Yargıtay ilamına istinaden adi ortaklığın tasfiyesi prosedürünün uygulanmasına ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu" rapor edilmiştir. 08/03/2019 tarihinde hesap bilirkişi Çiğdem Karayel'den aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "Adi ortaklık tasfiyesi hükümleri çerçevesinde davacının alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin hesaplamanın, adi ortaklığın tasfiyesinin hangi tarihte yapıldığının belirlenebilir ve sonuçta adi ortaklığın tasfiyesi neticesinde mümkün olabileceği değerlendirmesi ile bu aşama da davacının alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin hesaplama yapılamayacağı" rapor edilmiştir. 11/05/2020 tarihinde hesap bilirkişi Çiğdem Karayel'den aldırılan bilirkişi EK raporunda özetle; "Adi Ortaklık Sözleşmesi bulunmadığı, tarafların hisse oranlarının belirlenemediği ve davacının çalışmasına son verilmesinin ortaklık tasfiye prosedürü uyarınca yapılmadığı, bu sebeple kök rapor sonucundan farklı bir sonuca varılamadığı; ancak Sayın Mahkeme tarafından davacının talebinin adi ortaklık...
mümkün olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Uyuşmazlık; adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı, mahkemeye sunduğu 17.07.2012 tarihli dava dilekçesinde açıkça; davalının, müşterek çocukları olduktan sonra kendisini birlikte çalıştırdıkları kuaför dükkanına almadığını ve burada kendisinin çalışmasına müsaade etmediğini,yine bu kuaför dükkanından elde ettiği kazançtan da kendi hissesine düşen kar payını ödemediğini ileri sürerek; şimdilik, 10.000 TL’nin davalıdan yasal faizi ile tahsilini istemiş;davalı ise savunmasında, davacı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi olduğunu beyan ederek, ortaklığın fesih ve tasfiyesi gerektiğini açıkça kabul etmiştir....
Tasfiye için öncelikle idareci ortak olan davalı Mahmut'tan ortaklığın faaliyete geçtiği tarihten, davanın açıldığı tarihe kadarki süreye ilişkin ortaklıkla ilgili hesap istenmeli, davacıdan dava dilekçesinde belirttiği kâr payı aldığı aylarla ilgili olarak kaç lira kâr payı aldığı konusunda beyanı alınmalı, verilen hesap ve davacının aldığını bildirdiği kâr payı miktarındaki beyanları hakkında tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları konular belirlenip, anlaşamadıkları konularla ilgili taraf delilleri sorulup toplanarak değerlendirilmeli, ortaklığın mal varlığı, demirbaşları belirlenmeli, emsal kuaför dükkanlarının gelir ve giderleri nazara alınarak ortaklığın gelir ve gider durumu uzman bilirkişiler aracılığı ile araştırılıp, kâr zarar hesabı çıkarılıp, davacının aldığı kâr payları da hesaplamada nazara alınarak, davacı payına düşen kâr zarar miktarı belirlenerek ortaklığın tasfiyesi yapılmalıdır....
Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder.Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir." hükmünü ihtiva etmektedir.Bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde dosya kapsamından;taraflar arasında 15.06.2015 tarihinde yapılan yazılı anlaşma ile adi ortaklığın kurulduğu tartışmasızdır.Mahkemece yapılacak iş;davacı ve davalı arasında adi ortaklık bulunduğu taraflarında kabulünde olduğuna göre, davacının bu davada ileri sürdüğü taleplerinin ortaklığın tasfiyesi aşamasında değerlendirilmesi gerekir....
Davacı eldeki bu davasında her ne kadar kira bedeli ve kar payı isteminde bulunmuşsa da bu istemi fesih ve tasfiyeye yönelik bir istemdir.Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği BK'nun 535 maddesinde; tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da aynı yasanın 538 ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. B.K. Nun 535/7. madde si gereğince mahkemece adi ortaklığın feshine karar verildiğinde ortaklığın mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği karar yerinde gösterilmelidir. Tasfiyenin B.K.nun 538.ve devamı maddeleri gereğince yapılması için mahkemece öncelikle tarafların tasfiye hususunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir....
-Bolu arasındaki kesiminin yapımı işini üstlenmesi ve anılan yerde davalıların ortaklık faaliyetlerine halen devam etmeleri nedeniyle davalılardan ... A.Ş.den olan alacaklarından dolayı bu şirketin adi ortaklıktaki kar ve tasfiye payına haciz konulduğunu ileri sürerek BK. 535/3 maddesi hükmünce davalılar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ... A.Ş. ye düşecek tasfiye payının icra takip dosyalarına ödenmesine karar verilmesini istemişlerdir. Davalılardan ......
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Adi ortaklığın tasfiyesi ve kar payı istemine ilişkin olarak açılan davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk ile Eskişehir 2....
arasındaki ortaklık konusu inşaat 1997 yılında bitirilmiş olup, dolayısıyla BK.nun 535/1 maddesinde öngörülen amaca ulaşıldığı için davacının talebi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır.Davalı adına olan adi ortaklık sözleşmesine konu bağımsız bölümlerden birinin 19.9.1997, diğerinin 29.4.1998 tarihinde davalı tarafından üçüncü kişilere satıldığı ve ancak dükkanın halen davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır....
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu uyarınca ispat edilemeyen kar payı isteminin reddine, ortaklık sermaye payına yönelik talebin ise kısmen kabulü ile 17.570 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline dair verilen 17/02/2015 tarihli hüküm; tarafların temyizi üzerine, Dairece verilen 07/06/2017 tarihli ve 2016/745 Esas 2017/9233 Karar sayılı ilamla; davacı ile davalı ve dava dışı ... arasında bir adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davanın davaya konu adi ortaklığın diğer ortağı ...'e de yöneltilmesi gerektiği, mahkemece dava dışı ortak ...’in de davaya taraf olarak katılımının sağlanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur....
Tüm dosya kapsamına göre; Adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi için öncelikle taraflar arasında bir adi ortaklığın bulunması gerekmekte olup ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/... Esas sayılı ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... Esas sayılı dosyalarıyla sabit olduğu üzere taraflar arasında adi ortalığın bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir....


