Noterliğinin 18/07./013 tarihli ve 23917 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile her iki davalıdan aracın yenisi ile değişimini yahut bedel iadesini talebine ve olumlu bir cevap alamadığını ileri sürerek; araçtaki gizli ayıp nedeni ile araç için ödemiş olduğu 56.785,99 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini ve aracın iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemişlerdir. Mahkemece; zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, tarafların temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan).13....
orjjinalliğin bazulmasının söz konusu olmayacağını, bu onarım yönteminin tadilat ya da yapısal bir değişiklik içermediğini, üretici kalite standartlarında parçaların kullanıldığını ve onarım uygulandığını, dolayısı ile "orijinatliğin bozulacağı”, "aracın değer kaybedeceği” iddialarının gerçeği yansıtmayan teknik dayanaktan yoksun iddialar olduğunu, zira bu nedenle aracın sıfir motora sahip olacağını, yenileneceğini, motorun açılması şeklinde ifade edilen sökme işleminin araçta değer kaybına neden olacağı iddiasının teknik dayanaktan yoksun olduğunu, yaklaşık bir yıl ve 30.000 km boyunca kullanılmakta olan dava konusu aracın motorunda imalat hatasının hiçbir belirti göstermeden gizli kalmasının teknik ve bilimsel olarak mümkün olmadığını, araçta giderilemeyen arıza, ayıp/gizli ayıp, onarım ihtiyacının söz konusu olmadığını, dava konusu araçta ayıp / gizli ayıp / üretim hatası söz konusu olmamakla birlikte, kesinlikle bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aracın teknik durumu itibariyle...
den 420.000Euro bedelle araç satın aldığını; ancak araçta üretimden kaynaklı gizli ve önemli ayıbın olduğunu belirttiği ve bu nedenle aracın ayıpsız misli ile değişiminin davalı üreticiden ve diğer davalı satıcıdan mütelselsilen talep edildiği, bunun kabul edilmemesi halinde ise uğranılan zararın gideriminin ve araçta oluşan ağır hasarın yarattığı değer kaybının tespiti ile satış bedelinden indirilerek davacıya iadesinin talep edildiği, değer kaybının çok yüksek olduğunun, gizli ayıbın aracın kullanımındaki faydayı kabul edilemez derecede düşürdüğünün tespiti halinde sözleşmeden dönülmesi ile Euro üzerinden ödenmiş olan satış bedelinin yine Euro üzerinden denkleştirici adalet ilkesine uygun olarak belirlenecek değerinin ticari avans faizi ile birlikte davalı üreticiden ve diğer davalı satıcıdan mütelselsilen tahsilinin talep edildiği; ayıp nedeniyle davacı tarafından yapılan doğrudan ve dolaylı tüm masrafların, aracın kullanımından mahrum kalınması ve arızalar nedeniyle davacının uğradığı...
Ürün ile üretici (üreticinin fiil ile üründeki ayıp nedeniyle meydana gelen zarar) arasında uygun illiyet bağı bulunduğu takdirde üretici- ithalatçı meydana gelen zararı tazminle yükümlüdür....
Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/1109 Esas 2021/125 Karar sayılı ilamında aynen; ''...Sıfır km satın alınan bir aracın gizli ayıplı olması nedeniyle motorunun değiştirilmesi, davacı yanın tahsis veya kullanım amacı bakımından beklediği faydayı ortadan kaldıran veya azaltan, ikinci el satış aşamasında değerini düşürücü nitelikte bir durum olup, bunun gizli ayıp niteliği ile alıcının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklediği yararı, konforu ve performansı sağlayamayacağı gözetilerek, mahkemece davacının onarım hakkını kullandığından bahisle misli ile değişim talebi yerinde görülmeyerek, davacı yanın aracı bu haliyle kullanması ve kabule zorlanması beklenemez. Öyle ise davacının aracın misli ile değişim talebi kabul edilmelidir...'' gerekçelerine yer verilmiştir....
