WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

DAVA 1.Davacı kadın dava dilekçesinde özetle; tarafların anlaşmalı olarak boşanmak istediklerini, anlaşmalı boşanma için kanunun aradığı tüm şartların oluştuğunu, protokol doğrultusunda boşanmalarına karar verilmesi gerektiğini ileri sürere 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davasının kabulüne tarafların boşanmalarına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davacı10.12.2021 tarihli duruşmada; davalının duruşmaya gelmediğini, anlaşmalı boşanmaktan vazgeçtiğini, davasını çekişmeli boşanmaya çevireceğini beyanla, 17.01.2022 tarihli çekişmeli boşanma dava dilekçesinde; anlaşmalı boşanma davasının anlaşmasının bozulduğunu, davanın çekişmeli boşanmaya döndüğünü, evlilik birliği boyunca edinilen malların ortak bir şekilde paylaşımını istediğini, davanın en kısa sürede sonuçlanmasını istediğini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı erkek süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III....

Davalı vekili, aile mahkemesinin görevli olduğunu, davacının iddialarının müvekkilinin kişisel haklarına saldırı niteliğinde olduğunu, davalının şiddetli geçimsizliğe dayalı boşanma davası açmaya hazırlanırken tarafların anlaşmalı boşanmaya karar verdiklerini, davacının vergi hususunda sorunlar yaşanabileceği kaygısı ile davalı lehine olan mali unsurları boşanma protokolünde göstermek istemediğini, davalının bunu kabul ettiğini, böylece boşanma prokolünde tarafların birbirlerinden hiçbir talebinin olmadığı şeklinde düzenleme yapıldığını, davalının uzun yıllar süren evliliğini hiçbir mali hak almadan sonlandırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının tazminatın bir kısmının boşanma öncesi, bir kısmının ise boşanma sonrası davalıya ödediğini, davalının dava konusu bağımsız bölümü davacının ödediği tazminat ile satın aldığını, davacının 02.01.2015 tarihinde müvekkiline 200.000,00TL havale ettiğini, davacının iddiaları gerçek olsaydı davacının taraflar yeniden evlendikten...

HUKUK DAİRESİ Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen işyeri devir sözleşmesine (protokolüne) dayalı alacak ve tazminat istemine ilişkindir. Davanın niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 11. Hukuk Dairesinindir. Dosya, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince incelenerek görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmiş olup, 23.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6723 sayılı Yasanın 21.maddesi ile değiştirilen 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60/3 maddesi uyarınca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine, 11.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Mahkemenin nitelendirmesine göre, uyuşmazlık; satış protokolüne dayalı alacak istemine ilişkin olup, hükmün temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın, temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 13. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 26.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Aile Mahkemesi TARİHİ : 09/12/2014 NUMARASI : 2014/100-2014/597 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından; tamamına yönelik olarak, davacı kadın tarafından ise; nafakaların miktarı ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı kadın tarafından anlaşmalı boşanma davası açılmış, davalı erkek dava dilekçesine cevap vermemiş, 06.03.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında tarafların uzlaşması sağlanamadığından dava Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddelerinde düzenlenmiş olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasına dönüşmüştür....

(HMK m. 363/1) Somut olayda; mahkemece davalı-karşı davacı erkeğin açtığı davada boşanma hükmü davacı-karşı davalı kadın tarafından istinaf edilmemiş, davalı-karşı davacı erkek tarafından da karar boşanmanın ferileri yönünde istinaf edilmiş olmakla erkeğin davasında mahkemece kurulan boşanma hükmü 23.03.2017 tarihinde kesinleşmiş, davacı-karşı davalı kadının açmış olduğu boşanma davası da yine aynı tarih itibari ile konusuz kalmıştır. Her ne kadar Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün kanun yararına temyiz istemimde; tarafların daha sonra açtıkları anlaşmalı boşanma davasındaki boşanma hükmünün eldeki çekişmeli boşanma davasındaki hükümden önce kesinleştiği belirtilmişse de; tarafların anlaşmalı boşanma davasındaki hüküm, davalı-karşı davacı erkeğin açmış olduğu, çekişmeli boşanma davasındaki hükmün kesinleştiği tarihten daha sonra 08.10.2018 tarihinde kesinleşmiştir....

Davacı kadın tarafından işbu boşanma davasından önce 19.02.2013 tarihinde açılan ve feragat edilen önceki dava anlaşmalı boşanma davası olup, davacı kadının anlaşmalı boşanma davasında dayanılan bir olgu ve vakıa yoktur. Bu nitelikteki davadan feragat, anlaşma iradesinden dönme niteliğindedir ve dayanılan bir vakıa mevcut olmadığı için vakıaları affetme diye bir sonuç da olamaz. Açıklanan sebeplerle davacı kadının anlaşmalı boşanma davasından feragat etmesinin erkeğin kusurlarını affettiği veya hoşgörü ile karşıladığı, bu sebeple de davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyorum....

Yargılamanın tahkikat aşamasında ise taraflarca imzalanmış karşılıklı olarak birbirinden nafaka, maddi ve manevi tazminat taleplerinin olmadığına dair beyan içeren anlaşmalı boşanma protokolü ibraz edilmiş ise de anlaşmalı boşanma gerçekleşmediğine göre bu beyan yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinden feragat niteliğinde kabul edilemez. Mahkemece davalı tam kusurlu bulunarak boşanmaya karar verildiğine ve bu kusurlu davranışların kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğunun ve yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasından davacı kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği de anlaşıldığına göre davacı kadın lehine uygun miktarda yoksulluk nafakası (TMK.m.175), maddi ve manevi tazminata (TMK.m.174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile taleplerin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 2-Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür....

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflara usulünce tebliğ edilmiş, taraf vekilleri temyiz süresi içerisinde dosyaya 10.10.2022 tarihli anlaşmalı boşanma protokolünü sunmuşlardır. İş bu anlaşmalı boşanma protokolü başlıklı dilekçeden, tarafların boşanma ve boşanmanın mali sonuçları ile velâyet ve kişisel ilişki düzenlemesi konusunda anlaşmaya vardıkları anlaşılmaktadır. O halde, boşanma ve boşanmanın fer'îlerine ilişkin anılan protokol hükümleri dikkate alınarak, taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle boşanma ve fer'îleri yönünden sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma - Alacak Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesinde yazılı anlaşmalı boşanma koşulları oluşmamış bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.02.2007...

UYAP Entegrasyonu