olarak boşandıklarını, boşanma dava dosyasına “anlaşmalı boşanma protokolü” başlıklı protokolün sunulduğunu, duruşmada protokolün aynen geçerli olduğuna ilişkin beyanda bulunarak beyanların taraflarca imza altına alındığını ve ......
Davacı bu davada, haksız azil nedeniyle ödenmeyen vekalet ücretinin tahsilini talep etmiş, davalı ise, sözleşmenin boş olarak imzalatılıp sonradan doldurulduğunu, dava sırasında eşiyle anlaşmalı boşanma yolu açılmasına rağmen davacının bunu kabul etmediğini savunarak azlin haklı olduğunu, bu nedenle davacının sözleşme gereğince vekalet ücreti talep edemeyeceğini bildirmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, azlin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalının azil nedenleri olarak açıkladığı, “sözleşmenin boş olarak imzalatılıp sonradan doldurulduğu”, “mahkeme masrafları için davacının fazla para istemesi” ve “anlaşmalı boşanmayı davacının kabul etmemesi” hususları, davalı tarafından ispat edilememiştir....
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçla ilgili olarak taraflar arasında yapılan kesin hesap protokolüne dayalı alacak istemine ilişkin bulunduğundan, temyiz itirazlarını inceleme görevi Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesi'ne ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın temyiz itirazlarını incelemekle görevli Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 12.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların anlaşmalı boşanma olarak açtıkları davada boşanma kararından önce sözleşmenin imzalandığını, akabinde yapılan anlaşmalı boşanma sözleşmesiyle her iki tarafın hak ve tasarruflarından vazgeçtiğini, bu yönde mahkemece kararın verildiğini ve Türk Mahkemelerince tanındığını, davacının 2017 yılında açmış olduğu katkı payı alacağından da feragat ettiğini, dolayısıyla sözleşme nezdinde evliyken taraflar arasında alacak -borç ilişkisinin bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmenin boşanma tarihinden önce olduğunu, anlaşmalı boşanma protokolünün ise daha sonra taraflarca düzenlendiğini, davacının talep ettiği bedelin yasal dayanağının bulunmadığını ve bu nedenle davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığını belirterek sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Taraflar her ne kadar kesinleşen ilâm ile boşanmış iseler de, açılan davanın konusu taraflar arasındaki boşanma protokolüne ilişkin olduğundan, davaya bakmak ile görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Görevle ilgili hususlar re’sen gözetileceğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 244.50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflarca karşılıklı olarak evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak (TMK m. 166/l-2) boşanma davası açılmış olup, yargılama aşamasında tarafların anlaşmaları üzerine mahkemece her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş ve hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesine dayalı olarak boşanma davası açmış, tahkikat aşamasında taraflar anlaşmış, 05.03.2015 tarihli protokolü dosyaya sunmuşlar, mahkemece tarafların Türk Medeni Kanununun 166/3 maddesine göre boşanmalarına karar verilmiş ve hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflarca karşılıklı olarak evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak (TMK m. 166/l-2) boşanma dava açılmış olup yargılama aşamasında tarafların anlaşmaları üzerine mahkemece her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş ve hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır....
Tüketici Mahkemesi ve 4.Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, davacının davalı eski eşine ve arsa sahibine karşı,evlenme protokolüne dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin davada, davacının eşine karşı açtığı davası bu davadan tefrik edilerek, davaya davacının arsa sahibine karşı açtığı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olarak devam edilmiştir Dosya kapsamından; davacı ... ...'nun davalılardan ...'nun eski eşi olduğu, diğer davalı ...'ın ise arsa sahibi olduğu, ... 3.Aile Mahkemesinin 17.07.2006 Tarihli boşanma kararı ile protokol gereği dava konusu, arsa sahibi ... ile davacının boşandığı mütaahit eşi ... arasında Kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan taşınmazın davalı ... tarafından davacı ... ...'...
boşanma protokolünde kullandıkları "..eşya, eşya bedeli, herhangi bir mal, katkı payı, katkı payı alacağı ve başka isimler altında talep edebileceğimiz hiçbir alacağımız yoktur." ifadesi ile boşanma dava dosyasında imzalı beyanlarında kullandıkları "diğer mal varlığına yönelik talebi" (mal) ifadesi Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre mal rejiminin tasfiyesini de kapsadığı, bahsedilen “ mal varlığı ''(mal) tabirinden mal varlıklarına ilişkin ayni ve kişisel hakların tamamının anlaşılması gerektiği, erkeğin boşanma davasında açıkça katkı payı, alacak talebi olmadığını beyan ettiği, davaya konu araç ve taşınmazların 01.01.2002 tarihinden sonra evlilik birliği içinde edinildiği bu nedenle edinilmiş mal kapsamında olduğu, anlaşmalı boşanma davasında sunulan protokoldeki ve duruşma sırasında tarafların beyanlarındaki katkı payı ifadesinin değer artış payı ve katılma alacağını da kapsayacağı, tarafların boşanma koşullarını karşılıklı bu şekilde kabul ettikleri, bu kabulden sonra davacının...


