece mahkemesince asıl davanın  dahili davalı Hazine yönünden kısmen kabulüne, davalı/karşı davacı ... idaresi yönünden ise davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davacılar/karşı davalılar, davalı Hazine ve davalı/karşı davacı ... idaresi vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37....

Mirasbırakan tarafından tapusuz taşınmazların zilyetliğinin devri suretiyle gerçekleştirirken geçerli işlemlere karşı 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararının uygulama yeri yoktur.Mirasbırakanın sağlığında, gerek 3.kişiden parasını ödeyerek almak suretiyle ve gerekse tarafından yaptığı bağış niteliğindeki kazandırmaların mirasbırakanın ölümünden sonra saklı payların zedelenmiş olduğunun saptanması halinde tenkise tabi tutulacağı kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; dava konusu senetsizden tespit edilen 144 ada 175 parsel, 165 ada 134 parsel ve 119 ada 54 parsel ile bağış biçiminde temlik edilen 140 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı ve muris muvazaasına ilişkin iddianın dinlenemeyeceği, koşullarının varlığı halinde 4721 sayılı TMK. nun 560 ila 571. maddelerinde öngörülen tenkis davasına konu edilebileceği açıktır....

Bu durumda, davalı-karşı davacı kadının ziynet alacağı talebinin reddine yönelik temyiz isteği incelenemeyeceğinden, davalı-karşı davacı kadın vasisinin bu yöne ilişkin katılma yoluyla temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Toplanan delillerden davalı-karşı davacı kadının akıl hastası olduğu ve kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Akıl hastalığına dayalı bir dava yoktur (TMK m. 165). Davalı-karşı davacının hareketleri iradi olmadığından, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı "evlilik birliğinin sarsılması" hukuki sebebine dayanarak boşanmaya karar verilemez. Davacı- karşı davalı erkeğin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....

UYAP Entegrasyonu