İnşaat Yapı San. ve Tic Ltd Şti ile adi ortaklık kuran şirketin ... İnşaat Taah.Müh. Ltd Şti.olduğu, adi ortaklığın Çiğli Vergi Dairesi'nin ... VN'ye kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. ... İnşaat Taah.Müh. Ltd Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarına göre ... tarihinde ... Gayrimenkul İnşaat AŞ 'ye devredilmiştir. ... Gayrimenkul Proje Turizm İnşaat Ticaret Ltd Şti de ... tarihinde tür değişikliği ile ... Gayrimenkul İnşaat AŞ olduğu anlaşılmış, buna göre davacı tarafça adi ortaklığı oluşturan davalılar aleyhine usulünce yapılan bir icra takibi bulunduğu ve husumetin doğru yöneltildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında davacı şirketin, davalı şirketler tarafından adi ortaklık sözleşmesi kapsamında yapımını üstlendikleri İzmir ili, ... ilçesi, ......
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları, ve diğer belgelerin incelenmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan adi ortaklık ilişkisinden ve bu ortaklığa dayalı olarak dava dışı kişilerle davacı arasında yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu, takibe konu bononun da bu sözleşmelerin teminatı olarak verildiği, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın doğrudan bonoya dayandırılmadığı, tarafların 6102 sayılı TTK 12 maddesi kapsamında kalan tacir olmadığı ve adi ortaklık sözleşmesinden ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da mutlak ticari dava sayılmadığından açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmış ve davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle (HMK 114/1-c, 115/2) usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ....
, taraf beyanlarından bu tutarın taraflar arasındaki harici borç alacak ilişkisinden kaynaklandığının anlaşıldığını, Davalı şirketin adi ortaklığa borcu olduğu tespit edilen 137.410,38 TL’nin, davalı tarafından adi ataklığın banka hesaplarına iadesine veya bu mümkün değilse söz konu bu tutarın adi ortalığı oluşturan şirketlerin hisseleri oranında yukarıda tabloda hesaplandığı şekilde dağıtılmasına karar verilmesi mahkemenin takdirlerinde olduğunu, neticede huzurdaki davanın adi ortaklığının tasfiyesine ilişkin ikame edilmiş bir dava olmadığı kanaatini bildirmişlerdir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/594 Esas KARAR NO : 2023/164 DAVA :Adi ortaklıktan Kaynaklanan (Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/06/2015 KARAR TARİHİ : 23/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan Adi ortaklıktan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan kanuni yükümlülüklerin, davalılar tarafından değişik şekillerle ihlal edilmesi sonucunda müvekkili şirketin ve adi ortaklığın uğradığı zararların tazmini talebiyle bu davanın ikame edildiğini, davalılardan bazılarının adi ortaklığın yöneticisi konumunda (yönetici ortaklar ..., ..., ... ve ... olup birlikte "..." olarak anılacaklarını) olduğunu, diğerlerinin ise yönetici ortaklar ile müşterek menfaatleri doğrultusunda birlikte ve işbirliği içerisinde hareket eden davalılar olduğunu.(... A.Ş., ..., ... A.Ş.) ... Ekim 2003 tarihinde ...'...
Şti. ile olan ticari ilişkisi nedeniyle düzenlediği faturalardan kaynaklı bir alacak talebi gerek takip ve dava öncesi gönderdiği ihtarnamede gerekse dava dilekçesinde ve icra dosyasındaki takip talebinde bu davalı yönünden ayrı bir talebi bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davacının davalı .... İnş. San. Dış Tic. Ltd. Şti. adına düzenlediği faturalar ve bu davalı ile olan cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacağı hesaplamaya katılmaksızın adi ortaklık adına düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler esas alınarak bilirkişiden ek rapor veya yeni bir rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken talebin aşılması suretiyle verilen karar usul ve yasaya aykırı olup re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Somut uyuşmazlıkta 6762 sayılı mülga TTK'nın 138. maddesi atfı ile kollektif şirketler hakkında adi şirket hükümlerinin uygulanması zorunlu olup işbu davada öncelikle davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosyamız davacıları tarafından dava konusu zarar iddiasına dayalı maddi tazminat talebinin adi ortaklık hükümlerine göre yönetici ortaktan vekalet hükümlerine göre talep edileceğinden, 818 sayılı mülga Borçlar Kanununun 126.maddesine göre; davacıların dava konusu talebi 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Nitekim ...3. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 26/12/2019 tarih, 2019/3549 esas, 2019/10629 karar sayılı emsal ...ilamında da adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan davaların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu açıkça vurgulanmıştır. Sözkonusu zamanaşımı süresinin başlangıcı ise; adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan alacakların TBK 149 m.gereğince muaccel olduğu adi ortaklığın sona ermesi tarihidir....
