Dairece verilen 05.05.2014 tarihli ve 2014/6514 E., 2014/6754 K. sayılı ilamla; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu, tarafların ortaklığın işleyişi ile ilgili hiçbir konuda anlaşamadığı ileri sürülerek, davacılar tarafından davalıya gelir, masraf, munzam zarardan kaynaklanan alacak davası açtığı, davalı da açtığı karşı dava ile masrafların köy tüzel kişiliği tarafından karşılandığını, zarara uğradığını belirterek, alacak davası ve birleşen davada da ortaklığın çekilmez hale geldiğini ileri sürerek fesih davası açtığı, buna göre tarafların taleplerinin ortaklığın tasfiyesi aşamasında değerlendirilmesi gerektiği, davalının açtığı karşı dava hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak taraflarca talep edilmediği halde ortaklığın vergi borcu konusunda talebi aşar şekilde hüküm kurulduğu, Mahkeme gerekçesinin de aydınlatıcı ve yeterli olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. B....
A.Ş 'nin içinde yer aldığı diğer davalılar ile birlikte oluşturduğu adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi, tasfiye payının icra dosyasına gönderilmesi istemine ilişkindir. 30/11/2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih, 1232 sayılı kararı ile, 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969....
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Tarafların mutabakatı itibariyle birleşen davaya konu iş ortaklığı (2)'nin fesih ve tasfiyesi gerektiği; Asıl davaya konu iş ortaklığı(1)'in kurulmasına esas amacın gerçekleştiği, asıl dava ile ilgili adi ortaklığın konusu işin bitirildiği anlaşıldığından asıl dava ile ilgili iş ortaklığı (1)'in de fesih ve tasfiyesi gerektiği gerekçesiyle "... Asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne; ...-... İş Ortaklığı (1)'in fesih ve tasfiyesine, 140.214,06 TL tasfiye payı alacağının davalı ... A.Ş.nden tahsili ile davacı Yeşim Saka'ya ödenmesine, ...-... İş Ortaklığı (2)'nin fesih ve tasfiyesi ile 135.683,67 TL tasfiye payı alacağının Yeşim Saka'dan alınarak ... A.Ş.ne ödenmesine" karar verilmiş; sözkonusu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir....
Maddenin yerine getirilip getirilmediğinin ise davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacının kötü niyetli olduğunu anladığı anda karşı taraf sözleşmeyi feshetmesin diye yüklenici olarak üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye devam ettiğini, protokol gereği şantiye şefi Karin Akbaş'ın şantiye şefliği görevini bıraktığını, inşaatın da bundan ötürü durduğunu, protokolde davacının 180.000TL'lik ödemenin teminatını oluşturması için iki daire hakkında taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin kurulacağının öngörüldüğünü, ancak bunun yerine getirilmediğini , protokol ile adi ortaklık sona erdirildiği için davacının maddi taleplerinin arsa sahiplerine karşı ileri sürmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile tazminat istemine ilişkindir....
GEREKÇE: Dava, adi ortaklığın feshi, tasfiyesi ve alacağın tahsiline ilişkindir. Taraflar arasında Ankara Yenimahalle .... Noterliğinin 11/11/2014 tarih ve 36066 yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesiyle Hidro Anka Hidrolik isimli adi ortaklık kurulduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından adi ortaklığın fesih, tasfiyesi ve ortaklık pay ve kar payının tahsili talebiyle iş bu dava açılmıştır. 6098 sayılı kanunun 639. Maddesinde adi ortaklığın sona erme sebepleri; " Ortaklık, aşağıdaki durumlarda sona erer: 1. Ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesiyle. 2. Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle. 3. Sözleşmede ortaklığın devam edeceğine ilişkin bir hüküm yoksa, bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesiyle. 4. Bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesiyle. 5....
olması işletmenin yüksek oranda kar ettiğini gösterdiğini, yaşanan olaylar sonrası gelinen son aşamada birlikte herhangi bir ticari faaliyette bulunmak bir yana artık ailevi ve sosyal faaliyette dahi bulunmayacak duruma geldiklerini, taraflar arasındaki husumet nedeniyle müvekkilinin ortaklığının işletmesine girmesi engellenmekte ve gelir-gider, kar payı hususunda müvekkiline bilgi verilmemekte olduğunu, bu nedenle müvekkilinin hak kaybının ve telafisi imkansız ararlar oluşmasının önüne geçmek adına yargılama süresince adi ortaklığın ve ortaklığı işlettiği ... pastahanesi'nin yönetiminin mahkememizce resen atanacak bir kayyım eliyle yürütülmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle yargılama süresince adi ortaklığın ve ortaklığı işlettiği ... pastahanesi'nin yönetiminin mahkememizce resen atanacak bir kayyım eliyle yürütülmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tarafların ortak olduğu adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi, bu hususta tasfiye...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/295 Esas, 2021/586 Karar sayılı dosyasında; DAVA : Adi Ortaklığın Fesih ve Tasfiyesi ve Tazminat DAVA TARİHİ : 22/07/2019 KARAR TARİHİ: 25/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan "Adi Ortaklığın Fesih ve Tasfiyesi ve Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu tarihli dava dilekçesinde özetle: Davacı ...yılında ...ili, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan çok sayıda hissedarı olan ...m2 yüzölçümlü taşınmazda özel bir kolej için proje hazırlayıp satın alma hazırlığı yaparken, davalı şirketin ortağı olan bir grup pilotun bu projeye ortak olabileceklerini söylemelerinin ardından taşınmaz satın alma bedeli olan ......
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın davalılardan ... ve ... yönünden reddine, adi ortaklığın tasfiyesi istemiyle açılan davanın kabulü ile adi ortaklığın 17/07/2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda fesih ve tasfiyesine dair verilen 20/01/2015 tarihli hüküm, tarafların temyizi üzerine; Dairece verilen 12/04/2017 tarihli ve 2016/15779 E. 2017/5091 K. sayılı kararla; adi ortaklığın tasfiyesine yönelik işlemlerin usul ve kanuna uygun yapılmadığı, tasfiyenin mahkemece bizzat yapılması gerektiği, bilirkişi raporuna atıfla hüküm tesis edilemeyeceği, öte yandan asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece; 09/06/2021 tarihli tasfiye raporu hükme esas alınarak, asıl davanın kabulü ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, davacılardan ... Tic. Ltd. Şti. ile ... Nakliye Tic. Ltd....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi-alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 06.12.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av.... geldi. Karşı taraf davalı vekili Av.... geldi....
Öte yandan mahkemece yüklenici alacağından dava dışı adi ortaklığın mermer satımından kaynaklanan borcu olan 83.546,96 TL'nin de mahsubuna karar verilmiştir. Davacı vekili, takas ve mahsuba karşı çıkmış ve mahsuba konu edilen faturanın adi ortaklığa ilişkin olup, Nasuhoğlu Kültür merkezi inşaatına ait olduğunu, mahsup edilemeyeceğini ileri sürmüştür. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/180 Esas sayılı (bozulmakla 2015/834 Esas) dava dosyasında adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasının bulunduğunu anlaşılmasına karşın, mahkemece de bu dosya getirtilip incelenmemiş ve sadece davalı tarafın defterinde borç kaydı nedeniyle alacaktan mahsup edilmiştir. Oysa mahkemece anılan dava dosyası getirtilerek bu davada bekletici mesele olup olmayacağı tartışılmalı ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Bu hususun gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur....


