"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen adi ortaklıktan kaynaklanan tespit ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalılar ile arasındaki adi ortaklık sözleşmesi gereği ödenmesi gereken kar payının davalılarca ödenmediğini ileri sürerek, adi ortaklıktaki payının tespiti ile ödenmeyen ortaklık payı alacağının tahsilini, bunun mümkün olmaması halinde ise adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile tasfiye payı alacağının tahsilini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 10....
"Haklı sebeplerin bulunması hâlinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararı" hükmüne dayandığını, mahkemece ilişkinin adi ortaklık olup olmadığını tespit etmek, adi ortaklığın varlığının kabulü halinde ortaklığın feshine yönelik karar oluşturmak olduğunu, adi şirketin tasfiyesinde mahkemenin bir tasfiye görevlisi atayabilmesi için, ortaklığın sona ermiş olması ve bu kararın kesinleşmiş olması şart olduğunu, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile kar payı alacağının tahsili talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, projenin bitirildiğini, dairelerin davalı tarafından satıldığını, ödeme yapılmadığını ileri sürmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan ana para ve kâr payı alacağı istemine ilişkindir.Dosya içerisinde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 26.10.2004 tarihli 2004/7083 Esas,2004/15480 Karar sayılı bozma ilamı bulunduğu halde dosyanın aynı dairenin 14.09.2004 tarihli kararı ile ticari kira ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı ile Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca dosyanın temyizinceleme görevi Dairemize ait olmayıp, Yargıtay 13. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Ancak anılan Dairece de görevsizlik kararı verildiğinden, ortaya çıkan görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Başkanlar Kurulu'na gönderilmesi gerekmiştir....
Davalı şirket vekili, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, açılan davanın şirket ortaklık payı alacağının tahsili kaynaklı olduğunu, davacının iş bu davayı önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığını, daha sonra dava konusu uyuşmazlığın ticari iş olarak değerlendirilmesi nedeniyle verilen görevsizlik kararıyla mahkememize gönderildiğini, talebin haksız ve kanuna aykırı olduğu gibi hakkaniyete de uygun olmadığını çünkü adi ortaklığın bir ortağın şahsi borcu nedeniyle tüm adi ortağın fesih ve tasfiyesine karar vermenin davacı haklı dahi olsa orantısız bir sonuç doğuracağını; bu nedenle bu tür davaların hukuk düzeni tarafından korunmaması gerektiğini; adi ortaklığa tasfiye memuru atanmasının da adi ortaklığı çalışamaz hale getireceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş; Diğer davalı vekili ise, davaya cevap vermemiştir.Mahkememizce öncelikle görev yeri incelenmiş olup, adi ortaklıktan kaynaklanan tasfiye davalarında adi ortakların tamamının tacir...
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan kar payı alacağının tahsili için girişilen icra takibine itirazının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Davalılar vekili dava dilekçesinde özetle;----- etmediklerini, davanın görev yönünden Asliye Hukuk Mahkemeleri yetki alanında olduğunu ve yetki itirazında bulunduğunu, davalı ----- davacı arasında imzalanan sözleşmenin adi ortaklık kurulmasına haiz nitelik ve geçerlilik şartlarında olmadığını, tarafların ileride kat karşılığı inşaat yapmayı hedeflediklerini gösterir niyetlerini ortaya koymak için adi yazılı belge niteliğinde olduğunu, davacı şirket tarafından ortaklık payı talep edilen davaya konu inşaata ilişkin arsa sahipleri ile sadece davacı arasında tanzim edilmiş ------şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki ---- iddia edildiği gibi adi ortaklık sözleşmesi yada ilişkisine dayalı olarak değil, -------- yevmiye numaralı ------ dayalı olarak davalı ---- kendisi tarafından ödenmiş olan bir bedel karşılığı devir ve temlik işlemi olduğunu, davacı ile davalı----- devir ve temlik ilişkisinin diğer davalı ----ilgisi olmadığını, davalı------- yargılama...
adi ortaklık hesabından ödeneceğini, adi ortaklık hesabında para bulunmaması halinde ise davacı ... tarafından ödeneceği, davalı şirketin bir ödeme yapması durumunda davacı ... tarafından karşılanacağının kabul ve taahhüt edildiğini belirterek, ihale konusu iş kapsamında devam eden davalar bitmeden davacının bir alacağı tespit edilecek dahi olsa bu bedellerin anılan hüküm gereği bu alacaktan mahsup edilmesi gerekeceğini, davacı yanca adi ortaklığın tasfiyesi istenmeden alacak davası açtığından davanın usulden ve esastan reddine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir....
DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesi nedeniyle tarafların yüklendiği kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle davalı tarafça yükümlülüklerin yerine getirilmediği,edimlerin davacı tarafça yerine getirildiği belirtilerek adi ortaklık tasfiyeye tabi tutulmaksızın davacı tarafça yapılan kısımlar ve davalı tarafça yapılması gerektiği halde yapılmayan karşılanması gerektiği halde karşılanmayan, davacı tarafça yapılan giderlerin tahsili, ve arsa sahipleri adına tescilli taşınmazın tapu kütüğüne adi ortaklık sözleşmesinin tescili , davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup; Taraflar arasında 01/06/2018 tarihli adi Ortaklık sözleşmesi bulunduğu, tarafların dava dışı arsa sahiplerinin ... İli, ... İlçesi, Şehit ......
Somut olayda davacı taraf adi ortaklık ilişkisine konu işyerinde çalışan dava dışı işçi ---- işçilik alacaklarına ilişkin olarak----------- sebebiyle başlatılan icra takibi dosyasına yaptığı ödemenin ortaklık payının düşülmesinden sonra kalan bakiyenin davalıdan tahsilini talep etmektedir. ------ Sayılı dosyasında dava dışı işçinin işçilik alacaklarının davacı ve davalı ile dava dışı ortak ------ müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği görülmüştür. Uyuşmazlığın çözümü, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin ve adi ortaklık paylarının tespiti ve yorumunda toplanmaktadır....
Ortaklar, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm varlıklarıyla sorumludurlar (Prof. Dr. Baki Kuru. İcra ve İflas Hukuku EI Kitabı 2004 bas. Sahife 137, HGK. nun 08.10.2003 tarih ve 2003/12¬574 E 2003/564 K. sayılı içtihadı). Açıklanan bu hükümlere aykırı olarak adi ortaklığın malları üzerine haciz konulması halinde bu husus, ortaklardan her biri tarafından şikayet konusu yapılabilir. Somut olayda, ... tarafından oluşturulan adi ortaklığa izafeten ... ile ... aleyhine başlatılan icra takibinde, adi ortaklığın, ... Belediye Başkanlığı'ndan olan hak ve alacağı üzerine haciz konulduğu görülmektedir. Adi ortaklıklarda, ortakların borçlarından dolayı takip yapılması halinde, ortağın kar payı veya tasfiye payına haciz konulması mümkün olup, alacaklı, tüzel kişiliği bulunmayan ortaklığa ait bir mal veya alacak üzerine haciz koyduramaz. O halde; mahkemece, ......