Hakimce bu hukuki nitelendirmeyi yapılırken, tarafların yargılama sırasındaki istem ve savunmalarına yönelik tüm dilekçe, beyan ve delilleri bir bütün olup uyuşmazlığın çözümünde bunların tümünün dikkate alınarak bir sonuca varılması gerekir. ./.. -3- Somut olayda, davacının talebi, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan ve uzun bir döneme ilişkin kapsamlı maliyet ve gelir hesaplamaları sonucu belirlenebilecek alacak istemine ilişkin olup, davacının bu alacağının miktarını tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığı gibi talep edilecek miktar taraflarca tartışmasız ve açıkça belirlenmemiştir. Dava konusu alacağın tespiti bu haliyle mümkün olmayıp yargılamayı gerektirmektedir. Bu alacak için davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının mevcut olduğunun kabulü gerekir....
kaynaklı senetlerin verildiği ve senetlerin düzenlenme nedenlerinin davacı yanın davalıdan adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı bir ortağın diğer ortaktan olan alacağının tahsiline yönelik alındığı dolayısıyla takip tarihi itibari ile zaman aşımına uğradığı sabit olan bononun yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda takip konusu senet alacağının esas sebebinin yukarıda da belirtildiği gibi adi ortaklıktan kaynaklı alındığı anlaşılmakla ortada bu anlamda mutlak nitelikte bir ticari davanın bulunduğundan da söz edilemeyeceğinden Mahkemenin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla taraflar arasındaki somut uyuşmazlığın mutlak veya nispi bir ticari davaya sebebiyet vermediğinden adi ortaklık kapsamında alınan senetten kaynaklı girişilen ilamsız takibe yapılan itirazın iptali isteminin taraflar arası ilişki göz önüne alındığında Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla bu kapsamda...
Buna göre taraflar arasındaki sözleşmenin içeriği değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ilişkinin 6098 sayılı TBK'nun 620 vd. maddelerinde (818 sayılı BK.nun 520 vd. maddelerinde) düzenlenen adi ortaklık olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığı göz önüne alınarak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri somut olaya uygulanması suretiyle, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hukuki nitelendirmede hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. 2-) Bozma nedenlerine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir....
Bu beyandan da, davalı ile davacı şirket yetkilisi arasında davacı şirketin hisselerinin devri için geçerli olmayan bir sözleşme yapıldığı, devamında kimler arasında olduğu anlaşılmayan fiili olarak bir ortaklık ilişkisine girildiği ve bu ilişkinin bir adi ortaklık ilişkisi olarak nitelendirilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır.Buna göre Mahkemece, davacı şirket yetkilisinin, yeminli beyanında geçen açıklamalarının şirket adına yapılıp yapılmadığı, davalı ile adi ortaklık ilişkisinin şirket adına kurulup kurulmadığı ve şirketin hisselerinin devrinden doğan borcun şirket adına üstlenilip üstlenilmediği konusunda beyanı alınarak, davalı ile davacı şirket arasında kurulmuş bir adi ortaklık ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve davacı şirket yetkilisinin beyanı ile şirket tarafından, dava dışı ortağın hisse devrinden doğan iade borcunun üstlenilip üstlenilmediğinin değerlendirilmesi, bu halde davalının her iki sebepten doğan alacaklarının ayrı ayrı belirlenmesi, gerekli ise bu konuda bilirkişi incelemesi...


