Davalının, 11/09/2012 tarihi itibariyle ticari faaliyetini sonlandırdığı, bu tarihten itibaren tacir olmadığı, davaya konu verildiği iddia olunan havalenin ise 05/04/2016 tarihinde yapıldığı, takibin ve davanın da bu tarihlerden sonra olduğu, davacının takip ve dava tarihi itibariyle tacir olmadığı, kaldı ki, davaya konu uyuşmazlığın davacı tarafça adi ortaklık ilişkisi kapsamında kâr payı taahhüdü üzerinden verilen ana paranın iadesi istemine ilişkin olduğu, tacir sıfatı olmayan davacı ile tacir olan davalı arasındaki davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:28/05/2025 NUMARASI:2025/187 Esas 2025/417 Karar DAVA:Şirketin İhyası Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkili ile davalı tasfiye memuru ... arasında adi ortaklık kurulduğunu, davalı tasfiye memuru ...'nun, adi ortaklık ilişkisini ihlal ettiğini, protokole aykırı davrandığını, müvekkilinin protokolle hüküm altına alınan hisseleri üzerindeki tasarruf hakkını engellediğini ve davalı tasfiye memuru ...'nun, müvekkiline ait olduğu kararlaştırılan paylarını üçüncü şahıslara devrederek müvekkilini telafisi mümkün olmayan zararlara uğrattığını, müvekkilinin koyduğu sermayeyi ve bu sermaye ile elde edilen kar payını, yapılan projelerden elde edilen gayrimenkullerden müvekkilinin payına düşenleri ve müvekkilinin davalı şirketten bakiye alacaklarını ödemediğini, bu sebeplerle, ihyası istenen şirkete karşı, İstanbul Anadolu 1....
Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Somut olayda davacı taraf tacir olmadığından, adi ortaklık da TTK'da düzenlenmediğinden, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından mahkememizce davanın usulden reddi ile dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur....
Şti. ve ... şirketleri aralarında ortaklık yapısı yönünden tam bir benzerlik bulunmadığı, ortaklık yapılarının birbiriyle uyuşmadığı, ... ... ... Ltd. Şti.'nin, ... - ... Adi ortaklığının ... ve ...'a olan borçlarına kefil olduğu, diğer borçlarını da devraldığına ilişkin bir kayda dosya kapsamı itibariyle rastlanılmadığı gibi 28/10/2010 tarihli ön sözleşmenin asıl sözleşme yapılıp yürürlüğe girmediği, davacıların adi ortaklığa ait taşınmazların muvazaalı olarak davalı şirkete tescil edildiği iddiasının tasarrufun iptali şeklinde değerlendirilmesi noktasında; ... ... ...Ltd....
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, adi ortaklığın tasfiyesi ve kar payı alacağı istemine ilişkindir. DELİLLER : İzmir ... Asliye Ticaret mahkemesine ait... Esas ...Karar nolu dosya, taraflar arasında imzalanan 01/10/1998 tarihli G/98-10-02 nolu ihracat işbirliği sözleşmesi, ...ile ... yetkilileri arasında imzalanan 20/04/1998 tarihli yediemin sözleşmesi, Beyoğlu ......
Adi ortaklığı ile davacı şirket arasında Jet A-1 Akaryakıtı satım ve nakliyesi işi için sözleşme imzalandığı ve sekizinci maddede kullanılmayan yakıt miktarının iade alınacağının belirlendiği bunun üzerine dava dışı adi ortaklık tarafından dönem sonunda kullanılmayan yakıt için 01/11/2011 tarihli 136.463,07 TL bedelli iade faturası düzenlendiği ve bedelinin davacının ortaklık nezdindeki alacaklarından mahsup edildiği, sözleşme konusu işin nakliyesinin davalı ... Ltd. Şti.'nin tankerleri ile yapıldığı, dava dışı adi ortaklık yetkilisi tarafından davacı şirketin ortağı ...'...
Taraflar arasındaki uyuşmazlık,------ olarak alınan iş nedeniyle taraflar arasındaki protokole göre davalı tarafın hakedişinin % 1,5 'i oranında davacıya ödeme yapılması şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, uyuşmazlığın adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacı tarafın zarara katılmasının gerekli olup olmadığı, protokolün 4.3 'üncü maddesinin geçerli olup olmadığı, yapılan işten kar edilip edilmediği noktasındadır....
Buna göre davacı alacağı (14.02.2020+1 ay =) 15/03/2020 tarihinde muaccel olacaktır. Davalı hakkında başlatılan takip 28/12/2020 olması sebebiyle takip tarihinde alacak muaccel durumdadır. Davacının davalı kooperatife yapmış olduğu ödeme tutarı 91.100 TL dir. Davacının yaptığı ödeme tutarından 1.025,79 TL genel gider payı mahsup edildiğinde davacının alacağı 90.074,21 TL kalmaktadır. Davalının temerrüde düştüğü tarihten takip tarihine kadar işleyen faiz tutarı 6.396,50 TL olarak hesaplandığı" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görüldü....
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının taraflar arasına yapılan 06/08/2007 tarihli adi ortaklık sözleşmesi nedeniyle adi ortaklığın tasfiye edilerek davacının tasfiye payı ve hak ediş alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ettiği, davalıların davalıların taraflar arasındaki sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davacı ve davalılardan ... ve ... ile dava dışı ... arasında 06/08/2007 tarihli "SÖZLEŞMEDİR" başlıklı yazılı bir sözleşme düzenlendiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin varlığı ve sözleşmedeki imzalar konusunda taraflar arasında her hangi bir ihtilafın bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşmenin geçerli bir sözleşme olup olmadığı ve bu sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır....
3. kişiye sattığını ileri sürerek; davalının villa satışından elde ettiği bedelden %50 ortaklık payı gereği şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 04/03/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 499.162,50 TL’ye yükseltilmiştir....


