ve davacının kusurlu imalat nedeniyle belirlenen bu bedelleri talep edebileceğini, taraflar arasındaki sözleşmede inşaatın bitim ve teslim tarihinin belirlenmediği, gecikme halinde herhangi bir kira kaybına ilişkin düzenleme bulunmadığı, Belediye ile TOKİ arasındaki 02/09/2004 tarihli protokolün 9. maddesinde "...veya makul süre içinde yerine getirilmemesi..." şeklinde ifadeye yer verildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi niteliğinde olmadığı, Belediye ile yüklenici TOKİ arasındaki eser sözleşmesinin sonuçlarının doğrudan arsa sahiplerini ilgilendirdiği, Belediye'nin arsa maliki sıfatıyla makul bir inşaat süresi tanıdığını, arsa sahiplerinin de makul süre tanımaları gerektiğini, makul süre sonunda işin bitirilememiş ve teslim edilmemiş olması karşısında davacının gecikme nedeniyle kira alacağı talep edebileceğini, makul sürenin ortalama beş yıl olabileceğinin tespit edildiğini, buna göre davalının bağımsız bölümü teslim edebileceği tarih 20/06/2010 tarihi...
Bu özel raporda kısaca, sözleşmenin yapıldığı tarihte imar mevzuatına göre inşaat yapma imkanının olmaması sebebiyle arsa sahibinin akde tahammül süresi kadar bekleme mecburiyeti olduğu, inşaat süresi ---olarak kararlaştırıldığına göre hazırlık işlemlerinin daha kısa bir süre olması gerektiği, arsa sahibinin ----- yıldan fazla bekleyerek makul tahammül süresi kadar beklediği, sözleşmenin hükümsüz olduğu zikredilmiştir. Öncelikle sözleşmenin geçerli olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde borçlanılan edim, arsa sahibi yönünden inşaat yapılacak taşınmazı inşaat yapımına elverişli bir biçimde yükleniciye teslim etmek, yüklenici yönünden de teslim edilen taşınmaz üzerinde sözleşme ve ekleri, tasdikli projeler ve ruhsatı ile fen ve sanat kaideleri ile imar mevzuatına uygun bir biçimde inşaatı tamamlayıp, kararlaştırılan bağımsız bölümleri arsa sahibine teslim etmektir....
TBK’nın 125/2. maddesi gereğince borçlunun temerrüdü halinde alacaklının aynen ifadan vazgeçerek müspet zararı isteyebilir. Yine bu talebini sözleşmenin karşı tarafça haksız feshi halinde de ileri sürebilir. Borçlunun temerrüdü halinde alacaklı seçim hakkını kullanarak TBK’nın 125. maddesinde yer alan seçimlik haklarından birisini talep edebilir. Dolayısıyla seçimlik haklar arasında bulunan müspet zarar ve menfi zararı birlikte isteyemez. Yine müspet zarar sözleşmenin ifası halinde elde edilecek kazanç olduğundan içerisinde kısmen menfi zararı da barındırır. Somut olayda, iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle yüklenici müspet zararı istediğinden artık menfi zararı isteyemez....
Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden (yüklenicinin temlikinden) kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ceza-i şart, kira alacağı olmadığı taktirde rayiç değerin tahsili istemine ilişkindir. Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemektedir. Yüklenici, finansman sağlayarak arsa malikinin taşınmazı üzerine bina yapma işini üstlenmekte, arsa maliki ise inşa edilecek binaya karşılık, bu binadaki bir kısım bağımsız bölümlerin mülkiyetini yükleniciye devretmeyi vaat etmektedir....
Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır. Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kar mahrumiyetini de içine alır....
Sözleşmenin 4.1 maddesinde, arsa sahibinin inşaat öncesi ve inşaat süresinde ve gerekirse inşaat sonrasında yükleniciye yardımcı olmayı kabul ve taahhüt ettiği; 4.2 maddesinde; "Arsa sahibi, iş bu kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu arsa ile ilgili olarak gerek hali hazırda mevcut olan ve gerekse arsa sahibinin kendilerinden kaynaklanan nedenlerden dolayı doğabilecek tüm tedbir takyidat, dava ve ihtilafların, sorunların kendisi tarafından çözülebileceğini ve arsanın her türlü tedbir, yükümlülük ve takyidattan ari olmasını sağlamayı kabul ve taahhüt eder....
olan davacı tarafın- sözleşme serbestisi içinde 05.09.2020 tarihli sözleşme ile borç ilişkisini yenileyerek Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat sözleşmesine dönmüş olduklarını, davacı yüklenici şirket vekili her ne kadar alacaklarından vs. söz etmiş ise de inşaat oranına göre yapılması geren arsa devirlerinin zamanından evvel ve fazlası ile yapılmış olduğunu, davacı tarafın tüm bu iddialarının 05.09.2020 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden önceki olaylara dayanmakta olduğunu, 05.09.2020 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde tarafların önceki taleplerinden karşılıklı olarak vazgeçtiklerini imza altına almış olduklarını, borç ilişkisini yenileyen 05.09.2020 tarihli sözleşmeye göre; inşaatın anahtar teslim tarihinin 28.02.2021 tarihi olarak yeniden belirlendiği ve sözleşmeye konu Kocaeli İli, .......
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yüklenici tarafından açılan asıl davada, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaat yapım karşılığı verilmesi kararlaştırılan A blok 19, 20, 21, 22 ve B blok 9 nolu bağımsız bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının iptâli, davacı adına tescili istimi, arsa sahipleri tarafından açılan birleşen davada ise gecikme tazminatı, uğranılan zarar, yapılan harcama, mahrum kalınan kira bedelinin tahsili ile ticari alanların ve usulüne uygun hale getirilen ilave imalâtların teslimi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355-371 nci maddeleri 3....
MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı ile davalı Boytaş Boyacıoğlu İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki satış sözleşmesinin kararlaştırılan tarihte ifa edilmediği, Meram Belediyesi ile Boytaş Boyacıoğlu İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş arasında sözleşmenin 17/08/2011 tarihinde feshedilmesi neticesi ifasının da mümkün olmadığı, yüklenici Boytaş Boyacıoğlu İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından, ... aleyhine Konya 1....
Noterliğinin 1280 yevmiye nolu 09.02.2017 tarihli düzenleme şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin davalı ... şirketi adına davacı ... ile arsa sahibi vekili arasında düzenlenen sözleşmenin 14. maddesinde müteahhit firmaya kalacak bağımsız bölümlerin 10 adet tek villa ve 9 adet dubleks olarak ve 514 Ada 1 Parseldeki dükkanın %55'inin ... şirketine ait olacak şekilde kararlaştırılan taşınmazların davalı şirket adına kaydedilmediği ve dava dışı üçüncü kişiler adına kaydedildiği, 16.06.2017 tarihli Urla Noterliği'nin 7635 yevmiye nolu düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhit ... şirketi adına davalı ... ile arsa sahibi sıfatıyla hareket eden ... arasında düzenlenen inşaat sözleşmesinin 14. maddesinde müteahhit ......


