WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Mahkemece; taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin, ortaklığa konu otogar işletmesinin 0.11.2008 tarihinde dava dışı şirkete devir edilmesi ve devir işlemininde ilgili belediye tarafından onaylanması nedeniyle bu tarihte sona erdiği, aldırılan bilirkişi raporu ile de adi ortaklığa konu işletme nedeniyle davalı şirketin herhangi bir karının bulunmadığı, aksine davalı şirketin 31.413,64 TL zarar ettiği, BK'nun 523. maddesi gereğince aksine hüküm bulunmadığı taktirde hissesi, sermayesinin kıymeti ve mahiyeti ne olursa olsun kar ve zarardan ortakların eşit olarak sorumlu olduğu, buna göre davacıların talep edebilecekleri bir kar payının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, taraflar arasında kurulan adi ortaklığın eylemli olarak sona erdiği anlaşılmakta olup, bu husus mahkemenin de takdirindedir....

Dava, ... ortaklığı sözleşmesinden kaynaklanan kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, ... ortaklığı konusundaki akdi ilişki davalı tarafından da kabul edilmekle birlikte, kar payının ortaklar arasında paylaştırılmış olduğu, bu nedenle davacının herhangi bir alacağının kalmadığı savunulmuştur. Davalı, ortaklık ilişkisini kabul ettiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde Borçlar Kanununun 520 2010/15504-2011/3939 ve devamı maddelerindeki hükümler dikkate alınmalıdır. Aynı Kanunun 530. maddesine göre yönetici ortak, diğer ortaklara hesap vermekle yükümlü olup, davalı, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinde yönetici ortak olduğundan, davacıya karşı hesap vermekle yükümlüdür....

nın karakol ifadelerinde, adi ortaklık ilişkisini kabul ettiklerini; davalı şirket ortak ve temsilcilerinin kendisine kar payı değil, sadece koymuş olduğu sermaye bedelini ödemeyi kabul ettiklerini; bu sebeple, sermaye ve kar payı alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; davalı şirket ile aralarında mevcut olan adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sermaye ve kar payı alacağına yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın şimdilik 200.000,00 TL' lik kısmı açısından iptali ile, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Somut olayda, davacı dava dilekçesinde düzenlenen fatura bedelin gereği kar payını talep etmiş olmakla bu bedelin ne kadarının kar payı olacağını hesaplayabilecek durumda olmaması nedeniyle davanın belirsiz alacak talebiyle açılmasında hukuki yararının olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle davalının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir. Esasa ilişkin istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise, Adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (6098 sayılı Kanun md 620). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur....

Bahse konu haciz ihbarnamelerinde her ne kadar borçlu olarak Sedat Maydo gösterilmiş ise de alacağın 2013/160881 ihale kayıt numaralı ihale alacağından kaynaklandığı, SGK İl Müdürlüğünün 27.08.2014 tarihli yazısında ise, bahse konu alacağın adi ortaklığın almış olduğu ihaleye istinaden doğduğu, borçlu Sedat Maydo’nun ortaklık oranında doğan hak edişlerine haciz kaydının işlendiği belirtilmiştir. Adi ortaklıklarda, ortakların borçlarından dolayı takip yapılması halinde, ortağın ancak kar payı veya tasfiye payına haciz konulması mümkün olup, tüzel kişiliği bulunmayan ortaklığa ait bir mal veya alacak üzerine haciz konulamaz. Adi ortaklığın ortaklarından olan borçlunun, adi ortaklık yönünden üçüncü kişi sayılamayacağından adi ortaklığın alacağına yönelik şikayette hukuki yararı bulunmaktadır. O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi isabetsizdir....

