. - 2021/689 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı şirkete para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve alacak talep etmiştir. Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle açılan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili istinaf etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “borçlu olunmadığının tespiti-alacak” davasından dolayı, bozma kararı üzerine direnme yoluyla Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinden oy çokluğu ile verilen 09.07.2015 tarihli ve 2015/213 E., 2015/559 K. sayılı kararın direnilen kısım yönünden bozulmasını, uyulan kısım yönünden ise dosyanın 15. Hukuk Dairesine gönderilmesini kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulundan oy çokluğu ile çıkan 06.12.2017 tarihli ve 2017/15-2821 E., 2017/1552 K. sayılı kararın, karar düzeltme yoluyla incelenmesi asıl ve birleşen dava davacısı Fernas İnşaat Ltd. Şti, Pasinler Endüstri Tesisat San ve Tic. A.Ş....
Somut olayda ise, davalı salt yetki,aidatın kaynağı ve benzeri nedenlerle takibe itiraz etmeyip, davacı kooperatife peşin ödemeli üye olduğunu ve bu sebeple aidat bedellerinden sorumlu olmayacağını savunduğuna göre, davalının peşin bedel ödeyerek ortak olduğunun, diğer anlatımla normal statüde ortak olmadığının tespiti istemine dayalı itirazın iptali davası bakımından hukuki bir durumun belirlenmesine yönelik bu dava, salt malvarlığı hukukuna ilişkin bir dava kapsamında görülemeyeceğinden, görev hususunun parasal değere göre belirlenmesi de mümkün bulunmamaktadır....
Dava; Kooperatife borçlu olunmadığının ve üyeliğin tespiti ile devreden ortak ... hakkındaki ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Devreden ortak ... kooperatif yönetim kurulunca 25.07.2011 tarih ve 96 sayılı yönetim kurulu kararı ile ihraç edilmiş ve ... tarafından ihraç kararının iptali için açılan davanın kabul edilerek ihraç kararının iptal edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, ihraç kararının iptaline dair karar verilmiş ise de bu karar HMK'nın 297/2. maddesinde belirlenen açıklıkta değildir. Bir mahkeme tarafından daha önce verilen bir karar, başka bir mahkemece yeniden verilemez. Davacının ihracına ilişkin bir kooperatif kararı da olmadığına göre, infazında tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davalı kooperatif tarafından devrin muvazaaya dayalı olduğu, devreden ortak aleyhine açılan sorumluluk davasından mal kaçırma kastına yönelik bulunduğu savunulmasına rağmen, mahkemece bu savunma üzerinde durulmamasıda doğru değildir....
Dosya kapsamı incelendiğinde, 01.08.2008 tarihinden itibaren 4/b kapsamında yaşlılık aylığı alan davacının, limited şirket ortaklığı nedeniyle 01.06.2013 tarihinden itibaren ..... kaydının yapıldığı, anılan kesinti işleminin iptali, borçlu olunmadığının tespiti ve yapılan kesintilerin iadesine ilişkin işbu davanın açıldığı, dava dışı şirketin vergi kaydı dikkate alınarak yazılı şekilde karar verildiği, dava dışı şirketin vergi kaydının 01.02.1988 yılında başladığı, 17.11.1994 tarihinde ise son bulduğu, davacının bu şirkete vergi kaydının sona erdiği tarihten sonra 08.03.1996 yılında ortak olması gözetildiğinde vergi kayıtları ile fiili durumun örtüşmediği belirgindir. Dava dışı ..... 01.02.1988 tarihinde tescil edilmiş, 31.10.2013 tarihinde ise terkin edilmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ortak olunmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Aşağıda yazılı 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Mahkemece davacının 3.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olmasına rağmen, davacının talebinin talep edilen 7.714,71 TL alacağın tümüne ilişkin olarak borçlu olunmadığının tespiti olduğu, dolayısıyla verilen hükümle davacının talebinin tam olarak kabul edilmediği, talebinin bir kısmının reddedildiği gözardı edilerek, davanın kabulüne dair hüküm kurulması, 2- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının borçlu olmadığı miktarın 2.900,00 TL olduğu hesaplanmasına rağmen, mahkemece gerekçesiz olarak davacının borçlu olmadığı miktarın verilen hükümle birlikte 3.000,00 TL olarak kabul edilmesi, 2017/3305 - 2018/6173 3- Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamaları nazara alınarak dava konusu edilen döneme ait olmak üzere yönetimde bulunan ortak gider ve aidat alacağına ilişkin karar ve işletme defterleri, fatura ve makbuzları; davaya konu aidatların belirlendiği kat malikleri kurulu toplantılarına davalının katılıp katılmadığı, katılmamış ise bu kararların davalıya...
Taraflar arasındaki ortak olunmadığının tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.04.2019 tarih, 2015/943 E. ve 2019/285 K. sayılı kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 22.04.2021 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/49 Esas KARAR NO : 2022/607 DAVA : Limited Şirkete Ait Pay Devrinin Tescili, Ortak Olunmadığının Tespiti, Pay Devri Bedeli, Alacak Ve Zararların Tahsili İstemli DAVA TARİHİ : 12/01/2022 KARAR TARİHİ : 13/07/2022 Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirkete Ait Pay Devrinin Tescili, Ortak Olunmadığının Tespiti, Pay Devri Bedeli, Alacak Ve Zararların Tahsili İstemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketteki, davalı ...'ya ait 400 paydan, 196 payı İzmir 32. Noterliği’nin 22/11/2019 tarihli limited şirket pay devri sözleşmesi ile devraldığını, şirketin tek ortaklı olarak kurulduğunu, davalı ...'...
girdiği, davacı tarafından davalı şirkete ortak olunmadığının tespiti ve yatırılan paraların haksız fiil hükümlerine göre iadesi (istirdatı) için 23/11/2020 tarihinde dava açıldığı, hukuki yararın varlığının 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince dava şartlarından olduğu, 6100 sayılı HMK'nun 115.Maddesinde "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır....


