WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ihtar şartının yerine getirilmediğini, adi ortaklığın kurulduğu işin henüz geçici kabul safhasında olduğunu, geçici kabulün yapılmadığını, davacı şirketin ortaklıkta yönetici ortak konumunda olmadığını ve emeğinin bulunmadığını, sermaye de koymadığını, ihale teminatının kendi şirketlerince yatırıldığını, davalı şirketin itibarlı bir şirket olduğunu, dava konusu işte emeğinin ve sermayesinin olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, henüz üstlenilen işin tamamlanmadığı gözetildiğinde adi ortaklığın sona ermediği, ve haklı fesih sebebi bulunduğu davacı tarafından usulüne uygun olarak ileri sürülüp ispatlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme ile adi ortaklığın kurulduğu anlaşmazlık konusu değildir....

Bununla birlikte; sermaye bedelinin iadesi istemi adi ortaklığın fesih ve tesfiyesi talebini de kapsamakta olup, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin sona ermediği sabittir. Her ne kadar, ilk derece mahkemesince, davacı ortak tarafından senetlerin takibe konulmasıyla birlikte adi ortaklığın fesih ihbar suretiyle sona erdirildiği kanaatine varılmış ise de; ortaklık ilişkisinin sona erdiği bildirisinin, fesih ihbarda bulunan ortak tarafından diğer ortağa karşı açık bir irade beyanıyla yapılması gerektiğinden, davacı ortağın fesih iradesinden söz etmek mümkün değildir. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisinin sona ermediği, ancak ortaklık ilişkisinin devamının artık mümkün olmadığı, zamanaşımı süresinin ortaklığın sona ermesiyle birlikte başlayacağı dikkate alınıp, davalı ortak ...'...

Buna göre mahkemece , ortaklığın ve tarafların kayıtları ile dosya içeriğine göre, öncelikle taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin devam edip etmediğinin tespiti, ortaklık devam ediyor ise davacı talebinin adi ortaklik payından kaynaklanan alacak , ortaklık sona ermiş ise TBK'nun adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi şeklinde ele alınması, sonrasında yukarıda belirtilen esaslar dahilinde davacının davalı taraftan alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarının tespit edilmesi, hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Mahkemece; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, malvarlığı bulunmadığından tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına , 10.000.00.- TL nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanununda "Adi şirket" ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda "Adi ortaklık sözleşmesi" başlıkları altında yapılan tanımlarda adi ortaklık, "iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Adi ortaklık sözleşmesi geçerlik şekli olarak herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca adi ortaklık ilişkisinde, bir ortak tarafından açılan alacak talebine ilişkin dava, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2019/441 Esas KARAR NO: 2023/339 DAVA: Adi Ortaklığın Tasfiyesi DAVA TARİHİ:19/04/2019 KARAR TARİHİ:27/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığın Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE:Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan -------- alacaklı olduğunu, bu nedenle ---------- sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını; takibin kesinleştiğini; haciz işlemleri başlattıklarını, davalı borçlu ---------- bir adi ortaklık oluşturduklarını, birlikte faaliyette bulunduklarını; İcra Hukuk Mevzuatı çerçevesinde bu adi ortaklıktaki------------ tasfiye sonucu yönünden haciz koydurduklarını; İİK 121 maddesi gereğince alacaklarına ulaşabilmek için icra müdürlüğünden yetki alarak bu davayı açtıklarını belirterek; adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesini ve tasfiye sonunda -------- düşecek pay yönünden alacaklarının temini ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında birleştirilerek görülen menfi tespit-adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiş, duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen dava davacısı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 12/03/2019 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden asıl ve birleşen dava davacısı vekili Av.... ile asıl ve birleşen dava davalısı vekili Av....geldiler....

tan tahsil ettiği 49,96 gram altın mahsup edildiğinde davalıdan 2.350,04 gram altın alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi nedeniyle imzalandığı bildirilen 10.12.2012 tarihli ve "Kalınan Mutabakat" başlıklı belge ile eki niteliğindeki 17.12.2012 tarihli belgeden kaynaklanan alacak için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, 10.12.2012 tarihli belge uyarınca davalıdan 3.000 gram altın alacaklı olduğunu, davalının bu borcu ödememesi üzerine takip başlattığını ileri sürmüş, isticvap olunduğu celsede ise, sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaklığa ait altın alacağının bir bölümünü tahsil ettiğini, bu nedenle davalıdan 2.400 gram altın...

Yapı dan da alacaklarını alamamış, yapılan bu iş ile müvekkili şirketin kar etmediği gibi ,hem müvekkili şirket hem de sahibi ...ın bu proje sonrası borca batık hale gelmiş oldukları,hal böyleyken hiç bir somut veriye dayanmaksızın müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu olduğunun kabulü mümkün olmayıp, kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacak talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Taraf şirketler arasında, İstanbul Şehir Üniversitesi işlerinin yapımı için, 06.02.2017 tarihinde, yazılı olarak adi ortaklık sözleşmesi akdedilmiş ve adi ortaklık ilişkisi kurulmuş olup; davacı şirket, emeğini koymayı (üçüncü kişiler ile akdedilen sözleşmelerin konusunu oluşturan işleri yapmayı veya yaptırmayı) üstlenmiş olduğu anlaşılmaktadır....

Mahkemece, davacının sermaye payını aldığı ve tüm ortakların adi ortaklığın feshini istedikleri gerekçesi ile adi ortaklığın feshine ve tasfiyesine, davacının ortaklıktan ayrılma payı talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2010/4623-5649 2-Davacı, ortağı olduğu “... ve ortakları” adi ortaklığının feshi ve tasfiyesi ile ortaklık payını talep etmiş; davalılar ise, adi ortaklığının daha önce tarafların anlaşması ile son bulduğunu, davacının kendisine düşen payı fazlasıyla aldığını savunmuşlardır....

Mahkemece, davanın kabulü ile taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1–Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine. 2–Taraflar arasında düzenlenen 17.9.1985 tarihli sözleşme ile adi ortaklık kurulduğu, her bir ortağın ½ oranında pay sahibi oldukları, davacının Almanya’da olması nedeniyle yönetici ortağın davalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini istemiş, mahkemece de fesih ve tasfiye ye karar verilmiş ancak tasfiyenin ne şekilde yapılacağı kararda belirtilmemiştir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği BK nun 535. maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da aynı yasanın 538 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir....

UYAP Entegrasyonu