WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı asliye hukuk mahkemesine açmış olduğu dava da; ... A.Ş.'...

Sürer ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1-Asıl dava, taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi, karşı dava, davalının limited şirket ortaklığından çıkarılması, birleşen dava ise, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’un 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir....

Uyuşmazlık; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında "..." isimli lokantanın işletilmesi amacıyla adi ortaklık kurulduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, davalı tarafından işletmeye alınmadığını belirterek adi ortaklığın feshi ile sermaye ve kar payını istemiş; davalı ise davacının adi ortaklıktan isteği ile ayrıldığını, davacının alacağı olmadığını savunmuş, açtığı karşı davasında ise ortaklığın borçları nedeni ile davacı- karşı davalıdan 22.451,14 TL'nin tahsilini talep etmiştir....

Proje Ltd.Şti'ne ait olacağının kararlaştırıldığını, ortaklık konusunun ihale sonucu alınan işlere ilişkin olduğunu, Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü ve Ticaret Bakanlığınca gerçekleştirilen ihalelerin kazanıldığını, ancak davalı ortağın üzerine düşen edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle ortaklığın gecikme cezasına maruz kaldığını, Ticaret Bakanlığı tarafından son olarak ödenen hak edişin pay edilmediğini belirterek, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir....

... tarafından ikrar edilmesinden sonra haksız ve erken açıldığı sabit olan davanın reddedilmesi gerektiğini, dosyada reddi hakim taleplerinin kabul edilmesinden sonra heyet değişikliği ile yapılan yargılamanın devam ettiği , yargılamada birden fazla heyet değişikliği yapıldığı, istinaf dilekçesinde ayrıntılı tarih ve verilen ara kararların içerikleri belirtilerek çeşitli ara kararlar alındığı, daha önce belirtildiği gibi davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı olmasına rağmen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi olarak değerlendirildiğinde dahi, fesih ve tasfiye şartları oluşmadan davanın açıldığının sabit olduğu, bu nedenle mahkeme tarafından 27/03/2024 tarihli duruşmada verilen "9" nolu ara kararın kaldırılması gerektiğini, şayet uyuşmazlık adi ortaklık hükümlerine göre çözümlenmeye devam edilecek ise, davacı/birleşen davalı şirketin kabulünde olduğu gibi dava tarihi itibariyle tamamlanmamış olması nedeniyle hatta bugün bile inşaatta temel üstü vizesi bile bulunmadığı, tüm bloklarda yapı...

'e 120.000 TL ödeyerek payını satın aldığı, davacının katılım payı koyma borcunu yerine getirmediği, 10/05/2018 tarihli tasfiye memuru raporunda da bu hususun açıkça ortaya konduğu, katılım payı koyma borcunu yerine getirmeyen davacının adi ortaklığın tasfiyesinden kaynaklı bir alacağı olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Dava, davalı ...'in maliki bulunduğu ... Ada 2 parsel üzerinde inşa edilmekte olan dört adet villadan bir tanesinin yapımı hususunda, taraflar ile bozma ilamı uyarınca davaya dahil edilen ... arasında kurulan adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile katkı payının tahsili istemine ilişkindir....

DAVA TARİHİ : 05.07.2010 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasından dolayı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmistir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz sartı ve diger usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip geregi düsünüldü: I....

ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir.Davacının dava dilekçesinde belirttiği uyuşmazlık; müvekkili şirketler ile davalı arasında Beyoğlu 41....

Bunun doğal sonucu olarak hakim, kanunları doğrudan doğruya uygulayarak iddia ve savunmadaki sonuç ve istemleri karara bağlamakla yükümlüdür. Buna göre eldeki davada davacının talebinin, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsadığının kabulü gerekir. Bu bağlamda temyize konu öncelikli uyuşmazlık; tarafların babasının, adi ortaklığın ortağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, taraflar kardeş olduğu için bu hususta tanık dinlenmiş, aynı zamanda tarafların kardeşi olan tanıklar beyanlarında; tarafların çiftliği, babalarıyla birlikte üç ortak olarak işlettiklerini, babalarının ölümünden sonra ortaklığı bir süre kendi aralarında devam ettirdiklerini, miras paylaşımı sırasında çiftliğin kurulu olduğu taşınmazın davalıya verildiğini, davacının ortaklıktan ayrılmak için 50.000,00 TL talep ettiğini, davalının ise yalnızca 30.000,00 TL verebileceğini beyan ettiğini bildirmişlerdir....

Mahkemece; 1-Davacılar ile davalıların murisi arasında adi ortaklığın tespiti talebinin kabulüne ve adi ortaklığın varlığının tespitine, 2-Dava konusu taşınmazların, davalılar adına olan hisselerin 2/3 'ünün iptali ile 1/3'er hisse olarak davacılar adına tesciline, 3-Armoda Tekstil dükkanı üzerinde adi ortaklığının varlığının tespitine, 4-Adi ortaklığın 6098 sayılı yasanın 639.Maddesi gereğince davalıların murisinin ölümü itibariyle sona erdiğinin tespitine, ( fesh olunduğunun tespitine ) 5-Yukarıdaki karar adi ortaklığın tasfiyesi anlamında olmayıp, adi ortaklığın varlığı ve feshinin tespiti ayrı, tasfiyesi ise ayrı usule tabi olup; tasfiye için, adi ortaklığa dair tüm mal varlıklarının ortaya konması gerekir. Bu sebeple, tasfiyeye ilişkin talebin, mahkememizin ayrı esasına kaydedilerek, yukarıda adi ortaklığın varlığının tespitine ve tapu iptaline dair kararın kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu