Dava; taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası niteliğindedir. Davalı taraf süresinden sonra verdiği beyan dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de, cevap dilekçesi süresinde verilmediğinden, süresinden sonra yapılan savunmanın hiç yapılmamış gibi sonuç doğuracağından ayrıca davalı tarafın ön inceleme duruşmasından sonra zaman aşımı itirazında bulunduğu göz önüne alındığında, HMK'nın 141 ve 142 maddeleri de göz önünde bulundurularak, ayrıca davacının da bu konuda açık muvafakatinin bulunmayışı gözetilerek zaman aşımı itirazına itibar edilmemiştir. Davacı ortak tarafından dava dilekçesinde ... yılından itibaren tekne gelirinden payına düşen bedelin ödenmediği iddia edilerek ortaklıktan payına düşen kâr payı talep edilmiş olup, davalı taraf ise savunmasında davacı ile birlikte tekneyi çalıştırdıklarını, ... yılında da teknenin seferden men edilerek kıyıya çekildiğini ve teknenin çürümeye terk edildiğini ileri sürmüştür....
DAVA : Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/04/2021 KARAR TARİHİ : 09/04/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 01.04.2004 tarihinde yapılan sözleşme ile ..., ... adına ... tarafından ödenen bedel ile Beyler Kebap İşletmesine ortak edildiğini, Bahse konu hususi iş ortaklığı sözleşmesinin birinci maddesinde belirttiği üzere gizli ortak konumunda olan ... iştirak bedelinin %50 tutarındaki bedel olan 100.000,000.000.TL(Yeni bedelle 100.000.TL.)nı karşıladığını, bahse konu sözleşmenin ikinci maddesinde ortak olarak faaliyet göstermekte olan ... işletmeden 2004 itibari ile anlaşma gereği 1.000,000,000.TL(Yeni bedelle 1.000.TL.) işletmecilik ücreti alacak ve yarısı olan 500,000.000.TL(Yeni bedelle 500.TL.) yi ...'...
Söz konusu belge, davacı iddiaları ve davalının kabulü dikkate alındığında dava konusu alacağın taraflar arasındaki adi ortaklıktan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dava; ortaklık payı olarak verilen bedelin iadesi için yapılmış olan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir....
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2019 KARAR TARİHİ : 26/11/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili, davacı ile sözleşme imzalayan adi ortaklığı oluşturan şirketlerden davalı ... İnşaat... A.Ş.'den davacı yüklenicinin inşaat yapım sözleşmesi uyarınca iş bedeli alacağı için başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili, davalı iş sahibi adi ortaklığı oluşturan ... Otomotiv......
nin oluşturduğu adi ortaklık gösterilmiş olup, bu davaya karşı cevap ve 2. cevap dilekçeleri de adi ortaklık kaşesi üzerine atılan imza ile adi ortaklık adına, adi ortaklık yetkilisi olan ... tarafından sunulmuş, cevap dilekçesi ekinde de bu kişinin sadece adi ortaklığı temsile yetkili olduğuna, adi ortak şirketleri bireysel olarak bir temsil yetkisi bulunmadığına dair dayanak vekaletnameler ve imza beyannamesi sunulmuştur. Mahkemece gerekçeli kararda da belirtildiği üzere, 6098 sayılı TBK'nın 620. (818 sayılı BK'nın 520.) maddesi gereğince adi ortaklığın hükmi şahsiyeti bulunmadığından ve aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara ait olduğundan, tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık aleyhine dava açılması mümkün değil ise de, bu durumun HMK'nın 124. Maddesi kapsamında husumette yanılgı olarak kabul edilerek, davalı olarak gösterilen iş ortaklığını oluşturan her bir şirkete karşı ayrı ayrı husumet yöneltmesi için davacı vekiline süre verilerek taraf teşkili sağlanması gerekir....
