"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak ..... ve müşterekleri ile .... ve müşterekleri aralarındaki istihkak davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair .... Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.10.2014 gün ve 9/76 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi asıl dosya davacısı .. ... vekili birleşen dosya davacısı ..... vekili birleşen dosya davalısı .... vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.06.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ........vekili Avukat ..... geldi, karşı taraftan.......... A.Ş. vekili Avukat ........... geldi, başka kimse gelmedi....
Asıl dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı dava faydalı ve zaruri giderlerin tahsili istemlerine ilişkindir. 1-Asıl dava yönünden tarafların temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hemen belirtmek gerekir ki, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150. maddesinin 1. fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.” hükmüne, 4. fıkrada “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir....
Taşınmazın tapu kaydında, ipotek tesisine ilişkin işlemden önce aile konutu olduğuna ilişkin şerh bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilmiş olan banka iyiniyetli ise bu kazanımının korunacağından kuşku yoktur ( TMK. md.1023). Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz (TMK md.3). Lehine ipotek tesis edilen davalı banka tacirdir. Ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi yasa gereğidir (TTK md.20/2). Bu gereklilik teminat olarak gösterilen taşınmazın hukuki ve fiili durumu bilmeyi de içerir. Bunu yapmamışsa özenli davranmamış demektir. Bu bakımdan ipotek senedine karşı taşınmazın aile konutu olup olmadığı yönünde gerekli araştırmayı yapmayan davalı bankanın basiretli davranmadığı açık olup iyiniyet iddiası haklı değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak görülen karşılıklı boşanma davasında, yerel mahkemece davalı-davacı erkeğin sadakatsiz olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı-davalı kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakası olarak devamına, kadın yararına 30.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevei tazminata, karşı davanın reddine hükmedilmiştir....
Tarafların Kayıtlı oldukları ---- dava dosyasına celp edilen --- tetkikin de; Davacı ----adına----bedeli ---- şekilde Davacı -------mal veya hizmet alımı olarak beyan ettiği, aksi yönde delil ibraz edilmediği kanaatine varılarak, davanın kabulü ile Davalı ---- üzerine davacı şirketin --------- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sınırlı olarak TMK. 895/3 mad. Gereğince kanuni ipotek hakkı tesciline, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere 1-Davanın KABULÜ ile, Davalı ----üzerine davacı şirketin --- asıl alacak ve buna ---- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sınırlı olarak TMK. 895/3 mad....
O halde, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 74. maddesi gereğince boşanma davası ile ilgili özel yetkiyi içeren vekaletnamesini sunması için davacı-karşı davalı vekiline süre verilmesi, bu süre içinde vekaletname verilmez veya asıl yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçe ile mahkemeye bildirmez ise, gerekçeli kararın davacı-karşı davalı tarafa tebliği sağlanıp, yasal temyiz süresi beklenildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi. 12.02.2018 (Pzt.)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya içerisinde bulunan davalı-karşı davacı vekili Av. ...’ye ait vekaletname genel vekaletname olup, boşanma davası ile ilgili özel yetkiyi içermemektedir. Boşanma davası açmak ve açılan davayı takip etmek kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımı niteliğindedir. Bu bakımdan vekaletname de özel yetkiyi gerektirir (TMK m. 74)....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı kadın tarafından, 22.10.2014 tarihinde açılan boşanma davasının (TMK m. 166/1) yargılamasının devamı sırasında, davalı-karşı davacı erkek tarafından aynı mahkemenin 2015/48 esas numarası ile 27.01.2015 tarihinde bağımsız olarak açılan boşanma davası (TMK m.166/1), bu dava dosyası ile 28.01.2015 tarihinde birleştirilmiş olup, yapılan yargılama sonucunda mahkemece, her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır....
Ne var ki ipotek tesisine ilişkin işlemden önce tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna dair bir şerh bulunmadığına göre, davalı şirketin ipoteğe ilişkin kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur ( TMK. md. 1023). Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre, ipoteğe ilişkin kazanımda davalı şirketin kötü niyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü, bunu iddia edene düşer (TMK. md. 6). Davacı, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu gösteren bir delil getirememiştir. Açıklanan sebeple davanın reddi sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiş, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir....


