K A R A R Dava, davacı tüketici ile davalı yüklenici şirket arasında imzalanan taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile iptali, ödenen bedelin iadesi ve sözleşme kapsamında verilen bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline, yapılan ödemelerin davalı şirketten tahsiline, sözleşme kapsamında düzenlenen bonoların davacı yönünden geçersiz olduğunun ve bu bonolardan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile bonoların davacı yönünden iptaline, karar verilmiş; karara karşı feri müdahil Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, feri müdahil Vakıf Bank T.A.O.'...
K A R A R Dava, davacı tüketici ile davalı yüklenici şirket arasında imzalanan taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile iptali, ödenen bedelin iadesi ve sözleşme kapsamında verilen bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline, yapılan ödemelerin davalı şirketten tahsiline, sözleşme kapsamında düzenlenen bonoların davacı yönünden geçersiz olduğunun ve bu bonolardan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile bonoların davacı yönünden iptaline, karar verilmiş; karara karşı feri müdahil Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, feri müdahil Vakıf Bank T.A.O.'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum işleminin iptaliyle iptal edilen hizmet sürelerinde bağkur sigortalısı olduğunun tespitiyle 01.06.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R Dava, davalı Kurumun 13.07.2011 tarihli 10858984 sayılı işleminin iptali ile davacının hizmetlerinin silinmesi işleminin iptaline ve silinen hizmet sürelerinde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 01.06.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile “......
K A R A R Dava, davacı tüketici ile davalı yüklenici şirket arasında imzalanan taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile iptali, ödenen bedelin iadesi ve sözleşme kapsamında verilen bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline, yapılan ödemelerin davalı şirketten tahsiline, sözleşme kapsamında düzenlenen bonoların davacı yönünden geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline, karar verilmiş; karara karşı, feri müdahil Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, feri müdahil Vakıf Bank T.A.O.'...
K A R A R Dava, davacı tüketici ile davalı yüklenici şirket arasında imzalanan taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile iptali, ödenen bedelin iadesi ve sözleşme kapsamında verilen bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline, yapılan ödemelerin davalı şirketten tahsiline, sözleşme kapsamında düzenlenen bonoların davacı yönünden geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline, karar verilmiş; karara karşı feri müdahil Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, feri müdahil Vakıf Bank T.A.O.'...
K A R A R Dava, davacının 12/05/1994-15/11/1995 tarihleri arasında yerine getirdiği askerlik görevini borçlanması karşılığında yapmış olduğu 20.000.000 TL'lik ödemenin 349.000 TL eksik olması sebebiyle Kurum tarafından askerlik borçlanmasının geçersiz sayıldığına dair işlemin iptali ile davacının askerlik borçlanma işleminin bütünü ile geçerli olduğunun tespiti, bunun mümkün olmaması halinde ise kuruma ödediği miktara karşılık gelecek gün sayısı kadar süre askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.05.2016 tarih, 2014/13-159 Esas ve 2016/257 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 5942 sayılı Kanun ile değişik 20/d maddesinde düzenlenen noterler tarafından yapılmayan her çeşit araç satış ve devir işlemlerinin geçersiz olduğuna ilişkin amir hükmü karşısında, davaya konu olayda hırsızlık suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı ve eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23/02/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi....
var olmayan ipoteğin fekkine karar verilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında yapılan 21.07.2011 tarihli "satış vaadi sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine, davacının sözleşme gereği davalıdan almış olduğu bedelden, 750.000,00 TL'si yönünden borçlu olmadığının tespitine, ipoteğe ilişkin olan tüm taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir....
in 35.500 TL bedelli 5 adet çek ile araç bedelini ödemeyi yükümlendiğini, ayrıca davacının avalist olduğu takip konusu bononun da teminat olarak satıcı davalıya verildiğini, ancak sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, tarafların aldıklarını iade etmelerinin gerektiğini, bononun bedelsiz olduğunu belirterek takip konusu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu yapılan takip ve takibin dayanağı bono ile araç ön satış sözleşmesinin bir ilgisinin olmadığını, davacının sözleşmenin tarafı olmadığını, bononun bedelsiz olduğu iddiasında bulunamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir....
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı şirketin ortaklar genel kurul kararı ile davaya konu taşınmazların davalıya satışı konusunda oybirliği ile karar verildiği, alınan bu karar uyarınca işlemleri yapmak üzere şirket müdürü Bilal Yaman'a yetki verildiği, ortaklar kurul kararının tüm ortaklarca imzalandığı ve geçerli olduğu, bu genel kurul kararı uyarınca davacı ... tarafından davaya konu taşınmazların davalı ...’a satış işleminin yapıldığı, dolayısıyla gerek alınan ortaklar kurulu kararında gerekse satış işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça söz konusu satış işleminin muvazaalı olduğu ileri sürülmüşse de, alınan ortaklar kurulu kararının yasaya uygun olduğu, yine devir işlemlerinin de yasanın belirlediği şekilde yapıldığı, davacıların bizzat yaptığı işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesindeki dürüstlük kuralı ve çelişkili davranışta bulunmama ilkesi ile bağdaşmadığı, her ne...


