WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Bölge 1152 adet konut, 1 adet ticaret merkezi, ada içi Altyapı ile çevre düzenlemesi inşaat işi" olup süresinin, işin başlangıcından bitimine kadar olacağı kararlaştırıldığı, ortaklığın konusu olan işin tamamlandığı, geçici ve kesin kabullerin yapıldığı bu şekilde ortaklığın sona erdiği, buna göre adi ortaklığın TBK' nın 638/1-1 maddesi kapsamında sona erdiği, bu nedenle alacak talebi nedeniyle ortaklığın tasfiyesi gerektiği, tasfiye için TBK 644 ve 643 maddeleri ve Yargıtay 3....

Yanlar arasında düzenlenen 11.6.2008 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin 6-3 maddesinde ortaklığı fesih üzerine tasfiye işlemlerine veya düzenlenecek tasfiye protokolüne aykırı davranan aleyhine cezai şart öngörülmüş, davanın bir kısmını da bu cezai şart oluşturmuştur. Sözleşme gereğince davalının işlettiği dönemden kaynaklanan ortaklık borçlarının davacı tarafından ödendiği iddiasıyla istenilen alacak kalemi açısından ortaklığın fesih ve tasfiyesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, cezai şartın fesih ve tasfiye hükümlerine aykırılık durumları için öngörülmüş ve mahkemece bu istem de kabul edilmiş bulunmakla; cezai şarta hükmedilebilmesi için öncelikle ortaklığın feshine karar verilip, bilahare B.K.'nun 538. ve devamı maddeleri uyarınca sözleşme hükümleri dikkate alınarak tasfiye hükümlerinin uygulanması zorunludur. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği B.K.nun 535. Maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da 538. ve devamı maddelerinde gösterilmiştir....

Adi Ortaklığı Ticari İşletmesini kurduklarını, tescil ve ilan edilen ortaklık sözleşmesine göre temsilinin müşterek olduğunun kararlaştırıldığını, dava sonra 28.08.2015 tarihli davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme ile davalı şirketin adi ortaklığın tüm yönetimi ve kar zararını, KDV hariç, toplam 4.388.000,00 TL'lik kâr payı ve 8 adet aracın kullanım bedeli karşılığında müvekkiline bırakıldığını, müvekkilinin ihale sözleşmesi gereği davalı belediyeye edimini eksiksiz yerine getirdiği halde müvekkili alacağının ödenmediğini, belediyenin diğer davalı şirket tarafından verilen dilekçeye istinaden ödemeyi işçilere yaptığını belirttiğini, davalı şirketin müvekkil şirketin müşterek imzası olmadan ortaklığı ve müvekkil şirketi bağlayacı işlem yapma yetkisi olmadığını, 28.08.2015 tarihli sözleşme ile adi ortaklığın tüm yönetiminin müvekkiline devredildiğini, tüm işçilerin kıdem tazminatının ödenmesinin hukuka aykırı olduğunu, işçiler asıl işveren veya yeni alt işveren nezdinde...

Ayrıca , tasfiye memurunun, davalının adi ortaklıktan uzaklaştırıldığı beyan edilen tarih sonrasındaki giderlerden sorumlu tutulmayacağına ilişkin görüşü ve hesaplama tarzı da adi ortaklık sözleşmesinin niteliğine uygun düşmemektedir.Zira ,adi ortaklık devam ettiği sürece ,ortaklar adi ortaklık gelir ve borçlarından hisseleri oranında sorumlu ve hak sahibi olacaklardır.Buna göre ,dosyaya yansıyan deliller,taraf iddia ve beyanları ,bilirkişi tesbitleri dikkate alındığında adi ortaklığın alacak ve borçlarının aşağıda açıklandığı miktarlarda olduğu anlaşılmaktadır.Sözleşmede;işletmenin sözleşme tarihine kadar yapılan toplam 105.500,00.Tl.lik tüm giderlerin ... tarafından yapıldığı, bu bedelin %50'si olan 52.750,00.Tl. nin ... tarafından ödeneceği, ( Bu masrafların içerisine dahil olan demirbaş ve araçların neler olduğunun sözleşmede açıklandığı) ,davacı tarafından adi ortaklığın devamı sırasında yapılan masrafların toplam 176.995,90 TL olduğu, adi ortaklığa ait araçların satışından elde...

Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının taraflar arasına yapılan 06/08/2007 tarihli adi ortaklık sözleşmesi nedeniyle adi ortaklığın tasfiye edilerek davacının tasfiye payı ve hak ediş alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ettiği, davalıların davalıların taraflar arasındaki sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davacı ve davalılardan ... ve ... ile dava dışı ... arasında 06/08/2007 tarihli "SÖZLEŞMEDİR" başlıklı yazılı bir sözleşme düzenlendiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin varlığı ve sözleşmedeki imzalar konusunda taraflar arasında her hangi bir ihtilafın bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşmenin geçerli bir sözleşme olup olmadığı ve bu sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır....

Ortak Girişimi tarafından üstlenildiği, adi ortaklıklarda sözleşme konusu işle ilgili gelir ve giderlerin takip edilebilmesi için Adi Ortaklık adına ticari defter tasdik edilmesi gerekir iken ortaklarca vergi mükellefiyeti tesis edilmediği gibi Adi Ortaklık adına da ticari defterlerin tasdik olunmadığının anlaşıldığı, davacı ......

Mahkememizin birleşen -------- Esas sayılı davası, alacağın temliki sebebiyle derdest -------- Esas sayılı asıl dava ile ilgili olarak asli müdahale yolu ile alacak talebine ilişkin olup adi ortaklık sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir....

Sözleşmenin “Tasfiye Halinde Uygulanacak Hükümler ve Tasfiye Payı” başlıklı maddesinde, ayrıca “---------- maddesinde, genel olarak ortaklık konusunun gerçekleştirilmesi ile ilgili her türlü sorumluluk --- yüklenmiş, ---- ödemekle sorumlu olduğu her türlü tutarı sözleşme ile üstlenmiş durumdadır.------ maddesine göre, adi ortaklık sözleşmesi ile ilgili ----tarafından üstlenilen tüm taahhütlerin yerine getirilmesi ve ----- kapsamında hiçbir bedel ödemek zorunda kalmaması durumunda sözleşme ile üstlenilen işten kalan kar payını almamayı taahhüt ederek, bu payın ------ tarafından alınmasına muvafakat etmiştir. 3-b)Davacı şirketle adi ortaklık arasındaki ilişkiye yönelik tespitler: Davacı, davalının ortağı olduğu adi ortaklığın üstlenmiş olduğu ------ sattığını ve bu sözleşme kapsamındaki ücretin adi ortaklık ortaklarınca ödenmediğini iddia etmektedir....

Yönetimde %1 iş ortaklığında ortaklık payı olduğu, Davacı tarafından tasfiyesi istenen iş ortaklığı için açılan dava tarihi 13.08.2020 olmakla beraber, İş ortaklığının tasfiye tarihi itibari ile en yakın tarihli (tasfiye sürecine girilen) 30.09.2021 tarihli Son Bilançoya göre taraflar arasındaki iş ortaklığındaki sermaye oranlarına göre ... Ltd. Şti'nin payına düşen tutarın 262.630,13 TL ve diğer ortak Yönde Yönetime düşen payda düşen tutarında 2.652,83 TL olacağı," şeklinde değerlendirmelerini yapmışlardır. Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olup, haklı sebeplerin bulunması halinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla ortaklığın sona erebilecektir. Adi ortaklık sözleşmesinin haklı sebeple feshi için ortaklık süresinin önemi bulunmamaktadır....

Davacı kar payı ödenmemesi nedeniyle ve adi ortaklığın da feshi sonucunda ve feshin gerçekleşmesi nedeniyle ortaklığın tasfiyesine ilişkindir. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir.Zira, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1.maddesine göre; Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır....

UYAP Entegrasyonu