WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın Adi Ortaklık Sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası niteliğinde olup, davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olmadığı, TTK’nın 4. maddesinde özel olarak sayılan davalardan olmadığı, davaya bakma görevinin genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu, bu nedenle dava dilekçesinin HMK’nın 114/c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir....

Davalılar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu iddia edilmiş ise de adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından iddia edilen adi ortaklık vaki olsa dahi davalı tarafın tacir sayılmasını gerektiren bir durum söz konusu değildir. Davalıların tacir olmaması itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan somut uyuşmazlığın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, mutlak ticari davanın da sözkonusu olmadığı sonucuna varılmakla; davada mahkememiz görevli olmayıp yargılama yapma ve karar vermek Asliye Hukuk Mahkemesi görevi kapsamında kalmaktadır. Görev kamu düzenine ilişkin olup dava şartlarındandır....

Davacının bila tarihli dilekçe içeriği dikkate alındığında, davacının iddiasının ... ve ... ile aralarında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, kendisine verilen paraların ortaklığa ait olduğunu, adi ortaklık ilişkisi kapsamında ortakların adi ortaklık hesabından para çekme yetkisinin olmasına rağmen ... ve ...'nın ortaklığa ait para nedeniyle bono tanzim etmesini istedikleri, bonoların bunun üzerine tanzim edildiği, bonolara konu paranın ortaklık parası olması nedeniyle bu bonolar nedeniyle borçlu olmadığı hususlarından ibarettir. Her ne kadar adi ortaklık sözleşmesinin yazılı olarak yapılması zorunlu değil ise de; davanın niteliği ve değeri dikkate alındığında davacının anılan iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerekir. Bu kapsamda davacının tanık dinletme talebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafa adi ortaklık sözleşmesinden bir sureti ibraz etmeleri için kesin süre verilmesine rağmen sözleşme sureti ibraz edilmemiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/234 Esas KARAR NO : 2021/1016 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2015 KARAR TARİHİ : 16/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı karşı davalı vekili dilekçesinde özetle; davalılar ile davacı arasında 02.02.2011 tarihinde Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nde belirtilen işin birlikte yapılmasına ilişkin Yalın Ortaklık Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre yüklenicinin payına düşen 31 bağımsız bölüm %50'si yüklenici şirkettin, %50'si ....---- olmak üzere paylaşıldığını, ... kendisine düşen %50 paydan bir adet 2+1 bağımsız bölümün bedelsiz olarak ....---verileceği, bağımsız bölümlerden elde edilen satış bedellerinin %50 yüklenici şirkete %50 ...'a ait olarak paylaşılacağı, %50 pay ortaklığı karşılığında ......

F.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmadığı, bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerektiği, adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerektiği, taraf ehliyetinin 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartlarından olup, taraflarca ileri sürülmese dahi, mahkemece re'sen nazara alınabileceği, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 638 maddesi hükmüne göre; ortaklık sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça adi ortaklar birlikte yada temsilci vasıtasıyla üçüncü kişilere karşı deruhte etmiş oldukları borçlardan müteselsilen sorumlu oldukları, adi ortaklık adına dava açılırken ve temyiz yoluna başvurulurken adi ortaklardan...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/775 KARAR NO : 2023/165 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2016 KARAR TARİHİ : 23/02/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket tarafından .... kayıt numaralı taşıt kiralama hizmet alımı ihalesine katıldığını, 6.868.741,70 TL bedelle yüklenici olarak işi yürüttüğünü, müvekkili şirketin davalılardan ... Taş. İnş. Danışmanlık Tic. Ltd. ŞTİ ile birlikte adi ortak olarak diğer davalı ... Belediyesi ile 14.08.2015 tarihinde taşıt kiralama hizmet alımına ait sözleşmeyi imzalandığını, müvekkil şirket ile davalı .... Taş. İnş. Danışmanlık Tic. Ltd. Şti. arasında 21.10.2015 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, ortaklığın 5....

bir adi ortaklık olduğunu, Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından meydana gelen topluluğun bir bütün olarak medeni hakları kullanma yeteneği olmadığını, Adi ortaklık dava ve taraf ehliyetine sahip olmadığı gibi ortaklığa karşı da dava açılamadığını, ortaklığı ilgilendiren haklar ve borçlar bakımından bütün ortakların birlikte davacı ve davalı olarak katılmaları gerektiğini, davaya konu ihtilafta kusurun kimden kaynaklandığının mahkemece belirlenmesi gerektiğini, davalıya atfedilecek bir kusur olmadığını, davalı açısından davaya konu alacak likid olmadığından yargılamayı gerektirdiğinden İcra İnkâr Tazminatı talebi hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır....

Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/265 Esas KARAR NO : 2023/810 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/03/2023 KARAR TARİHİ: 06/07/2023 K. YAZIM TARİHİ: 26/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı yan arasında 19.10.2022 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi kurulduğunu, bu kapsamda Müvekkili ve davalı yanın ortak iradesi ile ... Mahallesi ... Caddesi, No:... İç Kapı No: ... .../ ... adresinde kain ... işletmesinin %30'unun davalı yana 450.000,00 TL bedelle satılması hususunda anlaşıldığını, tarafların ortak iradesi çerçevesinde davalı yanın, %30 pay ile ortak sıfatıyla yükümlendiği katılım payı koyma borcunu yerine getirmek üzere ......

Mahkemenin nitelendirmesi ve temyiz kapsamına göre, uyuşmazlık; kâr payına dayalı adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davalıya ait tesisin davacı yanca işletilmesi ve gelirin % 50 oranla paylaşılmasına dair sözleşme yapılması nedeniyle hükmün temyiz incelemesi Yüksek 3. Hukuk Dairesi'nin görevi kapsamındadır. Bu durumda, 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda değişiklik yapılması hakkındaki 6644 sayılı Kanun gereğince dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın, Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 30.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 09/10/2008 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme imzalanmadan müvekkilinin işçilerinin Tunustaki şantiyeye mart 2008 yılında gittiklerini, adi ortaklık ilişkisinin başladığı ekim 2008 tarihine kadar müvekkiline ekstra işler yaptırıldığını bir aylık ücret ödendiğini ancak kalan ücretin ödenmediğini, adi ortaklık sözleşmesi gereğince müvekkilinin alacaklı olduğunu, defterlerin müvekkilinin incelemesinden kaçırıldığını, harcamaların ortaklık konusu işle ilgili olup olmadığının tespit edilemediğini belirtmiş ve dilekçesinde belirtmiş olduğu diğer sebeplerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Asıl dava; adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan tasfiye payı alacağının ödenmesi sözleşme dışı yapılan iş bedelinin ödenmesi ve teminat senedinin iadesi, birleşen dava adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu