"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : D... 1A.SLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davacı ile davalı ...'in D... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/287 Esas, 2012/37 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, eşinin müvekkilini döverek kapı dışarı attığını, bu durumun D......
a ait aracın alındığını, ayrıca düğünde 10 tane dövme altın, 1 tane beşibiryerde, 1 tane çerçeveli dövme altın, 9 tane hediyelik altının büyüğü bunlar gerdanlık şeklinde idi, 1 tane yılanlı bileziğin 5 lisi, 2 tane tek sıra burma altın, 2 tane dövmenin küçüğü, bi tane yüzük takıldığını, bu altınları davacının 1 yıl dahi takamadan davalı kayınbabasının aldığını, kayınbabasının bu altınlar ile gayrimenkule düşkün olduğundan tarla aldığını beyan etmişlerdir. Tanıkların beyanları görgüye dayalı olup, hem kadının iddialarını doğrulamakta hem de birbiriyle örtüşmektedir. Görüldüğü üzere; kadın tanık beyanları ile evden ayrılırken ziynetleri yanında götürmediğini, ziynetlerin elinden aldığını, kocasının ziynetleri kendisine iade etmediğini ispat etmiştir. Kaldı ki; davacının ziynet eşyalarının tüp bebek tedavisinde kullanılması da davalıların sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır....
DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 07.07.2017 tarihinde evlendiklerini, evlenirken 50 gram 24 ayar altın ve umre ziyaretine götürülmesinin mehir olarak belirlendiğini, davalının nişanlılık döneminde de evlendikten sonra da davacıya karşı ilgisiz, iletişime kapalı, soğuk tavırlar sergilediğini, davalın ailesinin pek çok kez evliliğe müdahale ettiğini, davalının sürekli olarak ailesinin müdahalesine açık bir tutum ve davranış sergilediğini, davacını davalının ailesi tarafından psikolojik baskıya maruz kaldığını, 04.01.2018-13.01.2018 tarihleri arasında davacının ailesiyle birlikte davalının mehir olarak vaat ettiği umre ziyaretine gidildiğini, umreye gidilirken 3 adet yüzük( tektaş alyans ve normal yüzük) 6 adet 25 gram bilezik, 1 adet altın set takımı, 1 adet uzay yolu künye, 2 adet bileklik, 1 adet kolye (gelin madalyonu) ve 25 adet küçük altın bu ziyaret esnasında güvenli yer olarak davalının anne ve babasına bırakıldığını, umre ziyareti mehir olarak kararlaştırıldığı...
İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu altınların değeri korusunda kuyumcu bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi ... 25.02.2019 tarihli raporunda CD'de tespit edilen ziynetlerin 7 adet bilezik, 14 ayar alyans, 14 ayar kolye ve küpe, 1 adet çeyrek altın, 1 adet yarım altın olduğunu, tespit edilen altınların 23.842,08 TL değerinde olduğunu rapor etmiş, ıslah tespit edilen atınlarla ilgili olarak yapılmış ise de dava ve açıklama dilekçesinde küpe talep edilmediğinden ziynetler yönünden altınların davalı-davacı tarafından bozdurularak harcandığı, davalının ön inceleme duruşmasındaki beyanı ve tanık beyanları ile sabit görüldüğünden mevcudiyeti tespit edilenler ve talep edilenlerle sınırlı kalmak kaydıyla talebin kabulüne, 19 çeyrek altın, 5 adet bilezik, künye, saat ve tektaş yüzük yönünden reddine karar verilmiştir....
Dava, rehin sözleşmesinin sona erdiği gerekçesiyle rehne konu altının iadesi talebi istemine ilişkindir. Davacı ... nolu hesabındaki 68,36 gr altınını 02.02.2014 tarihli Mevduat ve Altın Hesabı Rehni sözleşmesi ile ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin kullanacağı krediler için teminat alarak verdiği, bilirkişi incelemesi ile sabit olduğu üzere kredi lehdarı şirketin hesap kat tarihi itibariyle olan 586.430,20 TL borçtan mahsubu sonrası kalan bir altın olmadığı, teminat mektubu riskinin sona erdiği iddiası açısından ise sona ermiş olsa dahi toplam 586.430,20 TL borç ve altının nakde çevrildiği 203.942,06 TL'ye göre bu iddiasının dava konumuza bir etkisinin olmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi TMK 965....
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sözleşme tarihinde satış bedeli olarak verilen 500.000 TL paranın, dava tarihi itibari ile memur maaş, üfe fiyat endeksi, altın, döviz kuru ve asgari ücret kriterleri esas alınarak 4.299.626.686,26 TL'ye ulaştığı (bugünkü TL dönüşüm karşılığı dikkate alınmadan) tespit edilmiş yine satış bedelinin sadece 1984 ve 2014 yılı değerlerinin oranlaması yapılmak suretiyle hesap edildiği anlaşılmıştır....
O halde mahkemece yapılacak iş, az yukarıda açıklanan ilkelere göre belirlenen bedelin, taşınmazın davalıya iadesi koşuluyla tahsiline karar verilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra verilen 17.07.2018 tarihli son kararında; davanın kabulüne, taşınmazın değeri olan 25.386,00 TL' nin, taşınmazın davalıya iadesi koşuluyla davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapuya kayıtlı taşınmazın harici sözleşme ile satın alınmasından kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Kural olarak bozma kararına uyan mahkeme, artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep (kazanılmış) hak doğmuştur....
Dava ziynet eşyalarının aynen iadesi veya bedellerinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı düğünde kendisine takılan 5 normal bilezik, altın zincire dizili 8 reşat osmanlı altınını evden ayrılırken yedi emin olarak davalılardan ...'e boşanma kararı kesinleşince almak kaydıyla verdiklerini, yine davalılardan ...'a da ev yaptırırken ödünç olarak bir normal bilezik, 1 reşat altını ve 1 çift küpe verdiğini bunları da geri alamadığını bildirerek ziynetlerinin aynen olmadığı takdirde bedellerinin davalı eşi ..., kayınpederi ... ve ...'den tahsilini istemiştir. Davalılar davacının eşini aldatması üzerine evden ayrıldığını, ziynetlerini giderken yanında götürdüğünü savunmuş, yargılama aşamasında boşanma davasının kesinleşmesiyle davacı kadının eşini aldattığının sabit olduğunu, bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu, davanın bu nedenle reddi gerektiğini bildirmiş ve bağıştan rücu davası açmışlardır....
gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.200 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi" fıkrasının eklenmesi ve adli emanetin 2012/1139 numarasında kayıtlı olan 3 adet 15 ayar altın zincirlerin sanığa iadesine denilmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ziynet Alacağı-Kişisel Eşyanın İadesi-Katılma Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın dilekçesinde ziynet alacağına yönelik olarak 26 adet 22 ayar 16 gr. bilezik, 46 adet çeyrek altın, 1 adet 20 gr 22 ayar bileklik, 20 gr 14 ayar set takımının aynen iadesini olmadığı taktirde bedelini talep etmiştir. Mahkemece, davacının ziynet alacağı talebinin kabulü ile ziynetlerin aynen iadesine olmadığı taktirde, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, bedelleri ayrı ayrı göstermek suretiyle toplam 45.247 TL ziynet alacağına hükmedilmiştir....


