"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi - K A R A R - Uyuşmazlığın sahte vekaletname ile noterde yapıldığı ileri sürülen araç satışının iptali istemine ilişkin olmasına ve davanın ... olarak açılmış bulunmasına göre, Sulh hukuk Mahkemesince verilen kararın temyiz incelemesi Yüksek 3.Hukuk Dairesinin görevi dahilindedir. Ancak belirtilen Yüksek Dairece de görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığı Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca çözümlenmelidir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın Yüksek 1.Başkanlığa sunulmasına, 10.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
e araç satışının resmi yollarla yapıldığını, davalının araç satım bedelini alamadığını iddia ederek Antalya 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/118 sayılı dosyasından açılan davada araç üzerine ihtiyati tedbir koydurduğunu, davalının araç üzerinde hiç bir hakkının bulunmadığını ileri sürerek dava konusu araç üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu araç üzerindeki ihtiyati tedbir kararının Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince konulduğunu, yargılamanın devam ettiğini, davacının bir başka mahkemece konulan tedbirin kaldırılmasını istemesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulü dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (3.kişi) vekili, Edirne 1.İcra Müdürlüğünün 2009/1483 Esas sayılı dosyasından, davalı (alacaklı) tarafça davalı borçlular aleyhine yapılan takipte, müvekkilinin haciz tarihinden önce noter satış sözleşmesi ile satın almış olduğu ...., plakalı araç üzerine haciz konulduğunu ileri sürerek, araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (alacaklı) banka vekili, araç satışının İİK.nun 278/2.maddesi gereğince bağışlama hükmünde olup, alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı bir işlem olduğunu savunmuştur. Davalı borçlular, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Müsadere talebinin reddine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Dava konusu araç hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.07.2011 tarih, 2011/28172 E. sayılı müsadere talebinde bulunulması ile Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nün 19.09.2011 tarihli yazısında 1998 model, 323 tipi Mazda marka, ... motor, ... şase numaralı otomobilin ... adına ... plakaya tescilinin yapıldığı belirtilmesi karşısında; suça konu aracın ne şekilde tescil edildiğinin, millileştirilip millileştirilmediğinin, Gümrük İdaresi tarafından satışının yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre aracın bizatihi müsaderesi ya da araç bedelinin müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı olup, katılan ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 13/03/2009 gününde verilen dilekçe ile araç satışının iptali ile aracın davacıya teslimine veya araç bedelinin tahsilinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 22/06/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/02/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin ticari araç satışı nedeniyle davalıya bono verdiğini, bono bedelinin ödenmesi üzerine aracın kati satışının yapıldığını, bedelsiz kalan senedin davalı tarafından icra takibine konu edildiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kalan alacağını teminen elinde bono bulunması nedeniyle aracın kati satışının yapıldığını, kati satış yapılmasının bononun ödendiği anlamına gelmeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, düzenlenen oto satış protokolü hükümleri gereğince vasıtanın borç bitiminde devrinin yapılacağına ilişkin düzenleme ile Kati Taşıt Satış Sözleşmesi içeriğine göre davalıya borcun tamamının ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....
Davacı, dava dilekçesiyle takipten sonra davalının kendisini arayarak durumu düzeltmek amacıyla bahse konu aracı başkasına satmak üzere 26.000,00 TL'ye almayı kendisine ise bir başka aracı satmayı teklif ettiğini ve bu şekilde dava konusu aracı verdiğini ve kendisine fiyat ve ödeme koşullarında anlaştığı bir başka aracın satışının yapıldığını belirtmesine ve sunduğu 06/11/2012 tarihli 2. el araç alış formunda bu bedel (26.000,00TL) karşılığında müşteri bulunması halinde araç ile ilgili herhangi bir hak iddia etmeyeceğini taahhüt ettiğinin ve forma göre komisyon ücreti de belirlenmediğinin anlaşılmasına göre davacının bahse konu araç nedeniyle uğradığı zararla ilgili olarak davalı tarafla anlaştığı ve talep haklarından vazgeçtiği sonucuna varılarak davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekide tazminat hakkının devam ettiği kabulüyle takibin dava konusu edilen kısmı yönünden devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma nedenine...
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece kullanım alanı kalmayan araç ve ekipmanların satışının yapıldığı, taşıtların eski model olduğu ve ekonomik ömrünü doldurduğu, hurda niteliğinde olan araç ve ekipmanın kendilerine devri gerekirken piyasaya satışının yapılamayacağı, satışa konu araç ve ekipmanın hurda niteliğinde olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yapılmadığı, eksik inceleme yapılarak karar verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek sebepler olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir....
ın aracını satılığa çıkaran katılan ile bağlantı kurup aracın peşin olarak satışı konusunda anlaştıkları, bankadan para çekilirken aracın resmi satışının yapılması için katılanı ikna ederek aracın satışının yanında çalışan diğer sanık ... adına yapılmasını sağladığı, resmi satış yapıldıktan sonra mesai saati bitimine kadar katılanı oyaladıktan sonra pazartesi ödemek üzere gönderdikleri ancak belirtikleri tarihte de ödememek suretiyle sanıkların dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilen olayda; sanıklar savunması, katılan beyanı, araç satış sözleşmesi uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor ile dosya kapsamından sanıkların üzerine atılı suçu işlediğine yönelik mahkemece verilen mahkumiyet hükmü ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'...
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkette 25/05/2012 tarihinde 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, 14/04/2014 tarihinde şirketteki payının tamamını devrettiğini ve aynı toplantıda yeni yönetimin seçilerek müvekkilinin yöneticilik görevinin sona erdiğini, bu tarihten sonra müvekkilinin işçi statüsü ile çalışmaya devam ettiğini, araç satışının 26/05/2014 tarihinde yapıldığını, araç devri sırasında müvekkilinin işçi olduğunu, 15/06/2014 tarihinde işçi, işveren ilişkisinin de sona erdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir....


