WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Anlaşmalı boşanma yönünden oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanma davalarında kabulün hukuki sonuç doğurmayacağının (TMK. md. 184/3) davada Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma koşullarının oluşmadığının, terk hukuki sebebine dayalı davanın veya davalı kadın tarafından usulünce açılmış bir karşı davanın da bulunmadığının anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90'ar TL. temyiz başvuru harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.03.2011 (Pzt.)...

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, anlaşmalı boşanma protokolünden kaynaklanan alacak davası olup, uyuşmazlık davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi. 3....

a satış suretiyle temlik ettiği, temlik tarihinden 1 gün önce 28.04.2014 tarihinde tarafların anlaşmalı boşanma protokolü imzalayarak birlikte anlaşmalı boşanma davası açtıkları ve davacı tarafından dava dışı ...'in genel vekaletname ile vekil kılındığı, temlikten sonra 23.05.2014 tarihinde boşanma davasının ilk duruşmasında ...'ın anlaşmalı boşanma davasını zinaya dayalı çekişmeli boşanma davasına dönüştürdüğü ve davanın halen sürdüğü anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, "hile"(aldatma); genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(TBK) 36/1....

Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir. Takip işlemlerinin hızlandırılması, İİK’nın .... maddesi uyarınca sürelerden feragat ve haczin borçlunun beyanı üzerine konulması, tek başına muvazaayı gösteren vakıalar değildir. Muvazaa hukuki nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıda olup, somut olayda davalı, alacağının gerçek bir alacak olduğunu, birbirini teyit eden ve takipten önce düzenlenmiş usulüne uygun delillerle ispatlamalıdır....

İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. Tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar anlaşmalı olarak ... ... 4. Aile Mahkemesi'nin 2015/108 E., 2015/79 K. sayılı kararı ile boşandıkları, boşanma dosyasındaki protokolün 2. Bendinde "NAFAKA VE TAZMİNAT HUSUSU: ... olarak davacı ... davalı ... ...'a 30.000 TL ödeme yapacak...", 4. bendinde 'EŞYALAR HUSUSU: Taraflar özel ev eşyaları konusunda anlaşmışlardır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Toplanan delillerden, boşanma protokolüne dayalı olarak annenin küçük...'ya velayeten icra takibi yaptığı davacı babanın ise eldeki menfi tespit davasını açtığı davayı küçüğe velayeten anneye yönelttiği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında... ergin olduğundan vekil tarafından...'dan da vekalet alınarak davaya devam edilmiştir. Dava...'ya velayeten anneye yöneltildiğine göre davada iki davalı olduğu söylenemez. Buna rağmen davada iki davalı varmış gibi davalı ... ... lehine de vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir. Ancak ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK. md. 438/7)....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak KARAR 1- Taraflar arasında 2007 yılında açıldığı ancak dava neticelenmeden her iki tarafın anlaşarak bir araya geldiği bildirilen nizalı boşanma davasına ilişkin dava dosyasının Mahkemesinin, Esas ve Karar numarasının taraflardan sorulup tespiti ile söz konusu dava dosyasının incelenmek ve iade edilmek üzere bulunduğu yerden getirtilerek dosya arasına eklenmesi, 2- Taraflar arasındaki anlaşmalı boşanma davasına ilişkin .Aile Mahkemesi'nin 2012/762 Esas ve 2012/857 Karar sayılı dava dosyasının incelenmek ve iade edilmek üzere bulunduğu yerden getirtilerek dosyasına eklenmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın Yerel Mahkemesi'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE, 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Bu bakımdan tarafların anlaşmalı boşanma protokolü yaparken mal rejimi konusunda anlaşmaları zorunlu değildir. Ancak, taraflar anlaşmalı boşanma protokolü yaparken aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan mallar bakımından anlaşmalarına engelleyen bir hükümde bulunmamaktadır. Bu nedenle, mal rejimi konusunda bir anlaşma yaparken bunu açık bir şekilde ifade etmeleri gerekmektedir. Örneğin, katılma alacağı ile değer artış payı alacağına konu mallar üzerinde herhangi bir hak talep etmiyorum, yada ev eşyalarından, taşınır ve taşınmaz mallardan kaynaklanan bir alacak isteğim yoktur veya katkı, katılma ve değer artış payı alacağı istemiyorum şeklinde açık bir biçimde genel kavramlardan hareket edilerek protokol yapmaları mümkündür. Tüm sorun katkı, katılma ve değer artış payı alacağı isteyip istemediklerini belirten genel kavramların protokolde yer alması ve bunun açık bir biçimde ifade edilmesidir....

C.İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamında davalı davacının sözleşme kurulurken yanılma, aldatılma ve korkutma nedeniyle sözleşmenin iptali davasının şartlarının oluşmadığı, tanığın beyan ettiği erkeğin ''Evi bana vermez isen boşanmam'' söylemi kanunun aradığı, sözleşmenin iptalini gerektirecek korkutma şekli olmadığı, tanık Semra'nın '' Davalıdan duyduğum kadarıyla davacı davalıya anlaşmalı boşanma sürecinde evi ver yoksa kan çıkar demiş. '' şeklindeki beyanı görgüye dayalı olmayıp hükme esas alınacak nitelikte olmadığı, aynı tanığın '' davacı davalıya evin yarısını ver diye baskı yaptığını biliyorum. '' şeklindeki beyanı ise somut olaylara dayalı beyan olmayıp hükme esas alınmadığı, kaldı ki 6098 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi gereğince yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yaptığı iddiasında bulunan tarafın yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da...

UYAP Entegrasyonu