Dosya kapsamı yukarıdaki kanun maddeleri ışığında değerlendirildiğinde; davacı vekilinin Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/05/2024 tarihli görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2024 tarihli tensip tutanağının 6 nolu bendi gereğince arabuluculuk son tutanağının sunulması için ihtarlı tebligat çıkartılmasına karar verilmesi üzerine 14/05/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu arabuluculuk tutanağından anlaşılmaktadır. Davadan önce arabuluculuğa ilişkin anlaşmazlık son tutunağının dosyaya sunulmadığı, arabuluculuk sürecinin başlangıç tarihinin 14/05/2024 olduğu son oturum tarihi ile anlaşamama tutanağının düzenlediği tarihin ise 02/08/2024 tarihi olduğu görülmekle menfi tespit davasının ilk açıldığı 08/05/2024 tarihi itibariyle davacının dava tarihinden tarihinden evvel arabuluculuğa başvurmadığı ve arabuluculuk işlemlerini tamamlamadığı gibi Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin......
Somut olayda; davacı tarafça dava açılmadan önce arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmiş ise de arabuluculuk anlaşamama son tutanağının ıslak imzalı olarak düzenlendiği, davacı vekilinin dava açarken arabuluculuk son tutanağının fotokopisini sunduğu, Uyap sisteminden yapılan kontrolde arabulculuk dosyası içerisindeki ıslak imzalı son tutanağın yine taranmış halinin mevcut olduğu ve üzerinde arabulucunun e-imzasının da bulunmadığı, davacı vekiline son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için kesin süre verilmiş olmasına rağmen davacı vekili tarafından son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunulmadığı, 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 7155 sy yasanın 23. Maddesi ile eklenen 18/A maddesinin 2....
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan bakiye alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 27.01.2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Aynı Yasa ile 6325 sayılı Kanuna dava şartı arabuluculuk başlığı ile 18/A maddesi de eklenmiş olup bu madde uyarınca yapılan incelemede davacının arabulucuya başvurduğu, 25.11.2020 tarihinde yapılan toplantıya tarafların katıldığı, 09.12.2020 tarihinde yapılan toplantı neticesinde tarafların anlaşamadıklarına ilişkin arabuluculuk son tutanağının da düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Dava tarihinden sonra davalı tarafın ---- Esas sayılı takip dosyasındaki itirazından feragat etmesi nedeniyle dava konusuz kalmıştır. Davacı taraf davadan önce ödeme yapılmaması nedeniyle dava açmakta haklıdır....
Hal böyle olunca tarafların zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuk faaliyetinde bulundukları ve sürecin sonunda anlaşamadıkları, hazine tarafından ödenecek olan arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olduğu, arabuluculuk tutanağının düzenlenmesine davalılar tarafından katılmış olsa da olmasa da sonuç itibariyle toplantıya katılan davacının haklı olduğu gibi arabuluculuk tutanağına katıldığı, bu durumda haksız olarak itiraz eden davalıların arabuluculuk ücretinden müteselsilen sorumlu bulundukları kabul edilmiştir. Yapılan açıklamalar karşısında davacının, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı icra dosyasının borçluları davalılar ......
ın katılımı ile taraflar arasında "İhtiyari Arabuluculuk" görüşmelerinin gerçekleştirildiği, tarafların yapılan görüşme neticesinde "Anlaştığı" ve akabinde davalı ... tarafından davacıya 21/07/2023 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığı, söz konusu ihtiyari arabuluculuk tutanağının resmi belge hüviyetinde olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09/06/2022 Tarih ve 2021/1271 Esas-2022/4686 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere resmi arabulucu tarafından tanzim edilen tutanağın ayrı bir sahtelik davasına konu edilerek sahte olduğunun ispat edilmesinin gerektiği, dosya kapsamında böyle bir iddia bulunmadığı gibi İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının geçerliliği konusunda davacı tarafça yargılamanın başından itibaren somut olarak geçersizlik sebepleri ileriye sürülmediği, bu konuda da tüm dosya kapsamında anlaşma tutanağının geçerli olmadığı yönünde hiçbir delil ve belge bulunmadığı, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 4....
Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri hesaplaması için sistem üzerinden yapılan inceleme neticesinde sarf kararı düzenlenmediğinden ödeme yapılmadığı, ancak ileride sarf kararı düzenlenmesi halinde arabulucuya ödenecek olan 1.320,00-TL tarife bedelinin her iki tarafında arabuluculuk oturumuna katıldığı ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği gözetilerek; davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesince dosyanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiğini, mahkemece yazılan gerekçeli kararda açıkça "...davanın tarafların tacir ve taraflar arasındaki ticari işten kaynaklanması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu, davanın görevsiz Tüketici Mahkemesinde 14/03/2023 tarihinde açıldığı, bu tarih öncesinde davacı tarafından dava şartı kapsamında arabuluculuğa başvuruda bulunulmadığı...." denildiğini, Denizli Arabuluculuk Bürosu'nun .... sayılı arabuluculuk sürecinin sonlandırma tarihinin 15.02.2023 olup, Tüketici Mahkemesinde dava açılma tarihinin 14.03.2023 olduğunu, dolayısı ile görevsiz mahkemede dava açmadan önce arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, Tüketici Mahkemesinde dava açılmadan önce yapılan arabuluculuk son tutanağının görülmemiş veya hataen farkedilmemiş de olabileceğini, ancak bu hususta da yasanın açık olduğunu, 6325 Sayılı kanunun 18 A/2 maddesi gereğince arabuluculuk son tutanağını...
ortağı olduğu şirket tarafından ödendiğini, arabuluculuk tutanağında genel kurulun yetkisine giren konularda diğer ortakların yetkilerini kısıtlayacak şekilde hükümler getirilmesi, şirkete ait otel otel, cafe,teleski, kayak odası vs tesisler için 10.000.000 euro'luk tekliflin kabul edilmemesine karşın devir bedeli olarak 72.000 tl belirlenmesi, buna karşın arabuluculuk ücretinin şirket tarafından ödenmesi yönünde hüküm alınması arabulucunun görevlerini yerine getirmediğini, arabuluculuk tutanağının usul ve yasaya aykırı olduğunu gösterdiği gibi, tutanağın müvekkilimizi yanıltmak, aldatmak ve bilgisizliğinden yararlanmak suretiyle ile imzalandığını ortaya koymakta olduğunu, 17.08.2020 tarihli 1829 sicil numaralı arabulucu ırmak aslan tarafından arabuluculuk kanun ve yönetmeliği ile etik değerlere aykırı şekilde düzenlenen 17.08.2020 tarihli arabuluculuk anlaşma tutanağının iptaline karar verilmesi ve ... ... adına kayıtlı bulunan %10 hissenin iptali ile müvekkilimize iadesine karar verilmesi...
GEREKÇE : Dava, kaçak elektrik tüketim borcundan kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 28/12/2013 tarihli Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağının incelenmesinde; muhatap adının ... olduğu, kullanım yapılan ve tutanak düzenlenen yerin ticari ünvanının ... Şti. olduğu anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü 26/01/2023 tarihli cevabi yazısında özetle; ... Şti.'nin yetkilisinin ..., ortaklarının ... ve ... olduğu bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı ile celp edilen kayıt ve belgeler birlikte değerlendirilerek; 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesi uyarınca, pasif husumet ehliyeti dava şartı olup, aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gerekir. Somut olayda, dava konusu Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağının ......
Anlaşma tutanağının içeriğinden “anlaşılan hususlar” net bir şekilde görülebilmeli ve bilahare dava açma yasağına tabi olan bu hususlar tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça tespit edilebilmelidir.” şeklindedir. Kanun ve gerekçesinden anlaşılacağı üzere uyuşmazlığın arabuluculuk sonucu çözüme kavuşması sonucu dava açılamyacağı belirtildiğinden bu durum HMK 114/2 uyarınca özel dava şartı niteliğindedir. Arabuluculuk sebebi ile dava açılamayacağı hususu kesin olmamakla beraber bu özel dava şartının geçerli olmaması için arabuluculuk tutanağının sahteliği veya---sebebi ile geçersizliği söz konusu olabilcektir. Davacı tarafta arabulucuk tutanağının --- irade fesadına uğradığını iddia etmiştir. 6098 sayılı borçlar kanunun 28....


