Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi nedeniyle davacının ortaklık işletmelerine ait hesap ve belgeler üzerinde inceleme yapma talebi ile kar payı istemine ilişkin olduğu, TBK'da düzenlenen adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan davalara bakma görevinin de genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu, davacının tacir kaydının bulunmadığı, davanın mutlak ve nispi ticari dava da olmadığı, adi ortaklığın konusunun ticari gelir elde etmek olmasının davayı kendiliğinden ticari dava haline getirmeyeceği gözetildiğinde davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. (Yargıtay 3....
Asıl ve birleşen davada davacılar; her ne kadar alacağını inançlı işlem hükümlerine dayandırarak talep etmiş iseler de dava, gizli adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan tescil olmadığı takdirde alacak istemi ile açılmıştır. Bu durumda mahkemece; TBK’nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir. Adi ortaklık sözleşmesi; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nun 147. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, adi ortaklıktan doğan davalar beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımının başlangıcı ise, yerleşmiş Yargıtay uygulamasına göre adi ortaklığın sona ermesi ile başlar. Zira, sona erme sebeplerinin gerçekleşmesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girmekte olup, buna bağlı olarak ortakların tasfiye alacağını isteme hakkı da muaccel olmuş olur....
Mevkii, 4 pafta, 29 ada, 6 parselde kain 70 m2 yüzölçümlü taşınmazına, 1/2'er oranda malik olduklarını ve bu alanda birlikte 30.000 TL nin üzerinde masraf yaparak birlikte bayan kuaförü işlettiklerini, daha sonra ortaklıklarını Kınalıada da açtıkları bayan kuaförü ile devam ettirdiklerini, ancak davalının 2008 yılında Kınalıada'daki taşınmazı boşaltarak buradaki malzemeleri bilgisi dışında aldığını, yine 2008 yılı Eylül ayından itibaren de ...da ki dükkana sokulmadığı gibi dükkandaki haklarınının ve ortaklık payının da verilmediğini, Eylül 2008 ayından bu yana buradaki haklarından mahrum edildiğini, ortaklık ilişkisinden kaynaklanan hak ve alacaklarının tespitiyle, davalı tarafından Kınalıada'daki kapattıkları ... yerinde bulunan ortaklıkta kullanılan eşyalar üzerindeki hak ve alacakları ve mevcut dükkanın, dekor, fayans, kapı, pencere, döşeme vb. kurulabilmesi için yapılan masraflardan kaynaklanan hak ve alacaklarına karşılık 7500 TL ile, ... da yer alan dükkanın masrafları için 15.000...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/1160 KARAR NO: 2022/385 DAVA: Alacak (Sözleşmeye aykırılık kapsamında fazla ödemelerin tespiti ve tahsili) DAVA TARİHİ: 28.09.2018 KARŞI DAVA : Alacak, maddi ve manevi tazminat (Adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan haksız eylem ve haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat....
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacak, sözleşmenin feshi ve tahliye istemleri ile açılan eldeki davada asliye ticaret mahkemesinin mi yoksa sulh hukuk mahkemesinin mi görevli olduğu noktasında toplanmaktadır. Görevli mahkemenin belirlenebilmesi için öncelikle taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin hukuki niteliğinin tespiti gerekmektedir. Bunun için de “adi ortaklık sözleşmesi” ve “kira sözleşmesi” hakkında kısaca açıklama yapılmasında yarar vardır. Adi ortaklık dava konusu uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)’nun 520. maddesinde; "Şirket bir akittir ki onunla iki veya daha ziyade kimseler, saylerini ve mallarını müşterek bir gayeye erişmek için birleştirmeği iltizam ederler....
Baskı, İstanbul, 2016 sf 126-133) Her halükarda adi ortaklık sözleşmesinde taraf edimleri arasında mübadele ilişkisi bulunmadığı yani tarafların bu sözleşmeyi akdederken birbirlerine karşı alacak hakkı kazanmak amaç ve iradesini taşımadıkları belirtilmelidir. Madem ki adi ortaklık sözleşmesinin yapılması ile taraflar birbirlerine karşı klasik bir alacak hakkı iktisap etmeyi hedeflememekte, ortak amaç doğrultusunda işbirliği yapmayı birbirlerine taahhüt etmektedirler o halde; klasik alacak haklarının ispati bakımından 200/1. maddede öngörülen senetle ispat zorunluluğu da adi ortaklık sözleşmelerine uygulanmamalıdır. (bu bentte yapılan alıntı için bkz....
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ : Derdest dava, taraflar arasında kurulduğu iddia edilen adi ortaklıktan kaynaklı adi ortalık payının tespiti ile, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan ortaklık payının davacıya ödenmesi talebine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesi ile dava konusu ortaklık payının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla davalıların mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmasını, adi ortaklığın konusunu oluşturan taşınmazlar üzerine de ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, bu mümkün olmazsa "davalıdır" şerhi konuşmasını talep etmiştir. Mahkeme, 15/02/2024 tarihli gerekçeli müteferrik (ara) kararı ile gerek İİK 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin, gerekse HMK 389. Vd maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinin ve "davalıdır" şerhinin konulması talebinin, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden bahisle ayrı ayrı reddine karar vermiştir....
veya başka bir mal ya da emek olarak katkısı olmadığını, aralarında baba oğul ilişkisinden başka bir ortaklık ilişkisi söz konusu olmadığını, izah edilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir....
Asıl ve birleşen davada davacılar; her ne kadar alacağını inançlı işlem hükümlerine dayandırarak talep etmiş iseler de dava, gizli adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan tescil olmadığı takdirde alacak istemi ile açılmıştır. Bu durumda mahkemece; TBK.nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir. Adi ortaklık sözleşmesi; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nun 147. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, adi ortaklıktan doğan davalar beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımının başlangıcı ise, yerleşmiş Yargıtay uygulamasına göre adi ortaklığın sona ermesi ile başlar. Zira, sona erme sebeplerinin gerçekleşmesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girmekte olup, buna bağlı olarak ortakların tasfiye alacağını isteme hakkı da muaccel olmuş olur....
. - [16280-82131-06860] UETS DAVA : Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2023 KARAR TARİHİ : 17/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diş teknisyeni olan ve Kestel ilçesinde tanınan biri olan müvekkil-davacı ...’a, kendisinin diş hekimi olduğunu söyleyen ... tarafından diğer diş hekimi davalı ... ile diş kliniği açarak ortak işletme teklif edildiğini, verilen vaatte müvekkilinin ortaklığa sermaye vererek kliniğin inşa faaliyetlerini kendi cebinden gerçekleştireceği, davalılar Muhammet ile ...'...


