WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Taraflar arasındaki muvazaa sebebiyle iptali davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı iflas idaresi ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili, davalı .........nin müvekkili bankaya olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile aralarında organik bağ olduğunu iddia ettiği davalı ......AŞ.ye 4/8 hissesine sahip olduğu taşınmazını 1997 yılında devrettiğini belirterek, BK.nın 18. maddesi gereğince muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali ile, taşınmazın haczine ve satışına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilleri, yapılan işlemlerde muvazaa bulunmadığını, gerçek bedel üzerinde bir bedel ödenerek taşınmazın devredildiğini, tasarrufun alacaktan önce olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır....

a tapuda satış suretiyle ve dava sırasında dahili davalılar ... ve ... tarafından tapudan satış suretiyle tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı bu satışların muvazaalı olduğunu ileri sürdüğünden muvazaa olup olmadığının araştırılması gerektiği bu defa yapılan incelemede anlaşılmıştır. Mahkemece muvazaa iddiası üzerinde durulmaksızın ve muvazaaya ilişkin delilleri toplanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.10.2012 tarihli, 2012/11030 Esas 2012/12077 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar bir kısım davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan annesi ...'ın 132, 189, 1614 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını, davalı damadı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescil istemiştir....

OTOMOTİV İNŞAAT TURİZM TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 23/06/2020 KARAR TARİHİ : 07/12/2020 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya şirket olarak mülkiyetin muhafaza kaydıyla bir araç sattıklarını, fakat aracı teslim alan davalının daha sonra senetleri ödemediğini, kendisinin ödeme gücü bulunmadığını, davalının borçlarından dolayı aracın üzerinde hacizler olduğunu, bu nedenlerle sözleşmenin feshini ve araç üzerindeki trafik kaydının müvekkil şirket adına tescilini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği gibi delilde bildirmemiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satış sözleşmesinin feshi ve satışa konu malın iadesine yöneliktir....

- K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında davacıya ait ... marka aracın 752.000,00 TL bedelle davalıya satışı hususunda 13/02/2015 tarihli noter araç satış sözleşmesinin düzenlendiğini, davacının sözleşmeye uygun olarak aracı davalıya teslim ettiğini ve 752.000,00 TL bedelli faturanın tanzim edilerek davalıya teslim edildiğini, davalının satış bedelinin 400.000,00 TL'lik kısmını banka havalesi ile ödediği halde fatura bedelinin bakiyesi 352.000,00 TL'nin ödenmemesi nedeniyle başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının aracın satış bedelini aldığını resmi senet niteliğindeki noter satış sözleşmesinde beyan ettiğini, bunun aksini yine resmi senet niteliğinde bir belge ile ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Dava, ticari araç satış sözleşmesinin iptali isteğine ilişkin olup, kararın temyizen incelenme görevi 19. Hukuk Dairesinindir. SONUÇ:Dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 19.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 16.7.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkilinin aleyhine yapılan icra takibinde, davalı tarafa gönderilen ödeme emrini 15/12/2016 tarihinde tebliğ aldıktan sonra müvekkil şirket adına süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davacı firma tarafından müvekkil şirkete kiralanmış olan araçlar hususunda muvazaa söz konusu olduğunu, ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı firma ile araç kiralama sözleşmesine istinaden ödemeler yapıldığını, davacı firma tarafından tarafımıza kiralanmış olan ... plakalı araç 3 ay süredir tamirde olduğunu, Araç kira sözleşmesinin 7/b gereğince "Araçların periyodik bakım ve onarım maliyetleri kira bedeline dahil olup KİRALAYANA aittir” maddesi ihlal edilmesi söz konusu olduğunu, davacı firma tarafından tamir edilmesi gereken araç halen tamir edilmemiş olup bu araca ilişkin faturaların müvekkiline gönderildiğini, ayrıca ... plakalı araç maliye tarafından ödenmemiş vergiler sebebiyle bağlanmış olduğunu, Araç Kira sözleşmesinin...

in arsa sahibi olduğu ve satış vaadi sözleşmesinin tarafı olarak sözleşmenin feshedilmesinde üçüncü kişilerden mal kaçırmak amacıyla hareket edildiği belirtilerek muvazaa iddiasında bulunulmuşsa da; muvazaa yapıldığına dair delil bulunmadığı, davacı iddiasını ispatlayamadığından birleşen davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ...'...

Önalım hakkını kullanan paydaşın bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret olan önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazda 4/64 payın davacı, 1/4 payın davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davalının, 17.12.2010 tarihinde dava dışı Sadi’den tapuda payı devraldığını davacıya 21.03.2011 günlü Noter ihtarıyla bildirdiği, davanın ise, 20.04.2011 tarihinde açıldığı görülmektedir. Bilirkişi kurulunun 27.03.2012 günlü raporunda, çekişme konusu payın 456.329,70 TL değerinde olduğu tespit edilmiş, mahkemece belirlenen bu bedel ile tapu harç ve gideri toplamı depo ettirilerek bu değer üzerinden dava kabul edilmiştir. Davalıya pay satışını düzenleyen resmi senette satış bedeli 500.000 TL'dir....

Şöyle ki; davacı, nizalı taşınmazı davalı ... ... ile evlenmeden önceki şahsi birikimleri ve düğünde takılan ziynet eşyaları ile aslında kendisinin satın aldığı halde Hollanda Ülkesinde çalışması sebebiyle davalı ... adına tapuya tescil edildiğini, davalı aleyhine açtığı boşanma davasının yargılaması sırasında aslında gizli bağış olduğu halde tapuda muvazaalı olarak satış işlemi olarak gösterilerek diğer davalı ...'a devir ve temlik edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Dava, Borçlar Kanununun 18.maddesi uyarınca açılmış genel muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır....

UYAP Entegrasyonu