Adi ortaklıkta yönetimde irade serbestisi ilkesi gereği, ortaklar kuruluş aşamasında adi ortaklık sözleşmesine koyacakları hükümle veya adi ortaklık kurulduktan sonra oy birliğiyle alınacak kararla şirketi yönetim yetkisini ortaklardan birine, birkaçına veya ortak olmayan üçüncü kişiye verebilir. Sözleşme veya karar ile yönetim yetkisi ortaklardan birine bırakılmamışsa, ortaklık işlerinin yönetimi bütün ortaklara aittir. Bu durumda ortaklardan her biri diğer ortakların iştiraki olmaksızın muamele yapabilirler. Ancak olağan işlerin üstündeki önemli tarsarrufların yapılması için bütün ortakların oy birliği gerekir. Yönetici ortak yönetim hakkını kanundan, adi ortaklık sözleşmesinden veya ortaklık kararından almaktadır. 20. Adi ortaklıkta müşterek amaç iktisadî bir amaçtır veya daha dar anlamda kazanç paylaştırma amacıdır. Ancak adi ortaklığın varlığından söz edebilmek için ortakların müşterek bir amaç etrafında toplanmış bulunmaları yetmez....
Adi ortaklıkta yönetimde irade serbestisi ilkesi gereği, ortaklar kuruluş aşamasında adi ortaklık sözleşmesine koyacakları hükümle veya adi ortaklık kurulduktan sonra oy birliğiyle alınacak kararla şirketi yönetim yetkisini ortaklardan birine, birkaçına veya ortak olmayan üçüncü kişiye verebilir. Sözleşme veya karar ile yönetim yetkisi ortaklardan birine bırakılmamışsa, ortaklık işlerinin yönetimi bütün ortaklara aittir. Bu durumda ortaklardan her biri diğer ortakların iştiraki olmaksızın muamele yapabilirler. Ancak olağan işlerin üstündeki önemli tarsarrufların yapılması için bütün ortakların oy birliği gerekir. Yönetici ortak yönetim hakkını kanundan, adi ortaklık sözleşmesinden veya ortaklık kararından almaktadır. 20. Adi ortaklıkta müşterek amaç iktisadî bir amaçtır veya daha dar anlamda kazanç paylaştırma amacıdır. Ancak adi ortaklığın varlığından söz edebilmek için ortakların müşterek bir amaç etrafında toplanmış bulunmaları yetmez....
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2019 KARAR TARİHİ : 13/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketlerin ortağı olduğu ... Adi Ortaklığı arasında 10/10/2016 tarihinde “....” imzalandığını, sözleşme konusu olan iş ve imalatların tamamının müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde yapılarak tam ve kullanılmaya hazır şekilde, sözleşmelerde belirtilen tarihlerde ......
Davacı şirketin ticari vekili konumunda bulunan Semra Samangül’e açıkça feragat yetkisi verilmediğinden, taraflar arasında düzenlenen ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan iş ile ilgili davacı şirketin hiçbir sorumluluk kabul etmediğine, hiçbir masraf yapılmayacağına, ortaklık sözleşmesinin davacı şirkete tanıdığı her türlü maddi ve manevi haklardan vazgeçildiğine ilişkin feragat geçerli bir feragat değildir. Bu nedenle, ortaklık sözleşmelerinin davacı şirkete tanıdığı her türlü maddi ve manevi haklardan feragat edildiğine ilişkin yerel mahkeme tespiti yerinde olmamıştır. Öte yandan, davacı tarafından kâr payının talep edilmesi ortaklığın fesih veya tasfiyesini içermese de, taraflar arasındaki ortaklık sadece DSİ ve TEİAŞ’ ın özel koruma ve güvenlik hizmet alımı ile ilgili olup, hizmet alım sözleşmeleri de sona erdiğine göre davacının kâr payı talebi aynı zamanda ortaklığın feshini ve tasfiyeyi de kapsamaktadır....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/227 esas sayılı dava ile temyize konu iş bu dosyanın taraflarının aynı olduğu, 2012/227 esas sayılı davada; adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı 633.000TL alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptalinin talep edildiği, iş bu davada ise, aynı sözleşme ile ilgili taraflar arasındaki uyuşmazlıklar tekrar edilmekle birlikte alacak taleplerinin farklı olduğu belirtilmektedir. 6100 S. HMK’nın 33.maddesi (HUMK 76) uyarınca, hâkimin bir davaya uygulanacak hukuku re’sen tespit görevi bulunmaktadır. Diğer bir anlatımla, maddi vakıaları dile getirmek tarafa, hukuki vasıflandırma ise hâkime ait bir görevdir. Diğer taraftan, HMK.'...


