Davalı vekili, davalının meşru hamil olmadığını, bu nedenle alacak talep edemeyeceğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava konusu çekin ibraz edilmemesi ve kambiyo senedi vasfını yitirmesi nedeniyle davacının davalıya müracaat hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık konusu çekin keşidecisi davalı ..olup, lehtarı ... Çek, lehtarın cirosu ile davacı ...'e devredilmiş ancak 15.09.2012 keşide tarihine göre süresinde ibraz edilmemiştir. Bu durumda davacı hamil kambiyo yolu ile icra takibi yapma haklarını yitirse bile TTK.'nın 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak keşideciden talepte bulunabilir. Somut olayda, davacı TTK.'nın 732. maddesine dayalı olarak talepte bulunduğundan ispat külfeti davalı tarafta olup, sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür....
Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için, borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. TBK'nın 77/1 maddesine göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/303 Esas ayılı dosyasında bilirkişi raporunun düzenlendiği tarih olan 07.12.2021 tarihi itibarıyla zamanaşımının başlayacağını, bu durumda davanın zamanaşımı süresinde açıldığını, mahkemece davanın istirdat davası olduğu kanaatine varılarak sebepsiz zenginleşme şartlarının somut olayda mevcut olup olmadığının hiçbir şekilde incelenmediğini, ancak öncelikle davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerince görülebileceğine karar verilmesi, akabinde ise sebepsiz zenginleşme şartlarının somut olayda mevcut olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğer tarafın fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun illiyet bağı bulunması, zenginleşmenin haklı bir nedene dayalı olmaması gerektiğini, somut olayda davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde talep edilen asıl alacak ve ferileri müvekkilinin kefil sıfatı ile sorumlu olduğu tutardan yüksek olduğundan müvekkilinden...
den önalım hakkına dayalı olarak satın aldıktan sonra tapuda devrini vereceğini taahhüt ettiğini, davalının davacıya tapuda devir vermediğini belirterek ödenen bedelden şimdilik 8.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, duruşmalara gelmediği gibi cevap dilekçesi de vermemiştir. Mahkemece; BK.nun 1.maddesine göre tarafların iradesinin aynı yönde birleştiğinden ve sözleşmeden dönme şartlarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 09.01.2008 tarihli harici satış sözleşmesi gereğince “...ye ait 181 parseldeki taşınmazın 4070 sayılı Kanun gereğince önalım hakkına dayanılarak davacı ...'e satıldığı, paranın tamamının alındığı” anlaşılmaktadır. Tapu kaydında, taşınmaz ... adına kayıtlı iken 04.04.2008 tarihinde ...'ye devredilmiştir. Davada, geçersiz satış sözleşmesi gereğince TBK.nun 77-82.(BK.nun 61-66) maddelerinde yer alan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak telep edilmektedir....
Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli(haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Taşınmazın devrine ilişkin, TMK'nun 705, BK'nun 213 (TBK'nun 237), Tapu Kanunu 26, Noterlik Kanununun 60.maddeleri gereğince ve HGK'nun 15.11.2000 tarih, 2000/13-1612 E, 2000/1704 K.sayılı kararı ile taşınmazın devrine ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılmadıkça geçersizdir. Geçersiz satış sözleşmesi gereğince; diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesi "Denkleştirici Adalet" düşüncesine dayanmaktadır....
nun 77-82.maddelerinde) sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Davacının vergi borcundan dolayı dava konusu taşınmazda bulunan payına isabet eden miktar kadar muhtesat değerinden yararlandığı, muhtesat bedelinin geri kalan kısmı ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı tartışmasızdır. Buna göre, davacının yaptığını iddia ettiği muhtesat (bina) bedelinden satış dosyasındaki payı dışında kalan imalat bedeli kadar davalıların (diğer hissedarların) zenginleştiği anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, davacının taşınmazdan el çektirilmesi nedeniyle davalılar bu imalat bedeli kadar BK.'nun 61.maddesi (TBK.'...
Geçersiz sözleşmelerde; TBK.nun 77-82 (BK.nun 61-66) maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre taraflar karşılıklı olarak ancak verdiklerini geri alma hakkına sahiptirler. Davacının bu sözleşme gereğince davalıya 5.000 Mark ödediği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede belirtilmekte olup davalının 5.000 Markı davacıya iade etmesi gerekir. O halde; mahkemece, taraflar arasındaki geçersiz taşınmaz satışı sözleşmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenen 5.000 Markın dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı belirlenerek davalıdan tahsiline, karar verilmesi gerekirken; davanın tümden reddine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davası olup işbu dava çekin zamanaşımına uğradığı veya müracaat hakkının yitirildiği anda yetkili hamil durumunda bulunan kişi ile müracaat hakkı nedeniyle çek bedelini ödemiş olan lehdar, ciranta veya avalist tarafından, keşideciye ve kabul etmiş muhataba karşı açılabilir. Bu davanın açılabilmesi için çekten doğan talep hakkının sona ermesi, hamilin zarara uğraması ve çeki düzenleyenin hamilin zararına zenginleşmesi gerekir. Zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilse de, hamil arada temel ilişki bulunduğu cirantaya ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye karşı talepte bulunabilecektir.Sebepsiz zenginleşmeye dayalı talep yönünden ispat külfeti ise keşideci davalıda olup, davalı sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. (Yargıtay 11. HD....
Mahkemece, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dava sebeplerinin haklı feshe dayanan tazminat davası olmadığı, Rekabet Kurulu'nun kararı nedeniyle, sözleşmenin 17 yıl süreceği inancıyla bayilik hizmet bedeli ödedikleri ancak Rekabet Kurulu'nun kararı nedeniyle işlemeyecek süreye isabet eden kısmın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talep edildiği, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süreli olduğu, Rekabet Kurulu kararı nedeniyle, sözleşme tarihinin 18.09.2005 tarihinden sonra olması nedeniyle, 12.12.2006 olan sözleşme tarihine 5 yıl ilave edildiğinde bitmesi gereken tarihin 12.12.2011 olmasına rağmen davacı tarafça bu süre beklenilmeden sözleşmenin 18/06/2011 tarihinde feshedildiği, bu nedenle davacı tarafın Rekabet Kurulu kararına dayanarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunması mümkün bulunmadığı, gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. ...'...


