Mahkemece; taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin, ortaklığa konu otogar işletmesinin 0.11.2008 tarihinde dava dışı şirkete devir edilmesi ve devir işlemininde ilgili belediye tarafından onaylanması nedeniyle bu tarihte sona erdiği, aldırılan bilirkişi raporu ile de adi ortaklığa konu işletme nedeniyle davalı şirketin herhangi bir karının bulunmadığı, aksine davalı şirketin 31.413,64 TL zarar ettiği, BK'nun 523. maddesi gereğince aksine hüküm bulunmadığı taktirde hissesi, sermayesinin kıymeti ve mahiyeti ne olursa olsun kar ve zarardan ortakların eşit olarak sorumlu olduğu, buna göre davacıların talep edebilecekleri bir kar payının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, taraflar arasında kurulan adi ortaklığın eylemli olarak sona erdiği anlaşılmakta olup, bu husus mahkemenin de takdirindedir....
eldeki bu davayı açması aynı zamanda adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi isteminide kapsamaktadır....
Hemen belirtmek gerekir ki taraflar arasında imzalanan 23.7.2005 tarihli belge ile adi ortaklık kurulmuş ise de, adi ortaklığın ne zaman sona ereceğine dair bir kararlaştırma bulunmadığından, taraflarca da ortaklığın sona erdirildiği iddia ve ispat edilemediğinden ve bu hususta mahkeme kararı da olmadığından adi ortaklığın halen devam ettiğinin kabulü gerektiği gibi, birleşen davadaki talebe göre davacının fesih ve tasfiye isteğinin de kabulü zorunludur. Taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğuna göre tasfiyenin bizzat mahkemece yaptırılması gerekir... ... Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin sözleşmedeki hükümlere göre yapılması, böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin BK 539 ve devamı maddelerine göre yapılması gereklidir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. 2....
Ç.." olarak belirtilen ünvan adı altında ticari işletme sahibi olarak faaliyetinin bulunmayacağı, sözleşme içeriğine göre davacının sadece ve sadece gerçek kişi olarak âdi ortaklık kurduğu, bu durumda da adi ortaklık sözleşmesinin davalı şirketin ticari işletmesi ile ticari işletmesi adına hareket etmeyen davacı arasında yapıldığı, buna göre ticari işletmeler arasında âdi ortaklık yapılmadığından ticaret mahkemesinin değil, genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle; davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Bilindiği üzere, adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir(TBK. 620/1 md.)....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi, birleşen davada tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK. 2. 04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğunun, bozma gerekleri yerine getirilmek suretiyle alınan denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılarak karar verildiğinin, ayrıca bozma kararlarının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığının anlaşılmasına göre, davalı / birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2....
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, tarafların 21.5.2005 tarihinde düzenledikleri anlaşma ile aralarında bir adi ortaklık kurulduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, mahkemece de taraflar arasındaki ilişkinin hasılat ortaklığı olduğu kabul edilmiştir. Davalı, 12.10.2010 tarihli ihtarname ile 21.5.2005 tarihli anlaşmanın 6. maddesi gereği anlaşmayı fesh ettiğini bildirmiştir. Davacı ihtarname ile ortaklığı fesh ettiğine göre davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlığın, TBK 639. ve devamı madde hükümlerine göre çözümlenerek, ortaklığın tasfiyesi gerekir. Bilindiği üzere, adi ortaklığın sona ermesinin zorunlu ve kaçınılmaz bir hukuki sonucu da, sona erme ile birlikte ortaklığın tasfiye aşamasına girmesidir. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/215 KARAR NO: 2022/259 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili-Adi Ortaklığın Tasfiyesi) DAVA TARİHİ: 28/03/2022 KARAR TARİHİ: 29/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili-Adi Ortaklığın Tasfiyesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ---- olduklarını--- ---- imzalandığını, müvekkilinin------ dosyası ile icra takibi başlatıldığını, --- haczedildiğini ve-------ortaklığın tasfiyesi için dava açıldığını, ------ kendisine ödenmesinin talep edildiğini, ortaklardan birinin tasfiye payının haczedilmesinin diğer ortak yönünden haklı neden oluşturduğunu, haklı nedenlerin bulunması halinde adi ortaklığın tasfiyesinin talep edilebileceğini, açılan tasfiye davasında adi ortaklığın tüm iş ve işlemlerine ilişkin muhasebe kayıtları ve defterlerin incelenerek ortağın tasfiye payı belirleneceğinden ortağın...
Hukuk Dairesi ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile dava sonuna kadar adi ortaklığa dahil taşınmaz ve araçların 3. kişiye devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince 10/02/2017 tarihinde davacının tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, karara karşı davalı tarafça itirazda bulunulduğu, mahkemece 06/03/2017 tarihinde yapılan değerlendirme sonucunda itirazın reddine karar verildiği, red kararı üzerine davalı ... Metal Panel San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu, başvuru üzerine dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesine gönderildiği, 24....
Mahkemece; davacının, 60.000 TL sermaye konularak davalı ile adi ortaklık kurulduğu ve konulan sermaye ile adi ortaklık adına iş makinası alındığı hususlarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, iş makinası satın alınması ve çalıştırılması için kurulduğu ileri sürülen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında iş makinası satın alınması ve çalıştırılması amacıyla bir adi ortaklığın kurulduğu; gerek davacının iddiası, gerekse davalının 02.10.2014 ve 19.02.2015 tarihli celselerdeki ikrarı ile sabittir. Davalının adi ortaklığın yönetici ortağı olduğu da uyuşmazlık konusu değildir....


