WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

Yukarıda değinilen üç koşulun yanı sıra, yapının bulunduğu arazi parçası davalıya ait taşınmazın bir kısmını kapsıyor ise tescile konu olacak yer, inşaat alanı ile zorunlu kullanım alanını kapsayacağından mahkemece iptal ve tescile karar verebilmek için bu kısmın ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; Davalı-karşı davacı, taşınmazın paydaşlarından ... ve ... ’in izni ile davaya konusu taşınmazda bina yaptığını ileri sürmüş ise de davalının bina yaptığı tarihte taşınmaz 1/3 hisse ile davacı ..., 1/3 hisse ile davacı Şaziment Öztürk ve 1/3 hisse ile davacı ... adına kayıtlıdır. Tapulu bir taşınmazda malikin rızası ile bina yapan kişinin ileride mülkiyetin kendisine devredileceği inancı taşıdığı düşünülerek iyiniyetli olduğu kabul edilebilir....

İhtisas Kurulunun 19.06.2019 tarihli raporunda mağdurede hafif-orta derecede zeka geriliği saptanıp, mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği, ancak yakın çevresinde yaşayanlar tarafından tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği ve beyanlarına ana hatları ile itibar edilebileceğinin belirtilmesi, sanığın aşamalarda mağdurede zeka geriliği olduğunu bilmediği yönündeki savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, hafif-orta derecede zeka geriliği bulunan elli yaşındaki mağdurenin rızası doğrultusunda değişik zamanlarda iki kez vajinal yoldan cinsel ilişkiye giren sanığın mevcut durumu bilerek eylemlerini gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı" gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4....

Mahkeme bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, mahkemece, “…Bilirkişiler tarafından mahkememize sunulan 25.03.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda ana binaya eklenti kısımların yıkımında oluşacak titreşimlerinden ve güçten sadece davalıya ait ana binanın değil davacıya ait binanın da zarar görebileceğini, davacının binasında oluşan korozyon ve beton durumunun davalının binasında da aynı olacağı göz önüne alındığında statik açıdan binanın hatta davacının binasının da zarar görmesi durumunda bloğun tamamının yıkılarak eski hale getirilmesi ve yeniden projesine uygun olarak yapılmasının gerekeceği, davalının ana binaya sonradan yaptığı ve onaylı mimari projesine uygun olmayan kısımların ana binaya zarar vermeden yıkılmasının mümkün olmayacağı tespit edilmiştir....

Dava konusu ana gayrimenkulde davalıların mimari projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır. 3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4....

Mahkemece; vaziyet planında her ne kadar çizgi çekilerek ayrılan bölümler olsa da bağımsız bölümlere ait tapu kayıtları ve kat mülkiyeti kütüğü incelendiğinde; tapu kayıtlarında herhangi bir şerh ve beyan bulunmadığı, dosyada mevcut 25.11.2009 tarihli yönetim planında da ayrılan bölümlerin bağımsız bölüm sahiplerine özgülendiğine dair bir karar bulunmadığı, ana taşınmazın mimari projesi uygulanmak suretiyle aldırılan bilirkişi raporuna göre, ana taşınmazın ortak yerlerine, mimari projesine aykırı olacak şekilde bütün kat maliklerinin 4/5'inin rızası olmaksızın davalı tarafça müdahale edildiği ve ilaveler yapıldığı sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının vaki müdahalesinin men'ine, 17.12.2015 tarihli fen bilirkişisinin raporunda kırmızı ile taralı gösterilen kısmın kal'ine, 17.12.2015 tarihli fen bilirkişisinin raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Bu hükmü, ana ve babasının bilgisi ve rızası dışında evi terk eden çocuğu yanında bulunduran kişiye çocuğun ana ve babasını veya yetkili makamları durumdan haberdar etmek yönünde bir yükümlülük yüklemek suretiyle tamamlamak gerekir. Çocuğun evi terk etmesinin ana ve babada büyük bir tedirginlik oluşturduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Belirtilen gerekçelerle, Türk Ceza Kanununun, 'Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması' başlıklı 234 üncü maddesine, kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu rızasıyla da olsa yanında tutan kişiye çocuğun ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmek yönünde bir yükümlülük yükleyen ve bu yükümlülüğe aykırı davranışı suç olarak tanımlayan bir fıkra eklendiği" ifadelerine yer verilmiştir. Madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere bu suçla korunan hukuki değer, veli ya da vasinin çocuk üzerinde sahip olduğu velayet veya vesayet hakkıdır....

Bu hükümle, yaşı ne olursa olsun, çocuğa ana ve babasının bilgisi veya rızası dışında evi terk etmeme hususunda bir yükümlülük yüklenmiştir. Bu hükmü, ana ve babasının bilgisi ve rızası dışında evi terk eden çocuğu yanında bulunduran kişiye çocuğun ana ve babasını veya yetkili makamları durumdan haberdar etmek yönünde bir yükümlülük yüklemek suretiyle tamamlamak gerekir. Çocuğun evi terk etmesinin ana ve babada büyük bir tedirginlik oluşturduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Belirtilen gerekçelerle, Türk Ceza Kanununun, 'Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması' başlıklı 234 üncü maddesine, kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu rızasıyla da olsa yanında tutan kişiye çocuğun ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmek yönünde bir yükümlülük yükleyen ve bu yükümlülüğe aykırı davranışı suç olarak tanımlayan bir fıkra eklendiği" ifade edilmiştir....

. - 2016/1642 K. sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili; ... merkez,...mahallesi,... mevkii... ada... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ana yapının mimari projesine aykırı olarak binanın giriş kapısına, arka bahçesine ve merdiven sahanlığına davalının el attığını ileri sürerek el atmanın önlenmesine ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Kapatılan 18. Hukuk Dairesince onanmış, davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz....

tarafça yapılan pergulenin birinci kat olan müvekkilinin bağımsız bölümünün sıfır noktasına geldiğini, bu durumun müvekkilinin evine ve kendi güvenliğine aykırılık teşkil ettiğini, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19/2 maddesine göre kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde onarım tesis ve tadilat yaptıramadıklarını, ortaklardan birinin bu şekilde ortak yerde bir tasarrufta bulunması ortakların tamamının muvafakatine bağlı olduğunu, müvekkilinin bu hususta muvafakatinin olmadığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin bağımsız 2 nolu bölümünün maliki olduğu ... ilçesi,...mah. 983 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ortak kullanım yeri olan ön bahçe, apartman girişi ve garaj girişi önüne yaptırdığı demir ve ahşap pergule ile vaki olan ortak kullanım yerine müdahalenin önlenmesine, yapılan pergulenin ve demir ahşap aksamının kal'ine karar verilmesini, dava masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir...

Evlât edinmeye ve edinilmeye diğer eşin rızası konusunda eşlerin millî hukukları birlikte uygulanır. Evlât edinmenin hükümleri evlât edinenin millî hukukuna, eşlerin birlikte evlât edinmesi hâlinde ise evlenmenin genel hükümlerini düzenleyen hukuka tâbidir." hükmü yer almaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 309. maddesinde; "Evlât edinme, küçüğün ana ve babasının rızasını gerektirir." evlat edinmenin hükümleri başlıklı 314. maddesinde ise; "Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer. Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur." hükmü düzenlenmiştir....

UYAP Entegrasyonu