ın beyanlarıyla çeliştiğini, SMMM şirketinden payların YMM'deki ortaklara verildiğini, davacının Denet SMMM'de % 49 paya sahip olmasına karşın % 28,5, Denet YMM'de ortak olmamasına karşın % 10 kar payı aldığını, hizmet sözleşmesi bulunmasına rağmen ... meslek makbuzu verdiğini, davacı, davalı ... ve diğer hissedarlar dışında böyle bir kar dağıtımı yapılmadığını, YMM şirketi adına imzalarının bulunduğunu, sahip olduğu imza yetkisinin sıradan bir üst düzey yöneticinin üstlenmeyeceğini, 02.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda adi ortaklık ilişkisinin var olduğunun belirtildiğini, 08.04.2014 tarihli mütalaada da değinildiğini, davalıların ... sarsıcı eylemlerinin davacı için adi ortaklık feshine yönelik haklı neden teşkil ettiğini, ayrılma payı olarak 200.000 USD teklif edildiğini, teklif kabul edilmediği için işbu davanın açıldığını, dava değerini artırdıklarını, tazminat alamamaları haricinde vekalet ücretine mahkum olarak mağduriyetlerinin katlandığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını...
Buna göre, temyize konu uyuşmazlık; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulup kurulmadığı, davacının ortaklık payını verip vermediği ve ortaklığın tasfiyesi noktasında toplanmaktadır. Bir ortak tarafından, adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istenmesi, ortaklığın faaliyetlerinden dolayı uğradığı zararın ve kar payının talep edilmesi, aynı zamanda ortaklığın feshini ve tasfiyeyi de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip, çözüme kavuşturmalıdır. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir. Adi ortaklık sözleşmesi; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.)...
Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde ve önceki kanun hükümlerine paralel şekilde düzenlenmiştir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa karşı açılan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Başka bir anlatımla, aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Bu açıdan ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Adi ortaklık adına, üçüncü kişiler aleyhine açılacak davaların bütün ortaklar tarafından açılması gerekir....
araç satın aldığını; 30/6/2015 tarihinde davalılara ihtar çektiğini, verdikleri cevapta borçlarının bulunmadığını bildirdiklerini ileri sürerek; bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere 10.000 TL sermaye payı, 2.000 TL kar payı ve sair zararlara ilişkin 12.000 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir....
ın ise emeğini sermaye olarak koyduğunu, ortaklık gereğince 2007 yılının Mayıs ayına kadar yaklaşık 112 adet büyük baş hayvan alınıp satıldığını, bunların bir kısmının kurban bayramında, diğer kısmının ise et sucuğu ve pastırma yapan firmalara satıldığını, buna rağmen davalılar tarafından kendisine hiç bir şekilde kar payı ödenmediğini iddia ederek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini, ödemiş olduğu sermayenin ve kar payının müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, adi ortaklığın feshi nedeniyle ortaklık payı ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesi, uyuşmazlığın davacının ticari işletmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Asliye Ticaret Mahkemesince, ortaklığa konu işyerinin esnaf faaliyeti kapsamında olduğu ve tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur....
Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler İncelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, adi ortaklığın feshi nedeniyle ortaklık payı ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesi, uyuşmazlığın davacının ticari işletmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Asliye Ticaret Mahkemesince, ortaklığa konu işyerinin esnaf faaliyeti kapsamında olduğu ve tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur....
Dava; adi ortaklığın tasfiyesi ve alacak istemlidir. Adi ortaklık sözleşmesi; geçerlilik şekli olarak, herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca, adi ortaklık ilişkisinde; bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Somut olayda; tarafların kardeş oldukları, davacı tarafça davalı ile aralarında davaya konu edilen torna tesviye atölyesinin müşterek olarak işletilmesine ilişkin sözlü anlaşma yaptıkları, davalının sözlü anlaşma uyarınca kararlaştırılan kar payı,... primi ve diğer ödemeleri yapmadığı ve müşterek işletilen atölyenin mülkiyetini de dava dışı eşi üzerine geçirdiğinden bahisle adi ortaklıktan kaynaklanan tüm alacaklarının ödenmesi amacıyla iş bu davanın açıldığı, davanın bu şekliyle fesih ve tasfiye istemini de içerdiği açıktır. Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer....
DAVA : Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/12/2020 KARAR TARİHİ : 22/12/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı şirket ile davalı şirket arasında Adi Ortaklık Kurulması görüşmeleri sonucu üç adet adi ortaklığın kurulduğunu, tarafların esasında üç ayrı ihaleye yönelik üç ayrı adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, taraflar arasında kurulan üç ayrı adi ortaklık sözleşmelerinde yazılı amaçlar gerçekleştiğinden ve süreleri sona erdiğinden kendiliklerinden TBK 639/1 VE 639/5 e göre sona erdiğini,taraflar arasındaki her üç ortaklık son bulmuş olmasına rağmen yönetici olarak davalılar tarafından herhangi bir hesap verme, kar/zarar payı hesaplama, dağıtım ve/veya hesaplama yapılmadığını, ortaklığın tasfiyesi için tasfiye memuru belirlenmesi için görevlendirmenin yapılması amacıyla...
Dava davalının başlattığı icra takibi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkindir....


