Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1063 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, her iki davanın da derdest olduğunu, söz konusu nedenlerle, davacı müvekkilin davalı şirkette %25 oranında hissedar olması sebebi ile şirket kârından pay alma hakkı bulunduğunu, ancak davalı şirket tarafından müvekkile kâr payı ödemesi yapılmadığı için iş bu kâr payı alacağına ilişkin dava açma zorunluluğunun doğduğunu, müvekkilin davalı şirketten olan 2017-2016-2015-2014-2013 yıllarına ilişkin kâr payı alacağı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik her bir yıl için 1.000,00-TL olmak üzere toplamda 5.000,00-TL olarak belirttikleri ve bilirkişi marifeti ile belirlenecek söz konusu kâr payı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, iş bu davanın halen derdest olan İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/499 Esas sayılı dava dosyası...
Ancak kat karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri uyarınca yüklenicinin ve temlik suretiyle onun alacaklarına halef olan tapu payı ya da bağımsız bölüm temlik alan 3. kişinin tapu payı ya da bağımsız bölüme hak kazanabilmesi için yüklenicinin, sözleşme gereği arsa sahibine karşı üstlendiği inşaat yapma edimini sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlayıp teslim etmiş olması zorunludur. Dava konusu olayda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan yüklenici ... sözleşmeden ... edimini ifa edememiş ve sözleşme fesh edilmiştir....
Teknik ve mali bilirkişi heyetinden şirketin rayiç tespitleri ile borca batık olup olmadığı, iyileştirme projesindeki verilerin ve yapılacak iyileştirme çalışmalarının gerçekçi olup olmadığı, iflas erteleme şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda yeniden bilirkişi raporu alınmıştır. ----- tarihli raporunda; ----- tarafından fesh edildiğini, adi ortaklığın kalan ---- herhangi bir ortaklık payı alma hakkının kalmadığını, --- hesaplamaların devam ettiğini, henüz ibralaşmanın gerçekleşmediğini, şirketin fiilen yapmakta olduğu herhangi bir inşaat işi bulunmadığını bildirmiştir....
Teknik ve mali bilirkişi heyetinden şirketin rayiç tespitleri ile borca batık olup olmadığı, iyileştirme projesindeki verilerin ve yapılacak iyileştirme çalışmalarının gerçekçi olup olmadığı, iflas erteleme şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda yeniden bilirkişi raporu alınmıştır. ----- tarihli raporunda; ----- tarafından fesh edildiğini, adi ortaklığın kalan ---- herhangi bir ortaklık payı alma hakkının kalmadığını, --- hesaplamaların devam ettiğini, henüz ibralaşmanın gerçekleşmediğini, şirketin fiilen yapmakta olduğu herhangi bir inşaat işi bulunmadığını bildirmiştir....
Bası, Ankara 2014, s.1) Kooperatif ortaklığının kurulması kurucu ortak olma (Kooperatifler Kanunu, m. 1), daha önce kurulmuş olan kooperatife sonradan ortak olma (m.8), miras yoluyla ortak olma (m. 14/2), ortaklardan birinin ortaklık payını devralmak suretiyle ortak olma (m. 14/3), taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortak olma (m. 15/2) olarak sıralanabilecek beş yolla gerçekleşebilir. Ortaklık sıfatı, kooperatif payının aslen veya devren iktisabı ile değil, giriş isteminin yetkili kurullarca kabulü ile kazanılır (m.8). Kooperatif ortaklarının hakları arasında yer alan genel kurula katılma, seçme ve seçilme, genel kurulda temsil ve oy kullanma, olumlu gelir-gider farkından pay alma hakları yer almaktadır. Davalı Kooperatifin defter ve kayıtları incelendiğinde, davacının davalı kooperatifin Genel Kurul toplantılarına katılıp oy kullandığı, Kooperatiften risturn adı altında gelir payı aldığı anlaşılmaktadır....
