WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Davalı borçlu vekili, davalı 3.kişi .... tarafından yapılan icra takibinin gerçek bir borç ilişkisine dayandığını, takibin boşanma kararından önceki tarihte yapıldığını, araç satışının bizzat müvekkili tarafından yapılmaması nedeniyle iptale tabi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı 3.kişi... vekili ve diğer davalı 3.kişi .... borçlu ile aralarında gerçek bir borç ilişkisi bulunduğunu icra takibinin ve satış işleminin gerçek olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir....

Davalılar, taraflar arasında araç alım ve satımına ilişkin harici bir sözleşme bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, motorlu taşıt satışının 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca ancak resmi şekilde yapılabileceği, araç alım-satımının varlığına ilişkin delil sunulmadığı, davacının ibraz ettiği dekont ve belgelerin araç satışına ilişkin bir açıklama veya kayıt içermediği, davacının hesabından davalıların hesabına yatırılan paranın dava konusuna ilişkin olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Tüketici Mahkemesi; davacının tacir olup davanın da ticari nitelikte bulunduğu gerekçesiyle, Asliye Ticaret Mahkemesi ise; araç trafik kaydına göre aracın ticari değil hususi olduğunu gerekçe göstererek görevsizlik kararı vermişlerdir. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki yasada değişiklik yapan 4822 Sayılı Yasanın 3/f maddesine göre satıcı; “kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişiler” olarak, 3/e maddesinde tüketici: “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmış, Somut olayda; davacı şirket ile davalı arasında yapılan sözleşmeyle ... marka hususi aracın satışının yapılarak davalı adına tescil ettirildiği, araç bedelinin bir kısmının ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edildiği anlaşılmaktadır....

Davalı vekili, satışı davacı tarafından yapılan araç üzerindeki haciz nedeniyle 32.000 TL. bedelli bononun verildiğini, haczin davacı tarafından kaldırılamaması nedeniyle teminat olarak verilen bonoların icra takibine konulmasında bir usulsüzlük olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı hakkında yapılan icra takibine konu iki adet bonodan 32.000 TL. bedelli olanının taraflar arasındaki sözleşme gereğince araç üzerindeki haczin kaldırılması halinde iade edileceğinin kararlaştırıldığı ancak sözkonusu haczin kaldırılmadığını, 8.645 TL. bedelli diğer bononun da aracın onarım bedelinin teminatı olarak verildiği resmi şekilde yapılmayan araç satışının geçersiz olduğu herkesin aldığını iade etmekle yükümlü bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine, bonoların bedellerinin tahsili halinde 07 HT 979 plakalı aracın davacı tarafa iadesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı, davalıya ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, aracın tam hasarlı olduğunun kabulü ile davalıya 21.145 TL araç bedelinin ödendiğini, davalı tarafından ödeme yapılmadan önce verilen 17.6.2007 tarihli taahhütname ile aracın hurdasının mülkiyetinin müvekkili şirkete terki gerektiğinin araç satışı sırasında haciz vs dolayısıyla satışa engel bir durum olması halinde sovtaj bedelini müvekkili şirkete ödemeyi kabul ettiğini, araç üzerinde haciz şerhi olduğundan satışının yapılamadığını belirterek 7.588 TL sovtaj bedelinin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ARAÇ MÜLKİYETİNİN TESPİTİ, TENKİS Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan babaları ...’ın, sağlığında davalılara ... plaka sayılı ticari taksiyi ve ticari plakasını diğer mirasçılardan mal kaçırmak maksadıyla muvazaalı olarak satış göstermek suretiyle 21/12/2009 tarihinde devrettiğini ileri sürerek ticari plaka satış sözleşmesinin ve trafik sicil kaydının muvazaa nedeniyle iptali ile miras payı oranında adına tescile karar verilmesi istemiş, 23.07.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile tescil talebi kabul edilmediği takdirde saklı payının tenkisini talep etmiştir. Davalılar mirasbırakanla birlikte uzun yıllar çalıştıklarını kişisel emek sarfettiklerini, davaya konu aracın ...'ndan kredi kullanmak suretiyle satın alındığını, mirasbırakanla aralarındaki araç ve ticari plaka satışının gerçek olup bedelinin de ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır....

ın taraflar arasındaki anlaşmaya göre ... marka araç yerine ... araç verildiğini ve bunun davacının istediği bir kişiye devir ve satışının yapıldığını beyan ettiği, celbedilen noter sözleşmesine göre aracın satışının ... ... adına yapıldığı, dolayısıyla taraflar senedin araç alım satımı nedeniyle verildiği konusunda uyuştuklarından ve satıma konu aracın devri davacı üzerine olmadığından satıma konu aracın davacının isteği üzerine üçüncü bir kişiye yapıldığını ve devredildiğini ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu davacının davalı ... Yamana karşı açılan davasının ispat edilemediğinden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır,…” gerekçeye yer verilmesine rağmen, hüküm kısmında davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair hüküm kurulmuş, başka bir deyişle hükümle uyumlu olmayan gerekçeye dayanılmıştır. 28. Mahkemece bu şekilde, hüküm ile direnme kararının gerekçesi arasında çelişki oluşturulmuştur....

Bu durumda tarafların uyuşmazlık konusu araç satış tarihini kapsayan ticari defter kayıtlarının usulüne uygun olarak ibrazı sağlanarak, ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davalının ticari defterlerinde ödeme kaydı olup olmadığı, araç satışının ticari defterlere ne şekilde yansıtıldığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi yerinde bulunmamıştır." gerekçesi ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, Mahkememizce kaldırma ilamı doğrultusunda inceleme hususunda işlem yapılmış ise de, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ticari kayıtların incelenmesine yönelik gerekli olan bilirkişi ücret avansının yatırılmadığı, bu haliyle bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, istinaf ilamındaki eksikliğin giderildiği, mevcut deliller kapsamında araç satış sözleşmesinde de aracın satışının 100.000,00 TL ye yapıldığının ve bedelin tamamen alındığının davacı tarafça kabul edildiği...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : TCK'nın 155/2, 62/1, 53. 52/2 maddeleri gereğince mahkumiyet Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında 13/09/2013 olarak yazılan suç tarihinin araç satışının gerçekleştiği tarih olan 24/09/2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Katılanın sanığı, ...plakalı aracını satması konusunda vekaletname ile yetkili kıldığı, sanığın bu aracı 24/09/2013 tarihinde tanık ...'e satıp teslim ettikten sonra katılanı arayarak vekaletnamedeki bilgi eksikliği nedeniyle satış için notere çağırdığı ve katılanın noter marifetiyle tanık ...'...

Davalı, araçtaki kusurun davalı tarafından bilindiğini, aracın 29.000 TL bedelle satışının yapıldığını, satış tarihinde davacının banka hesabına 29.000 TL para yatırdığını beyanla davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, satışa konu araçtaki ayıptan kaynaklı sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile araç bedelinin iadesine karar verilmiş, ancak sözleşmenin feshi ve aracın iadesine ilişkin bir karar tesis edilmemiştir....

UYAP Entegrasyonu