Davacı, davalıdan satın almış olduğu, ancak hırsızlık malı olduğundan bahisle el konulan aracın dava tarihindeki değerinin ödetilmesi istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece, sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle ödenen satış bedelinin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, taraflar arasındaki trafikte kayıtlı aracın satışına ilişkin sözleşme, noterde resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olup, davacı bu durumda ancak ödediği satış bedelinin 2008/14783-2009/4540 iadesini talep edebilirse de, harici sözleşmenin dava tarihinden 13 yıl önce yapılmış olması ve aracın da bu süre içinde davacı tarafından kullanılmış olması karşısında, somut olayın özelliğine göre davacının zararlarının karşılanması ve hakkaniyetin gerçekleştirilmesi için, satışa konusu araca el konulan tarih itibariyle aracın yıpranmış ve kullanılmış değerinin ödetilmesi gereklidir....
İcra Müdürlüğünce yapılan usulsüz işlemlerin farkına varılarak suç duyurusunda bulunulduğu ve aynı İcra Müdürlüğünce 28.06.2013 tarihinde şikayetçi şirketin takip dosyasına taraf olarak eklenerek araç üzerine sahtecilik ile işlem yapıldığı gerekçesi ile haciz konulduğu, şikayetçi 3. kişi vekilinin 02.08.2013 tarihinde İcra Müdürlüğüne başvurarak anılan haczin kaldırılmasını talep ettiği, aynı tarihli müdürlük kararı ile talebin reddine karar verilmesi üzerine, 3. kişinin söz konusu işlemin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır. İİK.nin 78/1. maddesi gereğince;kural olarak haciz isteme yetkisi takip alacaklısına ait olup, takip dosyasında taraf olmayan 3. kişinin sahte işlemler yapıldığı gerekçesi ile İcra Müdürlüğünce takip dosyasına taraf olarak eklenmesi ve Trafik Tescil Kayıtlarına göre borçlu sıfatı bulunmayan 3. kişi adına kayıtlı araç hakkında haciz işleminin uygulanması mümkün değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde araç satış işleminin iptali ile araç mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Kamu hukukuna dayanan kısıtlamalardan birisi olan, 2918 sayılı KTK’nın 24.12.2009 tarih ve 5942 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik 20. maddesinin (d) bendinde: “tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılacağı; noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirlerin geçersiz olacağı; satış ve devir işleminin, siciline işlenmek üzere üç işgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ile vergi dairesine bildirileceği, bu bildirimle birlikte alıcı adına trafik tescil işleminin gerçekleşmiş sayılacağı” belirtilmiştir....
Makinenin hukuk önünde mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti isteğinde aynı zamanda tescil talebinin de olduğunun kabulü gerekir. Nitekim taşınır araç türü makine veya tescile tabi bir malın mülkiyetinin aidiyetinin belirlenebilmesi için yasa koyucu 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 20/d ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 29/d-2 maddesinde iş makinelerinin tescilinin Ticaret ve Sanayi Odasına yapılacağı, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30/a ve 36. maddesinde ise satış ve devir işlemleri ile tescil işleminde izlenecek yöntemin gösterilerek, satış ve devir işleminin noterlerce yapılacağı ve trafik tescil belgesinin esas alınacağı belirtmiştir....
ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir....
fıkrasında ise; tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterlerce yapılacağı, son fıkrasında da; noterlerce yapılmayan her çeşit satış ve devirlerin geçersiz olacağı açıklanmış, aynı Kanunun 136. maddesinde de; 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ek ve değişiklikler ve diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiştir. 1318 sayılı Finansman Kanununun Taşıt Alım Vergisine ilişkin 1. maddesinin a bendinde, bu Kanunun 4, 5 ve 6. maddelerinde yazılı taşıtların her ne şekilde olursa olsun iktisap edilmesinin taşıt alım vergisine tabi olacağı belirtilmiş ise de, bu Kanundan sonra yayımlanarak yürürlüğe giren ve en son yasal düzenleme olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesinde noterde yapılmayan her çeşit satış ve devirlerin geçersiz olacağı açıklandığından aracın iktisabının, noterde yapılan...
Geçersiz sözleşmeler ise taraflar için hak ve borç doğurmazlar. Taraflar sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebilir. ----- Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak kararlaştırılan cezai şart da ----- geçersizdir. Dava konusu araç satış sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle, -------- olduğu anlaşılmakta olup, bu tür geçersiz sözleşmelerde taraflar sözleşme uyarınca birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteme hakkına sahiptirler. Somut olayda da geçersiz sözleşme nedeniyle herkes aldığını iade ile yükümlüdür. Yine geçersiz olan sözleşme nedeniyle cezai şart talebinde bulunulamayacağı kanaatine varılmıştır....
ye devrettiği, evin satış işleminin gerçekleşmemesi ve katılanın kapora olarak verdiği 20 Bin TL'lik senet ile araç bedeli olan 50 Bin TL'yi iade etmesini istemesi üzerine sanığın sözleşmeye 8. madde olarak alıcının kısa bir süre içerisinde satış almak için başvurmadığı takdirde, satışı almaktan vazgeçmiş sayılacağına ve sözleşme hükümlerinin yerine getirileceğine dair madde eklediğinin iddia edildiği somut olayda, sanığın alınan savunmalarında bu olay nedeniyle katılandan araç almadığını, sadece aracın satışına aracılık ettiğini, katılanın sunduğu araç satış sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, ayrıca senedi de sonuç doğuracak şekilde kullanmadığını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla bahse konu araç satış sözleşmesi aslının katılandan istenip, katılan ve sanığın imza-yazı örnekleri de temin edilerek, sözleşme üzerindeki imza yazılarla karşılaştırılması amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca iade edilmeyen senedin...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tesbit tescil ve muarazanın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı olan araç resmi şekilde davalı ... ye satılarak teslim edilmiş ise de davalının araca ait trafik kaydını üzerine yaptırmaması nedeniyle tahakkuk eden vergilerin müvekkilinden talep edildiğini belirterek, araç malikinin ... olduğunun tesbitiyle satış tarihi baz alınarak alıcısı adına tesciline, davalı Vergi Dairesi Müdürlüğünün çıkardığı muarazanın men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır....


