DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu arsaya ilişkin düzenlenen satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen vaat edilen inşaatın yapımına başlanılmaması üzerine müvekkilinin sözleşmeden döndüğünü ve sözleşme gereği tazminatın kendisine ödenmesi hususunda davalı tarafa ihtarname gönderdiğini ancak ihtarnamenin neticesiz kaldığını ileri sürerek satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile sözleşme gereği toplam 22 aylık gecikme sebebiyle 110.000,00TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II....
Bu açıklamalara göre, davacı borçlusu hakkında yaptığı icra takibinde, üçüncü şahıs olan davalı arsa sahiplerinin birinci haciz ihbarnamesine yaptığı itirazın doğru olmadığını ileri sürerek, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi davasında arsa sahiplerinin imalat bedeli nedeniyle takip borçlusuna 700.000,00 TL civarında borçlu oldukları iddiasıyla tazminat istediğinden, davası İİK'nın 89/IV. maddesinde ifadesini bulan tazminat davası niteliğindedir. Anılan madde gereğince alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek tazminat isteyebileceğinden görevli mahkeme İcra Hukuk Mahkemesidir. İcra Mahkemesi de aynı maddenin son cümlesi gereğince tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halledecektir. Davacının İİK'nın 120. maddesinin 2. fıkrasına göre dava hakkını devraldığına dair bir belgesi ve bu amaçla üçüncü şahsa karşı genel mahkemede dava açtığına dair bir beyanı bulunmamaktadır....
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tapuda davalı yükleniciye pay devrinin yapılmış olması nedeniyle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli bir sözleşme haline geldiği, davaya konu taşınmazda inşaat yapımına başlanılamadığından sözleşmenin geriye etkili olarak feshine karar verilmesi gerektiği, davalılardan ... in taşınmazı satın aldığı tarihlerde yurt dışında çalıştığı ve ekonomik durumunun iyi olduğu, tapu kaydında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin konulduğuna dair şerh bulunmadığı, davalılar arasında yakınlık ve akrabalığı bulunduğunun da ispatlanamadığı dikkate alınarak davalı ...'in de taşınmazın kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı ... Ltd....
Şti. arasında 19.06.1995 tarihinde imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, işin en geç 1999 yılı Mayıs ayında teslimi gerekirken, teslimin halen gerçekleşmediğini ve arsa paylarının haksız olarak davalı şirket yetkilisi tarafından diğer davalılara devredildiğini, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiş, diğer davalılar, taşınmazları tapu siciline güvenerek iyiniyetle satın aldıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince ruhsattan itibaren 18 ay içinde verilmesi gereken 3 daireden 1 tanesinin ruhsattan 2 yıl geçmesine ve ihtar çekilmesine rağmen verilmediğini, aylık 550,00 TL gecikme tazminatı ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, ... Noterliği'nin 01.07.2005 tarih ve 2256 yevmiye nolu düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, şimdilik aylık 550,00 TL den toplam 7.700,00 TL kira tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti. adına davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır....
- KARAR - Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalı yüklenici ... arasında düzenlenen 10.08.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı olarak binanın imara, ruhsata aykırı ve eksik ve ayıplı olarak inşa edildiğini, davalıya sözleşmede öngörülenden daha fazla arsa payının devredildiğini ileri sürerek, fazla olarak devredilen % 15 arsa payının tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, 10.300.00 TL eksik ve ayıplı imalat bedelinin 04.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faziyle davalıdan tahsilini, imara ve ruhsata aykırılıkların masrafı yükleniciden alınarak giderilmesi ve aykırı kısımların yıkılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2003/451 E. sayılı davada davacı vekili, inşaat sözleşmesine, imara ve ruhsata aykırı imalat nedeniyle 10.08.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshini, sözleşme nedeniyle davalı yüklenici ...'...
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkili ile davalı arsa sahipleri arasında 1998 yılında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşme imzalandığını, müvekkilinin yapı ruhsatına göre bodrum, zemin, 1, 2 , ve 3. katların kaba inşaatını, 4 ve 5. katların da beton dökme işini yerine getirdiğini, 1999 depreminden sonra yapılan imar değişikliği ile binanın bodrum, zemin ve 3 kat olarak yapılmasına izin verildiğini, yeni imar durumuna göre yeniden paylaşım yapılması için davalılar ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, davalıların bazı düzenlemeler yaparak binayı kullanıma açtıklarını ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ve ek sözleşmenin feshini, müvekkilinin yapmış olduğu imalatın karşılığı olarak şimdilik 50.000,00 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Öncelikle sözleşme konusu taşınmaz üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılabilmesi ve yapılan sözleşmenin paydaşları ve yükleniciyi bağlayıcı olması için tüm paydaşlarca ya da yetkili temsilcilerince sözleşmenin imzalanmış olması veya yapılan sözleşmeye "onay" verilmesi zorunludur. 17.07.2002 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa sahiplerinden ..., ... ve ... ile ... ile davalı yüklenici ... arasında imzalanmasına rağmen arsa maliklerinden ...'ın davada taraf olmadığı anlaşılmıştır....
- K A R A R - Asıl davada davacı arsa maliki vekili, müvekkili ile davalı yüklenici arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin, sözleşme gereği taşınmazın % 65'ini davalıya devrettiğini, müvekkili tarafından açılan, yüklenicinin kusuru nedeniyle sözleşmenin feshine ilişkin davanın reddedildiğini, davalının, halihazırda inşaatı yapmak istemediğini, müvekkilinin, 05.10.2006 tarihli ihtar ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, yüklenici tarafından % 65 payın iade edilmediğini ileri sürerek, 27.05.1998 tarihli sözleşmenin feshi, yükleniciye devredilen arsa payının iptali ve davacı adına tescili ile sözleşmenin tapudaki şerhinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı yüklenici vekili, taşınmazın imar durumu kesinleştikten sonra inşaat yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin uzun uğraşlar ve gayretler sonucu imar durumunu aldığını, feshin kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl davada tazminat, birleşen davada sözleşmenin iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davada davanın karar verilmesine yer olmadığına, bileşen davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi, gecikme tazminatı ve menfi zararın tahsili istemine, birleşen dava ise aynı sözleşme gereğince sözleşmenin feshi sonucu sebepsiz zenginleşme bedelinin ödenmesi talebine ilişkindir....


