Somut olayda murisin ölümünden sonra adi ortaklığın taraflar arasında devam ettiği kanıtlanamadığından, davacıların murisi ... ...nin ölüm tarihi olan 27.9.2002 tarihi itibariyle adi ortaklık sona ermiştir. Davacılar, davadan önce yaptırmış oldukları tespitte, alabalık havuzlarının değerinin ve yıllık gelirinin tespit edildiğini belirterek, tesislerin 1994 yılından itibaren murislerine düşen ½ kullanım bedeli ile kar payının ödetilmesini talep ettiklerine göre, davacıların bu talebinin ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığının kabulü gerekir. O halde mahkemece ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi, tasfiyenin de, ortaklığın sona erdiği, davacıların murisinin ölüm tarihi olan 27.9.2002 tarihi itibariyle ve mahkemece bizzat yaptırılması gereklidir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir....
Tüm dosya kapsamı ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; dava konusunun dava konusunun adi ortaklığın tespitine, Adi ortaklığın haklı nedenle feshine, Mezkur adi ortaklığın tasfiyesine müvekkiline ödemesi yapılmayan kar paylarına uygulanacak faiz ile işbu bedellerin müvekkiline ödenmesi talebini içerdiği, davanın tespit istemli olarak ikame edildiği belirtilmiş ise de aynı zamanda fesih ve ortaklığın tasfiyesi de talep edildiğinden ve bu nedenle de arabuluculuğa başvurulmadığı ve Türk Ticaret Kanunu'na 06/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan para alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A mad gereğince dava açılmadan önce "Arabulucuya" başvurulması gerektiği ancak mahkememize Arabulucuya Başvurma dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir....
Davacı, davalı şirket ve ...arasında, dava dışı üçüncü şahsa ait arsa üzerinde inşaat yapımına ilişkin bir adi ortaklık kurulduğu,bu nedenle aralarında sözleşme düzenlendiği; sözleşmede, tüm harcamalara, gider ve gelirlere, kâra ortakların hisseleri oranında taraflar arasında paylaşılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu inşaatın tamamlanmış olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda, ortaklığın amacına ulaştığının kabulü ile fesih ve tasfiyesi cihetine gidilmelidir. Bir ortak tarafından adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istenmesi, ortaklığın faaliyetlerinden dolayı uğranılan zararın veya kar payının talep edilmesi; aynı zamanda ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip, çözüme kavuşturulmalıdır....
Davalılar vekilince davanın kesin olduğu istinaf yolunun açık olmadığı hususun da tavzih talep edilmiş ise de Dava Adi Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi ile kazanç ve kar kaybına ilişkin olduğundan istinaf yolu açık hüküm verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TİCARET) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen adi ortaklığın feshi, tasfiyesi ve tasfiye alacağı talebi davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasındaki 15.05.2003 tarihli protokol ile %50'şer hisseli araç tamirine ilişkin özel servis çalıştırmaya yönelik adi ortaklık konusunda anlaştıklarını, davalının hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmediği için adi ortaklığı 15.10.2011 tarihinde sona erdirdiklerini adi ortaklığın tasfiyesi nedeniyle 300,00 TL ortaklık ve kar payının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
(Merkez) Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı işinin yapımı ile sınırlı olduğu, ... Bankası’nın, Adi ortaklık ile imzalanan sözleşmeyi feshettiği, bu nedenle adi ortaklığın kuruluş amacının ortadan kalkmış olduğu, davacı tarafın pilot ortağa, adi ortaklığın tasfiyesi için ihtarname gönderdiği, lakin bir sonuç alamadığı, Türk Borçlar Kanununun 639 ve 644. maddeleri göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafın tasfiye işleminin Mahkeme tarafından çözüme kavuşturulmasını talep etme hakkına sahip olduğu, Adi ortaklığın tasfiyesinin Mahkeme eliyle çözüme bağlanmasında bir sakınca bulunmadığı görüşü bildirilmiştir. Dava, "adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi" davasıdır....
Mahkemece; taraflar arasında resmi kayıtlarda geçen bir ortaklık bulunmadığı, kardeş olmaları nedeniyle özgüvene dayalı uzun yıllar alışveriş yaptıkları, ortaklığın ve alacağın varlığı ile ilgili herhangi bir belge sunamayan davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kardeş olan taraflar arasında karnet ve elyaf açma işi için kurulduğu ileri sürülen adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, tarafların sözü edilen karnet ve elyaf açma işine ortak oldukları ve ortaklığın Ekim 2007 tarihine kadar devam ettiği kabul edilmiştir....
Davanın bu niteliğine göre uyuşmazlık, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talebine yöneliktir. Davacı ile davalı arasında adi ortaklık kurulduğu ve bunun tasfiye edilmediği tarafların kabulündedir. Davacının bu davadaki talepleri dikkate alındığında davanın adi ortaklığın fesih ve tasfiye talebini içerdiği kabul edilmelidir. Buna göre, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin B.K nun 520 vd. (TBK'nun 620 vd.) maddeleri gereğince tasfiyesi ile çözümlenmesi gerekir. BK'nun 538. (TBK'nun 642.) maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde ise, tasfiyenin bu sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin BK'nun 539....
Mahkemece, seranın dava tarihi itibariyle davacı tarafından işletildiğini, sözleşme ilişkisinin bu nedenle devam ettiği kabul edilerek, sera bedeli talebinin reddine, 9.362.03 YTL kar payının faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; taraflarca temyiz edilen hüküm, Dairemizce; bu dava ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de talep edildiği, o halde ortaklığın tasfiyesinin bizzat mahkemece yaptırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, davanın kabulü ile adi ortaklığın tasfiyesine, 43.392.50 TL.nin davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalıların aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Bozma ilamı sonrası mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda; Dava tarihi itibariyle dava...
K. sayılı emsal içtihadı gereğince, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi niteliğinde olduğu (adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi talebini de kapsadığı) kabul edilen bu alacak davalarının nispi harç ve vekalet ücretine tabi olduğu sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacı ... ... Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin asıl (... E. sayılı) davasının KABULÜ ile; a) Her iki taraf arasındaki 09/04/2012 tarihli ADİ ORTAKLIK SÖZLEŞMESİNİN FESİH VE TASFİYESİNE, b) Davacı ... Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından adi ortaklığa başlangıç sermayesi olarak (teminat mektubu bedeli ödenmek suretiyle) konulan 35.300 TL. adi ortaklık katılım payı alacağının, asıl davanın dava tarihi olan 13/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Malzemeleri Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı ... ......


