Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından alınan 07/07/2021 tarih ve 608 numaralı karar ile yeni kurulan Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresi, Tekirdağ İlinin mülki sınırları olarak belirlenmiş, akabinde yine Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarih ve 568 numaralı kararı ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2021 tarihinden itibaren faaliyete geçirilmesine karar verilmiştir. 01/09/2021 tarihinden itibaren mahkememiz yargı çevresinde, ticari davalar yönünden görevli mahkeme Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliğine ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "..., adi ortaklığın tasfiyesi ve kar payının tahsili istenilmiş olup; taraflar arasındaki ilişki adi ortaklık sözleşmesine dayanmaktadır....
Şti.nin 2008/257 E. sayılı ve ortaklığın tasfiyesi ile ortaklıktan kaynaklanan kâr payı ve sermaye hissesinin tahsiline ilişkin davanın, ayrıca Adana Tıbbi Tahliller Ltd....
Hukuk Dairesinin 2012/4798 esas 2013/14429 karar sayılı 12/09/2013 tarihli ilamıyla; “Dosya kapsamına göre taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu sabit olup davacının kar payı ve katılım payına yönelik istemleri aynı zamanda adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır....
deki işinden çıkarılmasının ortaklığın feshedilmesi anlamı taşıdığını, bu nedenle adi ortaklığın tasfiyesi suretiyle kendisine düşen adi ortaklık payını talep ettiğini, ancak adi ortaklık sözleşmesi uyarınca kurulan anonim şirketin adi ortaklıkta birlikte sona ermeyeceği dikkate alınarak, adi ortaklık malvarlığındaki şirketler tasfiye edilmeden adi ortaklığın varsayımsal olarak tasfiyesi sonucunda payın hesaplanmasını ve şirketlerin hizmet şirketi olması nedeniyle indirgenmiş nakit akımları yönetiminin uygulanması suretiyle hesaplama yapılmasını, yukarıda açıklanan açıklanan nedenlerle; müvekkili ile davalılar arasında, ortaklaşa yürüttükleri faaliyetinin gelirlerinin paylaştırılmasını amacıyla kurulan adi ortaklığın davalı ... ... A.Ş....
Bölge Müdürlüğü'nden olan alacağı üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep ettikleri, mahkemece, iş ortaklığını oluşturan şirketlerin her ikisinin de limited şirket olduğu ve ortak yapılan işin adi şirket ortaklığı oluşturmayacağı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 622-623. maddeleri gereğince adi ortaklıkta her ortak şirketin kârına iştirak hakkına sahip olduğundan, ortağın kişisel alacaklıları, borçlu ortağın şirketteki kar payını haczettirebilirler. Ayrıca, aynı Kanunun 638. maddesine göre, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır....
Sözleşmede, ölüm halinde ortaklığın devam edeceğine ilişkin hüküm bulunmadığı gibi, miraşçılarıyla da devam etmediği, davalının tek başına idare ettiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili yargılamada 04/10/2011 tarihli celsede “ ... adi ortaklık tasfiyesi ile ilgili alacaklarının mevcut olduğu” beyanıyla açıkça tasfiye istendiğini ifade etmiştir. Bu durum karşısında, ortağın ölümü ile adi ortaklık sona ermiş olup, davacı tarafça ortaklığın tasfiyesi ve bu durum sonucunda doğan alacaklarının istenebileceği, davacının tasfiye talebinde bulunduğu, davanın adi ortaklığın tasfiyesine, kar payı talebine ilişkin olduğunun kabulu gerekir. Mahkemece, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı ve 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekmektedir....
Mahkemece,taraflar arasında...Restaurant adlı işyerinin 25.12.1995 tarihinden itibaren işletilmesi hususunda % 50’şer hisseler oranında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunu,davacı tarafça açıkca adi ortaklığın feshi ve tasfiyesinin istenmediğinden işyerinde daha önceden çalışan işçilere yapılan bir kısım tazminat ödemelerinin doğrudan diğer adi ortaktan istenmesinin mümkün olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş ,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ile davalı arasında adi ortaklık sözleşmesi olduğu ihtilafsızdır.Davacı eldeki davada ortaklığa konu işyerinde önceden çalışan işçilere yaptığı ödemelerden davalının hisesi oranında sorumlu olduğu iddiası ile eldeki davayı açmıştır..Davacının bu talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiye talebini de içermektedir.Hal böyle olunca adi ortaklık sözleşmesi gereği taraflar arasındaki ilişkinin B.K nun 520 vd maddeleri gereğince tasfiyesi gerekir....
Ayrıca, aynı Kanunun 638. maddesine göre, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla, bir ortağın şahsi alacaklıları haklarını ancak, o şerikin tasfiye payı üzerinde kullanabilirler. Ne var ki şirket sözleşmesinde bu kuralın aksi de kararlaştırılabilir. Açıklanan bu hükümlere aykırı olarak adi ortaklığın para ve malları üzerine haciz konulması halinde bu husus, ortaklardan her biri tarafından şikayet konusu yapılabilir. Somut olayda, ...’nun icra dairesine 06.08.2014 tarihinde gelerek, SGK İstanbul İl Müdürlüğü ile bazı ilçe müdürlüklerinde ... ile adi ortaklıktan kaynaklı alacağı olduğunu, adi ortaklıktaki hisse oranı kadar hacze muvafakat verdiği, alacaklı vekilinin istemi üzerine adı geçen kurumlara haciz ihbarnamelerinin gönderildiği görülmüştür....
Mahkemece; adi ortaklıkta ortaklardan birinin kişisel borcu nedeniyle alacaklısının ancak tasfiye payı üzerine haciz uygulanmasını isteyebileceği, bundan sonra da icra mahkemesinden yetki belgesi alarak adi ortaklığın tasfiyesi yoluna gidebilecekleri, bu hususun B.K.nun 534.maddesinde açıkça ifade edildiği, somut olayda anılan kuralın dışına çıkılmadığı ve tasfiye payı üzerine haciz uygulandığı gerekçesiyle, şikayetin (davanın) reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişiler vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişilerden alınmasına 11.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" Davacı ... ile davalılar ... vs. arasındaki davadan dolayı Didim Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 25.04.2005 gün ve 1997/107-2005/237 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmiş, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Davacı ... ile davalılardan ... arasında adi ortaklık ilişkisi bulunmaktadır. Daha önce ...’ın ... aleyhine açtığı adi ortaklık payına dayalı tapu iptâli tescil davasının mahkemece reddine karar verilmiş, Didim Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1996/322 E. 2003/18 K. sayılı dava dosyasının Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesi’nce 22.03.2004 günü onanması sırasında, adi ortaklığın feshi, tasfiyesi ve uğradığı zararın tazmini için ayrıca dava açılabileceği belirtilmiştir....


