.-2013/63 K.sayılı ilamında; uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çöözülemeyeceği, davanın murisin tasarrufta bulunduğu sırada fiil ehliyetinin bulunmaması nedeniyle mirasçılar tarafından açılan alacak istemine ilişkin olması nedeniyle bu hukuki nedene dayalı olarak çözümlenmesi gerektiğine işaret edilmiş olup, buna göre uyuşmazlığın "Miras Hukukundan" kaynaklandığı gözetildiğinde, temyiz inceleme görevi Yargıtay 14.Hukuk Dairesinindir. 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6644 sayılı Yasanın 2.maddesi ile değiştirilen 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60.maddesi uyarınca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere dosyanın Hukuk İş Bölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine, 25.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava, yersiz ödenenin, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda; temyize konu uyuşmazlık; yersiz ödendiği iddia edilen dava konusu paranın sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalılardan geri istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının, geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Kural olarak zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır....
Davalı vekili, takibe vekaleten itiraz edildiği halde dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, asile çıktığını, bunun HUMK’nun vekalete ilişkin hükümlerine aykırı olduğunu, dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı ise zamanaşımına uğradığını, çeke dayalı ise koşullarının oluşmadığını, muhatap bankaya süresinde ibraz edilmediğini, temel borç ilişkisi olmadığı gibi borcun da bulunmadığı, önceye dair temerrüdün oluşmadığını bildirerek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir....
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-) Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Somut olayda, davacının, dava konusu tesisi 2007 yılı itibariyle kullanmaya başladığı, 23/10/2008 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmaktadır....
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine atıf yapılmışsa da, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşme koşullarının gerçekleşmediğini, keza sebepsiz zenginleşme için Kanunda belirlenen 2 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davanın İİK hükümlerin uyarınca açılan istirdat davası niteliğinde olduğunu, İİK'nın 72/7. maddesi uyarınca ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılmadığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının icra takip dosyasına herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının 18 yaşında bir öğrenci olduğunu, dosya borçlusu muris babası ...'ın borçlarından kurtulmak amacıyla işyerini kızı ... adına muvazaalı olarak devrettiğini, Ankara ... Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu 15.016,00 TL borcun ihtirazı kayıtsız olarak davacının annesi ... tarafından ödendiğini, takip ve dava konusu senetlerin davacının babası ve diğer borçlu ...'...
nın 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak keşideci, davalıdan talepte bulunabileceğini, söz konusu çeklerin bedelinin ödenmesi için davalıdan icra takibi yoluyla talepte bulunmamıza rağmen davalı icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, TTK.'nın 732. maddesine dayalı olarak talepte bulunduğumuzdan ispat külfeti davalı tarafta olup sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlü olduğunu, dilekçe ekinde bulunan Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 732. maddesinde hükme bağlanan sebepsiz zenginleşmeye dayalı takibe vaki itirazın iptali davasında, davalı keşideci davanın dayanağı olan çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmedikçe, çek bedelinden dolayı çek hamiline karşı sorumlu olduğunu, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduklarını ileri sürerek; 361.940 TL'nin 12/04/2012 tarihinden tahsil tarihine kadar işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir....
İcra Müdürlüğünün 2012/11008 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 6.753,06 TL asıl alacak ile bu alacağa 16.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz yönünden iptaline, takibin bu miktar ile sınırlı olacak şekilde devamına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı tarafın temyiz itirazları yönünden ise; Dava, hukuksal nitelikçe sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı tarafa yapılan ödemenin sebepsiz olduğunun anlaşıldığı iddiasıyla yapılan ödemeyi faizi ile birlikte istemekte; davalı taraf ise işleminin idare mahkemesi kararı ile iptal edilmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceğinden talebin reddini savunmaktadır....
Dava; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Sebepsiz Zenginleşme, Türk Borçlar Kanununda düzenlenen üç borç kaynağından biri olup, Türk Borçlar Kanununun 1. Kısmının, 1. Bölümünün 3. Ayrımında 72-82. maddeler arasında hükme bağlanmıştır. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4.maddesi gereğince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabındaki üçüncü kısım hariç olmak üzere, TMK’nun 118-395 maddelerinden kaynaklanan davalara Aile Mahkemesinde bakılır. Bu bağlamda, sebepsiz zenginleşme; Türk Medeni Kanununda düzenlenmediğinden, sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak davalarına Aile Mahkemelerinde bakılamaz. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında res’en gözetilir. Somut olayda; dava, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış; ancak, mahkemece, dosyanın İstanbul Nöbetçi Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir....
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için, bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır....


