Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak nedeniyle takip öncesi dönem için faiz talep edilmesinin ancak borçlunun temerrüde düşürülmesi halinde söz konusu olacağı, davacı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğünü dair ihtar,ihbar vs sunulmadığından dava konusu alacak ile ilgili olarak takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından; 02.11.2021 tarihli harici satım sözleşmesine istinaden davalı şirket tarafından davacı şirkete, şirket yetkilileri aracılığıyla sözleşme kapsamına göre banka yolu ile kapora ödemesi yapıldığı, bu ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davacı şirket tarafından iade edilmesi gerektiği, bu kapsamda İstanbul .... . İcra Müdürlüğünün .......
Esas sayılı dosyaları üzerinden müvekkili şirketin malvarlığı üzerine haciz konulduğunu, söz konusu hacizlerin öğrenilmesinden sonra dosya borçlarının hesaplatılarak icra dosyası borçlarının ödendiğini, davalı şirketin her iki dosya borcu kadar borcundan kurtulduğunu ve davacı şirketten alacağı olmadığı için sebepsiz olarak zenginleştiğini, yapılan arabulculuk görüşmelerinde de bir anlaşma olmadığını belirterek sebepsiz zenginleşmeden doğan 29.810,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini vekâleten dava ve talep etmiştir. CEVAP :Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacağın tahsili talebine ilişkindir. İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Ltd. Şti. tarafından borçlular ... Ltd. Şti. aleyhine 12.500,00....
Ancak, Borçlar Kanunu’nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Bu davada, sebepsiz zenginleşmenin iade borcunun para ile ifa edileceği durumlarda faizin hangi tarihte işlemeye başlayacağı sorunu ile karşılaşılmaktadır. Sebepsiz zenginleşmede geri verme borcu, zenginleşmenin geçersiz bir nedene dayanması durumunda hemen geleceğe yönelik bir neden bulunuyorsa onun oluşmadığı an; var olan bir neden bulunuyorsa da onun ortadan kalktığı zaman doğmuş olur. Edim yerine getirildiği sırada geçerli bir hukuksal nedenin bulunmasına karşın sonradan bu neden ortadan kalkmış olursa, bu durumda sebepsiz zenginleşme, nedenin ortadan kalktığı an meydana gelir (HGK. 6.2.2008 tarih 2008/3-40-102)....
Dava konusu uyuşmazlık; tapulu taşınmaza ilişkin adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, iadesi talebine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki (TBK'nın 77 ve ardından gelen maddelerindeki) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır....
Dava sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı para alacağı istemine ilişkindir.6098 sy TBK. m.77/1'e göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı TBK. m. 79 ve 80'de "aynen geri verme ilkesi"ne göre düzenlenmiştir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödedi- ğini geri isteyebilir. Yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunan da bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır....
Yapılan bu ödeme icra borçlusu davalı lehine yapılan bir ödeme olup davacı taraf sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre takip borçlusuna karşı eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından zamanaşımı def-i savunmasına itibar edilmemiştir. Takip dosyasında borçlu olmamasına rağmen haciz baskısı altında borcu ödeyen 3. şahısların durumu İİK'nın 72. maddesinde açıkça düzenlenmemiştir. Borcu ödeyen takip borçlusu değil, takiple alakası olmayan davacı firmadır. Bu durumda; davacı 3. şahsın yaptığı ödeme ile takip borçlusu borcundan kurtulmuş ve sebepsiz zenginleşmiştir. Dolayasıyla taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer yandan sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir....
Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı bankaya ibraz edilen dava konusu çekteki lehtar dava dışı Fırat Gıda Ltd. Şti.’dir. Çekin arkasındaki ilk ciro ise ... adlı kişiye aittir. Bu kişinin cirosu ile çekin davalı hamile verildiği görülmektedir. Bu durumda ciro zinciri kopuk olup, davalı yetkili hamil durumunda değildir. Bu hal karşısında, hataen muntazam ciro silsilesinin bulunduğunu zannederek ödeme yapan davacı bankanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre hamil olan davalıya rücu hakkı bulunmasına rağmen, yerinde olmayan gerekçeyle, davanın reddine verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Asıl dava; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının sebebi zarar değil, alacaklının (davacının) mal varlığında meydana gelen eksilmedir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Somut olayda; (taraflar arasında görülen temliken tescil davasında arzın bedeli olarak depo edilen) davaya konu alacak miktarı, dava tarihi itibariyle, arz maliklerine ödenmemiştir. Diğer bir anlatımda, sebepsiz zenginleşme durumu, depo edilen bedelin arzın maliklerine ödenmesi durumunda gerçekleşecektir....
nın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılan bu davada sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, bu nedenle bu davalının icra takibindeki 300.000,00 Euro asıl alacak yönünden itirazının haksız olup iptali gerektiği, icra takibindeki işlemiş faiz yönünden senedin zamanaşımına uğradığı, davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği, bu kısma yönelik itirazın iptali talebinin reddi gerektiği, asıl alacak üzerinden koşulları oluştuğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davacının davalı borçlu ... yönünden ise bu davalının icra takibinin dayanağı olan bonoda kefil olduğu, TTK'nın 732. maddesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre hamilin sadece keşideciye karşı müracaat hakkı olup temel ilişkiye dayalı olarak davalı kefile müracaat hakkı bulunmadığı, bu davalı yönünden itirazın iptali davasının reddi gerektiği gerekçeleriyle, davalı ...'...
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacılar ile davalı arasında kumaş alım-satım ilişkisi olduğunu, bu sözleşmeye dayalı olarak yapılan ödeme olmasına rağmen davalının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacılar vekilinin vekaletnamesindeki özel feragat yetkisine binaen 02.05.2013 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmesi nedeniyle iş bu davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir....


