WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Davalının dış ilişkide aktif olarak faaliyet gösterdiği, davacının ise gizli ortak olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince ortaklar tarafından binanın yapımına başlandığı, inşaatın belli bir aşamaya getirilmesinden sonra ise taraflar arasında masraflar yönünden uyuşmazlık çıktığı, davacının ... bu dava ile de ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep ettiği de anlaşılmaktadır. Ortaklığın kurulduğu ve hayata geçirildiği kabul edildiğine ve davacı tarafından da ... bu dava ile ortaklığın fesih ve tasfiyesi talep edildiğine göre mahkemece 2007/11804-15355 ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi, tasfiyenin de bizzat yaptırılması zorunludur....

Davalı; davacı ile aralarında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğunu ancak iddiaya konu paranın verilmediğini, savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 02/04/2015 tarihli ve 2014/13152 E. 2015/5453 K.sayılı kararla; "...dosya kapsamından; davacı ile davalının, 17/04/2012 tarihli "Adi Ortaklık" sözleşmesi ile sözleşmede belirtilen şartlarda ortaklık kurduklarının anlaşıldığı, davacı tarafından adi ortaklığa koyduğu sermaye payının tahsili talep edilmekle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiyesi hükümleri (TBK'nun 620 ve devamı maddeleri) gereğince ve 642.maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerektiği, mahkemece uyuşmazlığın bozma ilamında belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözüme kavuşturulması gerektiği..’’ gerekçesiyle bozulmuştur....

Davalı; davacı ile aralarında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğunu ancak iddiaya konu paranın verilmediğini, savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 02/04/2015 tarihli ve 2014/13152 E. 2015/5453 K.sayılı kararla; "...dosya kapsamından; davacı ile davalının, 17/04/2012 tarihli "Adi Ortaklık" sözleşmesi ile sözleşmede belirtilen şartlarda ortaklık kurduklarının anlaşıldığı, davacı tarafından adi ortaklığa koyduğu sermaye payının tahsili talep edilmekle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiyesi hükümleri (TBK'nun 620 ve devamı maddeleri) gereğince ve 642.maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerektiği, mahkemece uyuşmazlığın bozma ilamında belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözüme kavuşturulması gerektiği..’’ gerekçesiyle bozulmuştur....

Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanununda "Adi şirket" ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda "Adi ortaklık sözleşmesi" başlıkları altında yapılan tanımlarda adi ortaklık, "iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, davanın açılış tarihi (25.06.2009) itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte bulunduğundan dolayı uyuşmazlığın, bu kanunun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Adi ortaklık sözleşmesi geçerlik şekli olarak herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca adi ortaklık ilişkisinde, bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar....

"İçtihat Metni" Davacı ... ile davalılar ... vs. arasındaki davadan dolayı Didim Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 25.04.2005 gün ve 1997/107-2005/237 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmiş, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Davacı ... ile davalılardan ... arasında adi ortaklık ilişkisi bulunmaktadır. Daha önce ...’ın ... aleyhine açtığı adi ortaklık payına dayalı tapu iptâli tescil davasının mahkemece reddine karar verilmiş, Didim Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1996/322 E. 2003/18 K. sayılı dava dosyasının Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesi’nce 22.03.2004 günü onanması sırasında, adi ortaklığın feshi, tasfiyesi ve uğradığı zararın tazmini için ayrıca dava açılabileceği belirtilmiştir....

Maddeleri gereğince 24/12/2014 tarihinden geçerli olmak üzere kurulan ve 30/06/2015 tarihinde taraflarca feshedilen adi ortaklığın tasfiye işlemlerine ilişkin Yargıtay kararında belirtilen sıra ve yöntem izlenerek adi ortaklığın tasfiyesi sağlanmış, bu tasfiye sonucu bilanço, sermaye katkısı ve zarar mahsubu dikkate alınarak adi ortak olan davacının payına düşen 3.827,10 TL'nin fesih tarihi olan 30/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Taraflar arasında Sincan ...Noterliğinin 22/01/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesiyle 22/12/2014 tarihinden başlamak üzere kuruları ve 30/06/2015 tarihinde feshedilen ......

nin adi ortaklığı tasfiye sürecine sokmadığını, bu nedenle adi ortaklığın tasfiye payının belirlenemediğini, haciz edilen kar payının da belirlenip icra dosyasına ödenmediğini, adi ortaklık ilişkisinde bir ortak tarafından alacak talepli ikame edilen davanın ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsayacağını, böylece taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisinin TBK 639 gereğince sona erdiğini, bu nedenlerle davalılar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ortaklığın menkul mallarının muhafaza altına alınmasına yönelik teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tasfiye görevlisi tayin edilerek tasfiye ve kar payının tespitine, tasfiye ve kar payından davalı borçluya düşen tasfiye ve kar payının davacı alacaklıya veya takibin yapıldığı icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ...San....

a ait olup sermayenin 80.000.00 TL olduğu bu sermaye ile protokolde belirtilen malzemelerin alındığı ve kar zarar paylaşımının ortaklık payları oranında hesap edileceği hükme baglanarak sözleşme taraflarca imzalanmıştır.Davacı eldeki davada sermaye olarak ödediği parayı istediğine göre bu talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiye talebini içermektedir. Adi ortaklıkta idareci ortağın davalı olduğu anlaşılmaktadır.Adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de BK. 538. maddesi uyarınca yapılması gerekir. 2012/1954-5431 Anılan yasa hükmünde belirtildiği üzere; tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması, ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....

Davalı ... vekili, müvekkili ile davacının önce iki adet tekne yapımı için adi ortaklık kurduklarını, daha sonra bazı prosedürlerden kaçınmak için dava konusu şirketi kurduklarını öncelikle adi ortaklığın sona erdirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ticaret Kanunu'nda düzenlenen tüm ortaklıkların ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, limited şirketlerin tasfiyesinin ....'nın 549 vd. maddeleri uyarınca düzenlendiği, bu nedenle davalının fesih ve tasfiyesi istenilen limited şirketin bir adi ortaklık çerçevesinde kurulduğu ve tasfiyenin bu adi ortaklık tasfiyesi çerçevesinde yapılması gerektiği iddiasının yerinde görülmediği, iki ortak arasında geçimsizlik bulunduğu, davalı ...'in sermaye taahhüdünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davalı Must.Y. Gemi Yapım Onarım Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı ... temyiz etmiştir....

HUMK.nun 76. maddesi uyarınca davada maddi olguların açıklanması taraflara, ileri sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesi ve uygulanacak yasa maddelerinin tespit edilmesi ise hakime ait bir görevdir. Davadaki ileri sürülüşe göre, davacı tarafından varlığı iddia edilen sözleşmenin, Borçlar Kanununun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi olup, uyuşmazlığın da adi ortaklık hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Borçlar Kanununun adi ortaklığa ilişkin 520 ve onu izleyen maddeleri gereğince adi ortaklığın kurulabilmesi için yazılı şekil gerekli olmayıp, adi ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir.Taraflar arasında ekmek fırını işletilmesi hususunda Temmuz 2006 tarihinde sözlü anlaşma ile adi ortaklık kurulduğu,bilahare bu ortaklığın fiilen son bulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Ortaklık son bulduğuna göre tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir....

UYAP Entegrasyonu