WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükümlülüğü keşidecide olup, keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamalıdır. Somut olayda davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispatlaması gerekmekte olup, mahkemece ispat külfetinde yanılgıya düşülerek davacı tarafın bilirkişi ücretini yatırmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir."...

ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak ödenen bedellerin iadesi davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının 24/01/2018 tarihinde 1.475 USD, 05/02/2018 tarihinde ise 11.710 USD olarak davalı yana yapmış olduğu ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden talebinin mümkün olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Taraflarca bildirilen deliller toplanılmış, arabuluculuk son tutanağı, davalıya yapılan ödemeye ilişkin dekontlar, faturalar, taşıyıcıya yapılan ödemeye ilişkin belgeler, Konya . ATM ... E., ... K. Sayılı konkordato projesi tasdik kararı ve tüm belgeler dosya arasına alınmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77 ve devamı maddelerinde sebepsiz zenginleşme hükümleri düzenlenmiştir. MADDE 77-" Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür....

Dava, yersiz ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. TBK. m.77/1'e göre zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı; TBK. m. 79 ve 80'de "aynen geri verme ilkesi"ne göre düzenlenmiştir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir....

Davacı dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak dava açtığını bildirmiş ise de, dava konusu çekte davacı lehdar konumunda olup davalı ise keşidecidir, dolayısıyla davacı ancak temel ilişkiye dayalı olarak alacak talebinde bulunabilir. Hukuki nitelendirme hakime aittir. Davacı, temel ilişkiye dayalı alacağını her türlü delille ispatlayabilir. Mahkemece, davacının yasal sürede bildirmiş olduğu delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' şeklindeki tespitlere yer verilmiştir....

Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Geçersiz satış sözleşmesi gereğince; diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesi "Denkleştirici Adalet" düşüncesine dayanmaktadır. Denkleştirici Adalet İlkesi ise, haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğünü ifade eder....

, davalı ---- borç ilişkisine dayalı iki farklı ------------ bulunduğunu, bu ----------- ipoteği olduğunu, davalının ipoteğe bağlı alacaklarından birisinin ------- limitini aşmış olup teminatsız kalacağından aşkın kısmı diğer---- bağlı alacakmış gibi beyan ederek haksız çıkar elde edildiğini, bu durumun sıra cetveline itiraz etme süresi dolduktan sonra öğrenildiğini, bu nedenle sıra cetveline itiraz edilemediğini, ilk alacak bildiriminde ---- bildirilirken ikinci alacak bildiriminde hayatın olağan akışına aykırı olarak net rakamlar bildirildiğini, davalının TBK md. 49/1 uyarınca haksız fiil hükümlerine göre müvekkilinin zarardan sorumlu olduğunu, davalının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de sorumlu olduğunu belirterek; davalının haksız fiili neticesinde müvekkilinin uğradığı zararın şimdilik 100,00 TL'sinin zarar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, haksız fiile dayalı istemin reddi halinde davalının müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiği tutarın...

Sebepsiz zenginleşme, geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir sebebe ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Hukuki işlemin borç doğurmasının sebebi irade açıklamasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının sebebi kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir. Bunun sonucu olarak, taraflar arasında malvarlıkları arasındaki değişim bir sözleşmeye, tarafların açıkladıkları iradeye dayanırsa, sebepsizlikten ve sebepsiz zenginleşmeden söz edilemez. Diğer taraftan, maddi olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 66. maddesine göre (6098 sayılı TBK md. 82), sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, bir ve on yıllık zamanaşımına sürelerine tabi tutulmuştur....

Somut olayda, davacı taşınmazın kendisine devredileceği inancı ile yapmış olduğu tüm harcamaların bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep etmektir. Bu nokta, 02.02.1991 gün, 1990/1 E.-1991/1 K.sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve davacı tarafından kullanılarak yararlanılan giderler nedeniyle, sebepsiz zenginleşme borçlusu davalı ...'in bu giderlerin yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir. Davada ise bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...'...

Organize Sanayi Bölgesi'nde yapılan zorunlu ve faydalı altyapı hizmetleri nedeniyle davalının arsasındaki ekonomik değer artışının sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece, hüküm kurulurken hem vekaletsiz işgörme hem de sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 61.maddesinin 1.cümlesine göre, haklı bir neden olmaksızın başkasının zararına zenginleşen kimse, onu geri vermek zorundadır. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir....

Mahkemece, davacının talebinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğu, BK 66 maddesi gereğince davalının, hesabından kesinti yapıldığı son tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinde dava açılması gerektiği, 1 yıllık sürede talepte bulunmadığı için talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında konut kredi sözleşmesi mevcut olup, davaya konu tahsilatların da bu sözleşmeye dayalı olarak davalıdan tahsil edildiği saptandığına göre uyuşmazlık, sözleşme ilişkisinde uygulanması gereken B.K 125 maddesindeki 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Uyuşmazlıkta sebepsiz zenginleşme hükümlerine ilişkin BK 66 maddesi uygulanması mümkün değildir. HGK 2010/13-93-88 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Mahkemece işin esası incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın BK 66 maddesinde 1 yıllık zamanaşımı süresi esas alınarak reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir....

UYAP Entegrasyonu