"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.12.2008 tarihinde yapılan kat malikleri kurulu toplantısının yönetim planının 10. maddesi uyarınca olağanüstü toplantı olduğunu, alınan kararların butlan hükmünde olduğunu, zira görüntülü diafon tesis edilmesi işinin masraflı ve lüks bir iş olduğunu, "kat maliklerinden birinin bütün kat maliklerinin 4/5'nin yazılı rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişik renkte boya-badana yaptıramaz" hükmünün amir hüküm olduğunu, zorunluluğu olmayan görüntülü diafon sistemi yaptırılması için bu konuda alınmış bir ortak rıza bulunmayıp işlemin dayanaksız ve usulsüz olduğunu, 29.12.2008 tarihli toplantının usulsüz olması...
Türk Medeni Kanununun 312. maddesinde “Küçük, gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir ve ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlat edinenin veya evlat edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir. Diğer hallerde, bu konudaki karar evlat edinme işlemleri sırasında verilir.” hükmü düzenlenmiştir. Çocuk hakkında koruma kararı alınıp kuruma yerleştirildiğine göre ana ve baba rızasının aranmamasının evlat edinme davası içinde değerlendirilmesi gerektiğinden açılan bu davanın reddi yerine kabulü, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ın da aralarında olduğu 6 ortağa sahip olduğunu, şirketin bir aile şirketi olduğunu, 10/04/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı 3 numaralı gündem maddesi ile alınan karar ile şirket ana sözleşmesinin 6....
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların anlaşmalı olarak boşandığını, davacının iştirak nafakasını kendi rızası ile kabul ettiğini, kanser hastalığının yeni oluşmuş bir vakıa olmadığını, boşanma süresinde ve öncesinde davacı tarafın bilgisi dahilinde olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir....
nin evlat edinilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 305. maddesine göre; bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır. 309. maddesine göre ise; evlat edinme küçüğün ana ve babasının rızasını gerektirir. 311. maddesi gereğince; ana ve babadan birinin kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa veya küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa bu hallerde ana ve babadan birinin rızası aranmaz. 316. maddesi uyarınca da; evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasında evlat edinen ile edinilenin dinlenmesinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı anne ...'...
Bu durum karşısında; 1- 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre; kat maliklerinden biri, anataşınmazın ortak yerlerinde bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz.Yasanın bu açık hükmü uyarınca ve yukarıda açıklanan nedenlerle, mimari projeye aykırı olarak binanın ortak merdiven sahanlığına açılan kapının kapatılması ve yerinin projeye uygun eski haline getirilmesine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçeler ile bu husustaki davanın reddedilmiş olması, 2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, yönetim planında aksine bir hüküm olmadıkça, projesinde bulunmasa dahi diğer kat maliklerinin onayı alınmaksızın çatı veya terasta güneş enerjisi ile ısınma sisteminin kurulmasına; tesisatın ait olduğu bağımsız bölüm malikinin arsa payına denk gelenden fazla bir alanı kaplamaması, ana binadaki kat maliklerinin her birisinin güneş enerjisi sistemi kurmaları halinde yeterli alanın mevcut bulunması, tekniğine uygun olarak...
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı şirket vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacının devri bildiğini, rızası ile bedeli ödenerek devrin gerçekleştiğini, ... ve ...'...
Maddesindeki " Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür " düzenlemesi doğrultusunda işlemin geçersiz olduğu bu sebeple hükümsüzlük kararı verilmesinin talep edildiği , davalı şirketin kurucu ortaklarının ... , ... ve ... olup davacı iddiası aksine davacının babası ... ' in şirketin kuruluş aşamasında şirket ortağı olmadığı , geçersizliğinin tespiti istenilen işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Medeni Kanun'un 271. maddesi uyarınca, çocuk ile baba veya ana arasında yahut ana ve babanın yararına olarak çocuk ile üçüncü şahıs arasında yapılacak tasarruflarda çocuk, borç iltizam etmiş ise bir kayyımın iştiraki ve hakimin tasdikinin gerektiği , davacının, küçük yaşta iken babası tarafından limited şirket ortağı yapıldığı söz konusu işlemin 271....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davaya konu bağımsız bölümü halihazırdaki mevcut durumu ile satın aldığını, projeye uygun ya da uygunsuz olduğunu bilmediğini, bu nedenle projeye aykırılık iddiasına itiraz edildiğini, halihazırdaki kullanım biçimine kat maliklerinin muvafakati ve rızasının mevcut olduğunu, duvara açılan pencerenin de ana yapıya zarar veren bir değişiklik olmadığını, 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında "Tavan, taban, yada duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantı yerlerinde bu bolüm maliklerinin ortak rızası ile ana yapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir, ” hükmünün yer aldığını, bu hüküm gereği bu duvara komşu olan tüm kat maliklerinin muvafakatlerinin bulunduğunu, bu halde davacının izin ve muvafakati bulunmadığından bahisle eski hale iade talep etmesinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, ayrıca davaya konu bağımsız bölümün çok uzun süredir bu şekilde kullanılıyor olmasını...
Bu suçlar ancak velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya baba ya da üçüncü derece dahil kan hısmı olan kişilerdir. Somut olayda, baba olan sanığın her ne kadar velayet yetkisi elinden alınmış değilse de, çocuğun 3. dereceye kadar olan kan hısımları içerisinde yer alması karşısında, sanığın gayri resmi birlikteliğinden olan ve tanıma yoluyla nüfusuna kaydettirdiği Tamer'in kanuni temsilcisi olan ...'nın rızası dışında evinde tuttuğu olayda fiilin 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17....


