Öte yandan somut olayda ileri sürülen ayıbın aracın ön kaputu üzerinde meydana gelen boya çatlağından ibaret olduğu belirtilmektedir. Bu durumda söz konusu ayıbın imalat hatası mı gizli veya açık ayıp mı olduğu irdelenip, bu ayıbın süresinde davalıya ihbar edilip edilmediği dosya içindeki bilgi ve belgeler incelenerek (servis formları) belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca dava konusu aracın değişimine karar verildiğine göre herkes aldığını, aldığı şekilde iade etmekle mükelleftir. Aracın davacı elindeyken kaza yaptığı ve bu kaza nedeniyle değerinde eksilme olduğu kuşkusuzdur. Bu yönün de düşünülmemiş olması kabul şekliyle isabetsizdir....
Otomotiv A.Ş.den 31.8.2005 tarihinde satın ve teslim aldığını,araçta 15.1.2005 tarihinden 28.1.2006 tarihine kadar çeşitli arızaların meydana gelmesi ile toplam 7 kez servise başvurulduğunu,aracın ayıplı olduğuna dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinin tespit raporu ile belirlendiğini,ayıplı aracın iadesi ile araç için ödediği bedel ile aracı kullanamamaktan dolayı uğradığı zararlarının tahsilini istemiştir. Davalılar ,davanın reddini dilemişlerdir....
Araçta gizli ayıbın olduğu ancak arızanın onarımla giderildiği ve aracın davacı tarafça kullanıma devam edildiği sabittir. Serviste onarımın yapıldığı,davacının buna itirazının olmadığı, arızanın giderilmiş olduğu, davacının aracı kullanmaya devam ettiği, bu nedenle değişim için gerekli koşulların oluşmadığı kanaanti hasıl olmuştur. Ancak yarım motor ve parça değişikliği ile aracın orjinalliği bozulmuş ve bu durum ruhsata işlenmiştir. Bunun 0 km olarak alınan araçta değer kaybına sebep olacağı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Az yukarıda açıklandığı şekilde tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Davacı vekili tarafından mahkemeye hitaben sunulan 4.7.2012 tarihli dilekçe ile davacı tarafın öncelikli isteminin ayıplı olduğu tespit edilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacının bu istemi ıslah mahiyetinde olup, hal böyle iken mahkemece talep dışına çıkılarak araç bedeline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 4-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir....
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, servis kayıtlarına göre aracın ayda yaklaşık onbin km yol yaptığı, bu mesafenin şehir içi yolcu taşımacılığında dolmuş hattında gerçekleştiği, bu nedenlerle servis işlemlerinde gerçekleşen onarım, değişim, bakım ve benzeri işlemlerin tamamının ortalama ve normal durumlar olduğu, satıma konu aracın ayıplı olmadığı, mevcût bakım ve onarımın aracın yoğun kullanımından kaynaklandığı, ilk şanzıman arızasının ayıptan kaynaklanabileceği ancak şanzıman değiştirildikten sonra arızanın tekrar etmiş olmasının en azından sonraki arızaların kullanımdan kaynaklandığını gösterdiği, ilk şanzıman arızasının ayıptan kaynaklanabileceği söz konusu olsa da davacının yasal süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
MUHALEFET ŞERHİ Uyuşmazlık, satın alınan sıfır aracın gizli ayıplı olması nedeniyle servise bırakılmasının davacının seçimlik hakkını onarım yönünde kullanıldığı anlamına gelip gelmeyeceği konusunda toplanmaktadır....
Mahkemece, aracın gizli ayıplı olduğu, davacı tüketicinin seçimlik haklarının oluştuğu ancak ayıplarla ilgili işlemlerin yapılarak değiştirlen parçalarla birlikte arızanın giderildiği, davacının seçimlik haklarından ücretsiz onarım hakkını kullandığı, aracın sık sık arızalanmasının değişim için yeterli olmadığı ayrıca araçtan yararlanamamasının süreklilik arzetmesi gerektiği ancak davacının aracı kullanmaya devam ettiği değerlendirilmiştir....
Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle: Dava konusu aracın akümülatörünün araçtaki onarım sürecinde şarj olmadığı ve aracın uyku moduna geçmediği, akümülatörün uzun süre derin deşarj durumda kaldığı, Dava konusu aracın akümülatörün uzun süre derin deşarj durumda kalması sebebiyle kullanılmaz duruma geldiğini, dava konusu aracın akümülatörün uzun süre derin deşarj durumda kalmasının servisin ayıplı hizmetinden kaynaklandığı, yetkili servis hizmetinin ayıplı olduğu, davacının akü bedeli olarak ödemiş olduğu 42.018,69 TL KDV dahil bedeli talep edebileceği mütalaa edilmiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, açılan dava davacıya ait araçta meydana gelen kaza neticesinde tamirat işlemlerinin uzun sürdüğünden bahisle aracın aküsünün bitmesinden kaynaklı ödenen akü değişim bedelinin davalıdan istemine ilişkindir....
K A R A R Davacı, sıfır km olarak satın aldığı aracın garanti süresi içerisinde arızalandığını, yetkili servise teslim ettiğinde iş emrinin doğruyu yansıtmayan şekilde düzenlendiğini ve teslimin yasal sürede yapılmadığını ileri sürerek gizli ayıplı aracın misli ile değişimini veya ödediği bedelin avans faizi ile davalılardan tahsilini istemiş, dava değeri göstermemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, aracın su alması nedeni ile arızalandığının tespit edildiği bu nedenle davacı taleplerinin yerinde olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, sıfır km olarak alınan aracın gizli ayıplı olduğu iddiası ile açılan misli ile değişim veya bedel iadesi istemine ilişkindir....
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, yada aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir.Davacı vekili 22.05.2007 tarihli ikinci celsede aracın yenisi ile değiştirilmesini, aksi halde ayıp oranında satış bedelinde indirim yapılmasına karar verilmesini istemiştir.Öyle olunca,davacının talebinin aracın yenisi ile değiştirilmesi olduğunun kabulü gerekir.Mahkemece işin esası incelenip değişim koşulları bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir....


