Taraflar arasındaki sözleşme içeriği değerlendirildiğinde, taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde (818 sayılı BK.nun 520 ve devamı maddelerinde) düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır ki, bu husus mahkemenin de taktirindedir. Somut olayda; davacı, bu dava ile ortaklık payını talep etmiş olup, bu istek ortaklığın fesih ve tasfiye isteğini de kapsar, zira davacının alacağı tasfiye sırasında yapılacak hesap ile ortaya çıkacaktır. Buna göre mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümlerinin dikkate alınması ve 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekmektedir....
ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir....
Davacıların murisi Mail ile davalı arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Adi ortaklık ilişkisi davacıların murisi Mail 'in 06/03/2012 tarihinde vefat etmesi ile son bulmuştur. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan ... tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....
ile ortaklığının bulunduğunu, ... ’ın istihsal işlerinin alınmasında kendisine yardımcı olduğunu, ortak kamyon alındığını, ... bitince davacının ortaya çıkarak kâr payı istediğini, esasında kendisinin ...’den alacağı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, olayda tanık dinlenemeyeceği, davacının yemin deliline de dayanmadığı ve taraflar arasındaki ilişkiyi gösteren bir belge bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Kanunu’nun adi şirkete ilişkin 520 ve onu izleyen maddeleri gereğince adi ortaklığın kurulabilmesi için yazılı şekil şartı gerekli değildir. Adi ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir. Tarafların Orman İdaresi ile ayrı ayrı sözleşme yapmış olmaları da, iddia edilen 2010/4687-14961 ortaklığın reddi için yeterli değildir. Davalının, dava dışı orman muhafaza memuru ... ’ı ......
Ancak davacının dava dilekçesi içeriği ve davalının bunu doğrulayan beyanları doğrultusunda, makinelerin adi ortaklığa özgülendiği ve adi ortaklık çatısı altında üretim yapılmak üzere davalının iş yerine götürüldüğü, taraflar arasındaki ihtilaf sürecinde davacının borçlusu olduğu bir icra takibi kapsamında davalı tarafından açılan istihkak davasında yediemin olarak davacıya teslim edilmiştir. TBK'nın 642. maddesinde de adi ortaklığın tasfiyesinde, ortakların katılım payı olarak koydukları malları geri alamayacağı, ancak katılım payının değerini isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.Taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi fiilen sona ermişse de, adi ortaklık henüz tasfiye edilmemiştir. Bu durumda taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi henüz tasfiye edilmediğinden, davacının makinelerin kullanılamaması nedenine dayalı gelir kaybı alacağı muaccel olmamıştır....
teminatsız tedbir talebinin kabul edilmemesi haline Mahkeme tarafından uygun görülecek teminat karşılığında); Adi Ortaklık adına açılan ......
Tasarım Sanayi ve Ticaret limited şirketinin ... adıyla ortağı iken soyadını ... olarak değiştirdiğini, müvekkili ile dava arasında sözlü olarak yapılan sözleşme ile adi ortaklık olarak nitelenecek şekilde kar ortaklığı mutabakatına vardıklarını, davalının isteği ve kar payı vereceğini söylemesi üzerine davacı şirketçe, (Eski değiştirilen şirket adı olan . ... Gıda İç ve Dış Tic. Ltd. Şti adı ile) davalı ...’ ye 02.01.2019 tarihinde ... Bankası Eyüp Sultan Şubesi’nce 165.000.00TL’sı gönderildiğini, yine bu amaçla 11.08.2020 tarihinde davacı şirketçe alacağı temlik alınmış bulunan ortak ...'a ait, ... Bankası şubesinin ... no lu hesabından bizzat davalı ...'...
Belediyesi’nin ihale ile verdiği, bazı cadde ve sokakların saatli ve ücretli otopark işini birlikte yürütmek üzere sözlü olarak bir adi ortaklık kurdukları ancak dava tarihinde ortaklığın sona erdiği anlaşılmaktadır.Davacı eldeki dava ile, ortaklığın devamı sırasında ortaklık adına yaptığı masraflardan davalıların payına düşen kısmı ile uğradığı gelir kaybını talep etmekte olduğundan, fiilen sona eren adi ortaklıkta davacının talebinin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin olduğu kabul edilip, tasfiyenin mahkemece bizzat yapılması gerekmektedir. Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar....
nde çalışmaya başladığını, yaklaşık 2 yıl sonra müvekkil ile davalı ...’ın,...’ın klinik'ten ayrılmasıyla ortak olduğunu, veteriner hizmetlerinin verilmesi ve zirai ilaçların satışı işini beraber yapmaya karar verdiklerini, taraflar arasında böylece adi ortaklık ilişkisinin başladığını, davalının kazanılan paralarla kumar oynayıp, çeşitli şekilde şahsi hesabı için harcama yaparak ortaklığa ait paraları kendi hesabına kullandığını, Ortaklığa ait ilaçlara davalı tarafından el koyulmuş hem de müvekkilden haksız şekilde davalı tarafından para istendiğini ileri sürerek, taraflar arasındaki Adi Ortaklık ilişkisinin haklı nedenle sona erdirilmesine karar verilmesini, müvekkilinin katılma payı olarak şimdilik 10,00....
Sözleşme de ortaklar için sermaye payı koyma yükümlülüğünün öngörülmüş olması, birlikte çaba gösterme yükümlülüğüne de yer verildiği anlamına gelmez. Bu unsurun sözleşmenin içeriğinde yer alması gerekir. (N.Barlas 38, O.H.Ş.117.sy) Diğer bir deyimle, taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık olarak kabul edilebilmesi için sözleşme, sözleşmeyi yapacak kişiler, sermaye payı, ortak amaç ve işbirliği unsurları bulunmalıdır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme; bu açıklamalar ışığında incelendiğinde; TBK.620. maddesinde tanımını bulan adi ortaklığın unsurları bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek taraflar arasında sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....


