Noterliği ... yevmiye numaralı cevap ile hiçbir hususu kabul etmediğini, bahsi geçen tüm olaylar ispatlanabilek durumda olduğunu, müvekkili ile davalı arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğunun açık olduğunu, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi için iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, bu nedenlerle taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin tespiti ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ...Şti(... A.Ş.) hisselerinin .../... sinin müvekkili adına tesciline, iş bu talep kabul görmediği takdirde bu hisseye tekabül eden bedelin tespiti ile şimdilik belirsiz alacak davası değeri olan ... TL tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, ... - ... tarihleri arasında gönderilen gelir gider tablosuna istinaden eksik ödenen tutarların tespiti ile şimdilik belirsiz alacak davası değeri olarak ......
Somut olayda davacı, iş bu dava ile adi ortaklığa konu işletmeye davalı tarafından alınmadığını belirterek işletmede bulunan demirbaşlara ilişkin payını talep etmiştir. Davalı ise, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi için dava açıldığını, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Görüldüğü üzere, taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesinin bulunduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bir ortak tarafından adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istenmesi aynı zamanda ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip, çözüme kavuşturulmalıdır. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır....
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar ek bilirkişi raporu Yargıtay bozma kararını tam olarak karşılamıyor ise de davanın başlangıcından bu yana geçen süre, bilirkişi raporunun bilanço esasına göre bozma ilamında belirtilen sıra ve yönteme göre hazırlanması dikkate alınarak 23/11/2020 tarihli ek rapor doğrultusunda asıl davada; davanın kısmen kabulü ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, 12.795 TL tasfiye katılım payı alacağının 6.000 TL'sinin dava tarihinden, geriye kalan 6.795 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davada ise davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Asıl ve karşı davada uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir....
Mahkemesinde açılan davada, yükleniciye düşen 3-4-5 ve 6.dairelerin davacı adına tescili talep edilmiş, mahkemece; devir sözleşmesi gereğince borç altına giren ve hak sahibi olan kişinin davalı ... olduğundan bahisle davacının tapu iptal-tescil talebinin reddine karar verilmiş, 15.Hukuk Dairenin 16.02.2011 tarih ve .... sayılı Düzeltilerek Onama ilamında, davacı şirket ile davalı ... arasında adi ortaklık ilişkisi olduğu davada adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi de istenmediği için davalı ... yönünden bu gerekçe ile reddi gerektiği belirtilmiştir. Taraflar arasında BK 520 ve devamı maddeleri (TBK 620.mad. vd) gereğince adi ortaklık kurulduğu, dava konusu taşınmazın da adi ortaklık konusu olduğu, ortaklığın fiilen sona erdiği anlaşılmaktadır. Bir ortak tarafından adi ortaklığa ait bir taşınmazdaki payının bedelinin istenmesi, aynı zamanda ortaklığın feshi ve tasfiye istemini de kapsar.Uyuşmazlık için maddi ve hukuki vaka bu şekilde değerlendirildiğinde inceleme bu yönde yapılmalıdır....
Keza, aynı yasanın kazanç ve zarara katılma başlıklı 623. maddesine göre de; "Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir. Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder. Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir." hükmünü ihtiva etmektedir. Bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde, dosya kapsamından; taraflar arasında canlı hayvan alın satımı konusunda adi ortaklık ilişkisi kurulduğu, davacı tarafından adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ödemiş olduğu sermaye ve kar payının davalılardan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır....
Mahkemece;davacının davalı..... aleyhine açtığı davasının reddine;davacının diğer davalı....... aleyhine açtığı davasının kısmen kabulü ile, 3422,73 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ...... vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekili ile davalı ...... Ltd. Şti vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava;adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi; geçerlilik şekli olarak, herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca, adi ortaklık ilişkisinde; bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar....
Mahkemece;davacının davalı ..... aleyhine açtığı davasının reddine;davacının diğer davalı .......aleyhine açtığı davasının kısmen kabulü ile, 3422,73 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ........ vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekili ile davalı ..... Ltd. Şti vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava;adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi; geçerlilik şekli olarak, herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca, adi ortaklık ilişkisinde; bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar....
"Haklı sebeplerin bulunması hâlinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararı" hükmüne dayandığını, mahkemece ilişkinin adi ortaklık olup olmadığını tespit etmek, adi ortaklığın varlığının kabulü halinde ortaklığın feshine yönelik karar oluşturmak olduğunu, adi şirketin tasfiyesinde mahkemenin bir tasfiye görevlisi atayabilmesi için, ortaklığın sona ermiş olması ve bu kararın kesinleşmiş olması şart olduğunu, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile kar payı alacağının tahsili talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, projenin bitirildiğini, dairelerin davalı tarafından satıldığını, ödeme yapılmadığını ileri sürmektedir....
Taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı asıl tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 30.05.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir....