Yukarıda belirtilen emsal içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede ; alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davacıya ait ... plakalı aracın alındıktan kısa bir süre sonra start-stop kısmının arızalandığı, aracın gizli ayıplı olduğu, davacının aracı davalıya ait servise defalarca götürdüğü, ancak ayıbın giderilemediği, aracın garanti belgesindeki garanti taahhütü nedeni ile de davalıların davacıya karşı sorumlu oldukları davacının araçtaki kullanımı engelleyici arızanın giderilmemesi sebebi ile satış sözleşmesini fesihte haklı olduğu ile TBK'nun 227.maddesi gereği ayıplı araç nedeni ile seçimlik kullanarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep etmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne dair açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
değiştirildiği, elektronik arızaların aracın üretim ve tasarımından kaynaklı olduğu, araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran ayıp bulunduğu, motorsikletin beyin arızalarının tekrarlanmasının mümkün olduğu, dikkate alınarak davacının misli ile değişim talebinin yerinde görüldüğü, bu talebinin kabul edilmesi nedeniyle terditli diğer talebi hakkında değerlendirme yapılmadığı, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu....
CEVAP: Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; Harcın misli ile değişim talebi dikkate alındığında, araç değeri olarak belirlenmesi ve tamamlanması gerektiği, talebin zamanaşımına uğradığı, aracın satımından itibaren 4 yıl 2 aylık sürenin geçtiği, Türk Borçlar Kanununun 231, maddesine göre ayıptan kaynaklanan sorumluluğu 2 yıl ile sınırlı olduğu, verilen garanti süresinin 3 yıl olmakla birlikte aracın teslim tarihinin 26/08/2017 olduğu, arızasının tespit edildiği tarihin 13/10/2021 olduğu ve davanın ikame edildiği tarihin 30/12/2021 olduğu dikkate alındığında söz konusu sürenin dolmuş olduğu, davalının ağır kusurlu olduğu iddiasının gerçek dışı olduğu, arızanın gizli ayıp niteliğinde olmadığı, kullanıcı hatasından kaynaklandığı, üretim hatasından kaynaklandığı iddiası mesnetsiz ve haksız bir iddia olduğu, hayatın olağan akışına uygun olmadığı, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin TBK 227/4 maddesi kapsamında kabulü mümkün olmadığı, aracın kullanılmaması sebebiyle mahrum...
D.İş dosyası ile tespit yaptırıldığını alınan 10.11.2019 tarihli bilirkişi raporunun dava konusu araç ve motorun 71.088 km’de olduğu, dava konusu aracın mevcut km.si dikkate alındığında motordaki arızanın normal olmadığı, arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, arızanın ortaya çıkmasında sürücüden kaynaklanan herhangi bir kusurun bulunmadığı şeklinde rapor verildiği, aracın bakımlarının düzenli yapıldığını, bakım kaynaklı bir kusurun olmadığını, buna göre; araçta oluşan arızaların sürücüden kaynaklanmadığı, araçtaki imalat hatası nedeniyle meydana geldiğini, bu imalat hatasının normal bir kullanıcı tarafından aracın satın alınma aşamasında fark edilmesinin mümkün olmadığını, arızanın niteliği nedeniyle araçtan faydalanmamanın süreklilik arz ettiğini ve sonuç olarak araçta imalattan kaynaklı gizli ayıp olduğunu belirterek aracın öncelikle ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini, aksi halde aracın müvekkilinden geri alınarak satış sözleşmenin iptali ile aracın rayiç değerinin ödemek...
Araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın gizli nitelikte olup olmadığı, olağan muayene ile ayıbın anlaşılıp anlaşılamayacağı, servis hizmetinin ayıplı olarak verilip verilmediği, kullanımda kaynaklanan hata bulunup bulunmadığı, ayıpsız misli ile değişim koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmaması halinde davacının değer kaybından kaynaklanan zarar talep edip edemeyeceğinin, bunların haricinde davacının aracından yoksun kaldığı süre boyunca emsal araç kiralamaktan kaynaklanan maddi zararın bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gerektiği anlaşıldı. Davada taraf teşkili sağlanmış ve dava süresinde açılmıştır Dosya --- görevli ---uzman ------ tevdii ile uyuşmazlık konusu hakkında rapor tanzimi istenilmiştir....