Noterliği'nin 24/10/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ve Müvekkili şirket tarafından, Davalı Şirket ile gerçekleştirilen proje ortaklığında tarafların edimleri arasında aşırı nispetsizlik olduğu, Davalı Şirket yönünden aşırı yararlanma halinin ortaya çıktığı, gelinen noktanın kendileri için çekilmez olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin esasında adi ortaklık hükümleri dikkate alınarak tasfiye edilmesi gerektiği, projeden villa satın alan tüketicilere tapu devirlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve hasılat paylarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği, bu konuyla ilgili bir araya gelinerek çözüm üretilmesi taleplerini içeren ihtarname gönderdiği ihtarnamelere cevap alınamadığı, Müvekkil şirket tarafından ......
Noterliği'nin 15.06.2011 tarihli ... yevmiye no.lu vekaletnamesi ile yetkiler verildiğini beyan ettiği, Sayın Mahkemenin, davacının iddiasını kabul etmesi halinde, taraflar arasındaki ilişki adi ortaklık olarak değerlendirilebileceği, adi ortaklık sözleşmesinin TBK m. 620 hükmünde, “İki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme” olarak tanımlandığı, Hüküm uyarınca adi ortaklığın 4 adet unsuru bulunduğu, raporda anılan unsurların özetlendiği ancak bir hukuki ilişkinin adi ortaklık olarak nitelendirilebilmesi için, tarafların ortak bir amacı gerçekleştirmek amacıyla bir araya gelmelerinin yeterli olmadığı, tarafların ayrıca ortak amacın gerçekleşmesine katılmayı da yüklenmiş olmalarının gerektiği, TBK m. 620/1'de ifadesini bulan, “ortak amaca erişmek üzere birleşme” şeklinde ifade edilen bu unsura, doktrinde, “...” ... amacı birlikte gerçekleştirme, amaç uğruna eşit temel üzerinde birleşerek çalışma unsuru) denildiği...
TTK'nun 392/2 maddesine göre anonim şirket ortakları, ancak taahhüt ettikleri sermaye payı oranında şirkete karşı sorumlulukları vardır. Taraflar bu hükmün dışında şirketin 01.09.2015 tarihinden önceki (doğan) zararından o an itibariyle hisse durumlarına göre ortakların sorumlu olacağını belirlemişlerdir. Bu sözleşmesel hüküm taraflar arasında geçerli olacaktır. Yapılan bu açıklamalar çerçevesinde, 15.06.2016 tarihli kapanış sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca davalıların, davacı ... A.Ş.'nin 01.09.2015 tarihinden önceki dönemlere ilişkin ticari faaliyetleri sonucunda doğacak her türlü kamu alacağı, vergi, SGK prim ve borçları, gümrük idari para cezaları dahil tüm idari ve kamu soruşturma ve cezalarından sorumlu olacakları kanaatine varılmıştır. Bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplama neticesinde, davalıların 15.06.2016 tarihli kapanış sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca sorumlu oldukları toplam miktar 48.583,73TL olarak belirlenmiştir. Davalılardan ...'...
İlçesinde bulunan 1674 ada 4 parseldeki taşınmazın 103/183 payı üzerine davacının her türlü borçlarına teminat olmak üzere ... ....... A.Ş, ... Yer Kaplamaları .... A.Ş lehine 250.000,00 TL bedelli ipotek verdiğini, 20/01/2014 tarihinde davacının ... Pazarlama ......
-TL esas sermaye tutarındaki ortaklık payı ...'ya, 850,00.-TL esas sermaye tutarındaki ortaklık payı ...'a, 425,00.-TL esas sermaye tutarındaki ortaklık payı ...'ya, ...'ye ait 50,00.-TL esas sermaye tutarındaki ortaklık payı ...'ya devredildiği, böylece şirketin % 100 hissesi ..., ... ve ...'ya geçtiği ... yazı cevabından da anlaşılmaktadır. 23. Kalan hisselerin devri akabinde ...'nın ...Ltd. Şti.'ne yazmış olduğu 05.09.2012 tarihli yazı ile "Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"e 04.07.2012 tarih ve 28343 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yönetmeliğe eklenen "Geçici Madde 9" hükmü uyarınca en yüksek teklifi veren şirket ile projenin yürütülememesi nedeni ile en yüksek ikince teklifi veren ...Ltd. Şti. İle ... projesinin yürütülmesinin uygun bulunduğu belirtilmiştir. 24. Davacılar tarafından ... projesi için ödenmesi kararlaştırılan 600.000,00.-USD'nin bakiye 200.000,00....