Mahkemece; miras nedeniyle alacak davasının zamanaşımı nedeniyle reddine; adi oratklığın ortak Yılmaz'ın ölümüyle sona erdiği, dava dilekçesinde Yılmaz'ın ölümünde önceki dönem için herhangi bir alacaktan bahsedilmediğini, ölüm nedeniyle yapılan delil tespiti dosyasına dayanılarak taraflarına bir gelir ödenmediğinden bahsedildiği, adi ortaklığın tasfiyesi istenmeden gelirden payı istenemeyeği gerekçe gösterilerek adi ortaklıktan kaynaklanan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12/02/2015 gün ve 2014/21377 -2015/2061 saylı kararı ile onanmış, onama kararına karşı davacılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur....

ın adi ortaklığın feshi yanında talep ettiği katılım ve kar payı alacağının TBK 643. maddesi gereğince ortaklığın borçları ödendikten sonra talep edilmesi mümkün olduğundan adi ortaklığın amacı ve faaliyet konusu henüz tamamlanmamış olması nedeniyle ortaklığın zarar ve kar durumunun bu aşamada belirsiz olması ve davacı ...'ın hali hazırda borçlu olduğunun tespiti karşısında katılım ve kar payını bu aşamada talep edebilmesi mümkün olmadığından adi ortaklığın feshi ile katılım ve kar payı talebine yönelik davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı ... Ltd. Şti.'...

Davacı vekili dilekçesinde; davalı ile dava dışı...Dahi arasında imzalanan 27.08.2007 tarihli sözleşme ile üreticiden toplanan sütü depolama ve süt fabrikasına taşıma işi için bir adi ortaklık kurulduğunu, ortak olan dava dışı Ulaş'ın, sözleşmenin kendisine verdiği yetki dahilinde ortaklık payını tüm hak ve vecibeleri ile birlikte davacıya devrettiğini, davalı ortağın, ortaklık işlerini özenli bir şekilde yapmayıp ortaklığı zarara uğratmaya başlaması, bilgi vermemesi üzerine uyarıldığını ancak davalının tüm ihtarlara rağmen ortaklık sözleşmesinin kendine yüklediği edimleri yerine getirmediğini belirterek taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ile tasfiyesine, 10.000 TL ortaklık kar payı ile 10.000 TL sözleşmeden kaynaklı cezai şartın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Tasarım Sanayi ve Ticaret limited şirketinin ... adıyla ortağı iken soyadını ... olarak değiştirdiğini, müvekkili ile dava arasında sözlü olarak yapılan sözleşme ile adi ortaklık olarak nitelenecek şekilde kar ortaklığı mutabakatına vardıklarını, davalının isteği ve kar payı vereceğini söylemesi üzerine davacı şirketçe, (Eski değiştirilen şirket adı olan . ... Gıda İç ve Dış Tic. Ltd. Şti adı ile) davalı ...’ ye 02.01.2019 tarihinde ... Bankası Eyüp Sultan Şubesi’nce 165.000.00TL’sı gönderildiğini, yine bu amaçla 11.08.2020 tarihinde davacı şirketçe alacağı temlik alınmış bulunan ortak ...'a ait, ... Bankası şubesinin ... no lu hesabından bizzat davalı ...'...

Ortaklık malı olan ve halen davalı adına kayıtlı bulunan dükkanında diğer satılan dairelere kıyasla 1997 tarihindeki değerinin tasfiyeye esas alınması olanaksızdır. Ortaklığın amacı gerçekleşmiş ise de, taraflar arasındaki adi ortaklık henüz fesih ve tasfiye edilmemiştir. Bu itibarla halen davalı adına kayıtlı bulunan dükkanın karar tarihine en yakın tarihteki değerinin tasfiyeye esas alınması gerekir. Ne var ki, davacı temyiz dilekçesinde ve aşamalarda dükkanın dava tarihindeki değerinin esas alınması gerektiğini de bildirmiştir. Hal böyle olunca mahkemece halen davalı adına kayıtlı olan dükkanın dava tarihindeki değeri esas alınarak davacının isteyebileceği kar payı belirlenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu